Gönderen Konu: AGRESİF ÇOCUK  (Okunma sayısı 1787 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Herbiseyim

  • Kraliçe Admin :)
  • Moderatör
  • Profesyonel Üye
  • *
  • İleti: 4.171
  • ÜYENİN İTİBARI 296
  • Cinsiyet: Bayan
  • ne safagı yaw safakmı kalmıs :) yuppii
AGRESİF ÇOCUK
« : 24 Aralık 2008, 10:19:52 »
Agresif Çocuk

Hemen hemen her çocuk yuvasında, özellikle saldırgan davranışlar gösteren bir veya birkaç çocuk bulunur. Eğitmenler genellikl e ne yapacakla rını bilemezle r: Bir yandan diğer çocukları korumak, diğer yandan da agresif çocuğa yardım etmek isterler. Ama nasıl?

Parkta, yuvalarda ki çocuk gruplarında veya okulda, daha doğrusu çocukların toplu olduğu yerlerde genellikl e en azından bir çocuk vardır ki, genellikl e erkek çocuğudur, diğerlerini rahatsız eder; her fırsatta onları itmek, ısırmak veya onlara vurmak ister ve yapar da. Diğer çocukların anneleri, veliler sinirleni r; genellikl e de agresif çocuğun ailesinin eğitiminin yanlış olduğunu düşünür, şikayet eder ve mümkünse bu çocuğun gruptan, sınıftan atılmasını veya uzaklaştırılmasını isterler. Öğretmenle, eğitmenle, müdürle tartışmalar başlar, çocuk cezalandırılır, kimse yanına yaklaşmaz. O artık damgalanmıştır.

İşte, tam da bu noktada dikkat etmek gerekir: Unutulmam alı ki, yarın bu tutum içinde olan velilerin çocukları da aynı şeyleri yapabilir . Çünkü bütün küçük çocuklar onlara ilk anda hoş gelen, heyecanla ndıran, gücünü ortaya koyan şeyleri yapıp denemek isterler. Vurmak, ısırmak, saçından çekmek caziptir, heyecan vericidir; güçlü olduğunu, kuvvetini, elinin çabukluğunu göstereceği yollardır bunlar. Şüphesiz bir- iki yaşındaki bir çocuk altı yaşındaki bir komşu kızının saçını çekiyorsa konu olmaz. O henüz bu yaşlarda başka çocukların hislerini anlayamaz, kendini onun yerine koyamaz. Bu nedenle de yetişkinler dikkat etmeli ve onu engelleme lidir, engelleye bilmek için mümkün olduğunca göz önünde olmalıdır.

Çocuk zamanla, yaşı ilerledikçe bu davranışının yetişkinlerce onaylanma dığını, annesinin üzüldüğünü fark edecek; diğerlerine acı verdiğini, kendini kabul ettirmek için başka yolların olduğunu öğrenecektir. Ancak çocuk, yaşı ilerlemiş olsa da davranışlarını değiştirmeyebilir. Çünkü o sürekli bu yolla başarılı olmakta olduğunu görmüş, istedikle rini bu yolla elde etmiş, vurarak, iterek istediği oyuncağı arkadaşının elinden almış, hatta artık diğer çocuklar o vurmadan, tekmeleme den onun istedikle rini yapar olmuşlardır. Ya da çocuk kendi istekleri ni ifade etmek için başka bir yol göremez, bilmez. Genellikl e kendini sözlü olarak iyi ifade edemeyen, ifade ve konuşma zorluğu olan ve de konuşabilmek için tez canlı, sabırsız olan çocuk için ısırmak, tükürmek tavır almaya veya derdini anlatmaya göre en kolay ve hızlı yoldur.

Bazı küçük haydutlar(!) daha fazla dikkat çekmek için bu rolde ısrarlı olurlar. Onlar bilirler ki, eğer oyun oynarken yanındakini bağırtırsa, canını acıtırsa, elindeki arabayı hızla alırsa öğretmenı gelecek, ne olduğunu soracak, onun yine ne yaptığını öğrenmek isteyecek, yani bir kez daha o konu olacak, dikkat çekecektir. İstediği zaten budur. Oysa arkadaşı ile sakin oynasa kimsenin dikkatini çekmeyecek, kimse yanına gelmeyece k, ne yapıyorsun diye sormayaca ktır.

Bir diğer konu ise şudur: Genelde özgüveni olmayan veya özgüveni hırpalanmış olan çocuk, en azından fiziksel olarak güçlü olduğunu göstermek ve bunu sürekli olarak yeniden ispat etmek ister. Böyle çocukların genellikl e sosyal deneyimi azdır. Onlar diğer çocukların mimikleri ne, bakışlarına, tavırlarına pek anlam veremezle r, anlayamaz lar ve her zaman, en sıradan, doğal bir durumda bile kendileri ne karşı bir tavır olduğunu düşünürler, tetikte kendileri ni sürekli savunmada tutarlar.

Tüm bunlar ve benzeri nedenlerl e yetişkinler çocukları saldırgan tutumlarından uzaklaştırmak istiyorla rsa, önce yukarda anlatıldığı gibi bu davranışı ortaya çıkaran sebebi bulmalıdırlar. Ondan sonra, çocuğa zaman tanınmalıdır. Değişim için ilk önce zaman gereklidi r. Genellikl e okul çağına kadar çocuklar için tartışmak kavga etmek, birbirine vurmak, hızla girişmek demektir. Yavaş yavaş bu tutumlarını terk ederler. Ancak bu bizlerin sürekli davranışlarını doğru bulmadığımız, devamlı ayıpladığımızı söylememizle olmaz. Çoğu kez bu tutum ters teper.

Diğer yandan birçok ailede erkek çocukların süratle vurması veya tekme atması genellikl e normal görülür. Hatta “görüyor musun yaramazı, kaşla göz arasında ne yaptı” derken biraz da memnuniye t, hayranlık dile getirilir . Çoğu kez “erkek çocuğu dediğin biraz haylaz, yaramaz olmalı” denilerek çocuğa rolü verilir ve bu rol onaylanır da. Kız çocuğu yapmaz, yapmamalı, kıza yakışmaz, ayıp derken”, ama o erkek, doğasında var, ne yapsan engelleye mezsin” denilmez mi? Çoğu durumda, yaşamın bir çok alanında zaten erkek çocuğu eğer erkek gibi erkek olmak istiyorsa vurucu olması gerektiğini ve erkek rolünün de bu davranış biçimi olduğunu görmektedir. Kız çocuğu da genellikl e kurbandır, kurban rolünde kalır. Ve yine bir çok kız çocuğu kendileri lehine durumu değiştirmek için saldırıyı yavaşça , sinsice(!) yaparlar; cimdirere k, sessizce saç çekerek.

Eğer bir çocuk diğerini döverse, ona vurursa biz yetişkinler dikkatimi zi önce kurbana vermeliyi z. İlk anda saldırgan çocuğu bir kenara almalı, onunla ilgilenme meliyiz. Çünkü yukarıda belirttiğim gibi o dikkati çeksin diye sıkmıştır arkadaşının kolunu. Biz onun elinden metodunu, onun silahını almalıyız. Bunu nasıl yapabilir iz? Ona başka metodları göstererek. Düşünmeliyiz: bu çocuk özellikle neleri iyi yapıyor, neyle, hangi özellik ve beceri ile diğer çocukların dikkatini çekebilir? Hangi durumda diğer çocuklar kendi içlerine onu kabul ederler? Kendisini ifade edebilmes i, istekleri ni dillendir mesi için farklı durumlard a neler yapıyor? Şüphesiz onun da saldırmadığı, farklı davrandığı durumlar oluyordur . Bu durumları gözleyelim ve ödüllendirelim.

Çocuk grubu içinde, vuranın, saldıranın rolü, izleyenle r ve vurulanla r, itilenler olmazsa anlaşılmaz. Daima özellikle kuvvetli olan, biraz daha yaşça büyük olan bu rolü alacaktır. Eğer bir çocuk birkaç kez agresif davranırsa, ki olabilir, diğerleri deneyimle ri ile bu çocuğu da kabulleni rler. Eğer çocuk elleriyle sorunu çözmeye kalkmış ise, diğer hepsi için kimin suçlu olduğu, kimin ilk önce başladığı bellidir. O fişlenmiştir, yaptığı diğer olumlu, iyi şeyler hiç görülmez. “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” misali, kimse ona inanmaz ve güvenmez. Diğerleri onunla oynamak, beraber olmak istemez ve kendini farklı yönleriyle gösterme şansı azalır. O da giderek günah keçisi rolünü benimser ve “her zaman saldıran” çocuk tipini kendi de kabulleni r ve bu rolü oynar. Hele ki ona kötü davranıldığını hisseder ve görür ise, hiç değiştirmeden ve dozunu artırarak devam eder. Vurur, ısırır, tekmeler. Ve diğerleri haklı olduklarını bir kez daha görür onu dışlamaya devam eder, bu böylece sürer gider.

Diğer bir konu ise, çocuğun agresifliğinin grup içinde çözülmesi, yani konuyu grup ortamında çok yönlü ele alma gerekliliğidir. Ayrıca sorunu grup içinde çözmek aile içinde çözmeye göre daha kolaydır. Çocuk, evde belki de çok farklı davranıyordur. Evde azarlamak, bağırmak ve ceza vermek genellikl e duruma yardımcı olmaz, sorunu ağırlaştırır.

Sonuç olarak, grup içinde saldırgan davranışlar gösteren çocuklar dışlanmamalı, olay sosyal bir görev olarak benimsenm eli, eğitimciler ele almalıdır. Sonuçtan herkes, çocuk da, arkadaşları da, eğitmen ve veli de bir şeyler öğrenecektir.

Sosyal Pedagog Macide Serpemen


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi