Gönderen Konu: ANNE BABA OLMAK  (Okunma sayısı 1825 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Herbiseyim

  • Kraliçe Admin :)
  • Moderatör
  • Profesyonel Üye
  • *
  • İleti: 4.171
  • ÜYENİN İTİBARI 296
  • Cinsiyet: Bayan
  • ne safagı yaw safakmı kalmıs :) yuppii
ANNE BABA OLMAK
« : 24 Aralık 2008, 10:21:37 »
ANNE BABA OLMAK

Anne baba olmak toplumsal hayat içinde önemli bir geçiş sürecidir. Bireyler çocuk sahibi olduklarında çekirdek aile olarak kabul edilirler .

Bu geçiş bir çok toplumda çok önemsenir. Çocuk sahibi olmaya karar verme sürecinde hem toplumsal kurallar hem de anne-baba adaylarının hazır hissetmel eri belirleyi cidir. Bir çok toplum anne-baba olmayı teşvik ederken bir yandan da anne-baba adaylarının çocuk eğitimi ve gelişimi konusunda ki bilgilenm eleri gelenekse l yöntemlerin kullanılması yoluyla gerçekleşir.
Özellikle bizim toplumumu zda aile büyükleri çocuğun nasıl büyütülmesi ve nasıl eğitilmesi gerektiği konusunda söz sahibidir ler. Anne-baba adayları da bu konuda bilgi ve deneyime sahip olmadıkları için kendileri nden daha deneyimli kişilerin yöntemlerini uygulamayı tercih ederler.

Yapılan araştırmalar birçok anne-babanın yeterince hazır hissetmed ikleri ve bilgi sahibi olmadıkları halde sırf “olması gerektiği” için çocuk sahibi olduklarını göstermektedir. Bu da sonrasında hem çocukla ilişkide hem de onun eğitimi ve gelişimiyle ilgili problemle rin çözümünde anne-babaların sorunlar yaşamalarına neden olmaktadır.

Aslında anne-baba olmak çok ciddi hazırlık gerektire n bir durumdur. Anne-baba rolü çok fazla sorumlulu k isteyen, geri dönüşü olmayan, bir çok bilgi ve beceri edinmeyi ve sosyal anlamda bir çok fedakarlıklar yapmayı gerektire n bir roldür.

ANNE-BABA OLMAYA HAZIR OLMAK

Bu yeni role hazırlıklı hale gelebilme k için hem psikoloji k olarak hazır olmak hem de bir çocuğun ihtiyaç duyduğu bakım, eğitim ve psikoloji k destek hakkında bilgi sahibi olmak gereklidi r. Ayrıca çocuğun gelişim özelliklerini bilmek de önemlidir.

PSİKOLOJİK HAZIRLIK

Anne-baba adayının öncelikle evlilikle rinin sağlıklı bir şekilde yürüyor olduğundan emin olmaları önemlidir. Çünkü sanıldığının aksine kötü giden evlilikle r çocuk sahibi olunduğunda daha iyi olmazlar ve bebek evliliğin can simidi değildir. Aksine her zaman çocuk, evlilik ilişkisi içine yeni bir yük getirir. Bu yükü kolaylıkla taşıyabilmenın en önemli koşulu ise eşlerin iyi, sağlıklı, keyifli, doyurucu bir ilişki yaşıyor olmalarıdır. Çocukla birlikte tüm yaşam düzeninin değişeceği, sosyal yaşama ve iş yaşamına dair önemli değişikliklerin yaşanacağı düşünülürse bu konuda da hazır olmanın önemi görülebilir. Bir çok anne-baba (özellikle de çalışan anne-babalar) çocuklarını çok sevmeleri ne rağmen onun gelişiyle birlikte zamanlarının ve enerjiler inin önemli bir bölümünü onun için ve onunla geçirmeleri nedeniyle mesleki anlamda istedikle ri yere ulaşmakta zorluklar yaşadıklarını ve zaman zaman çocuk sahibi olmanın bir engel teşkil ettiğini belirtmek tedirler.

Bebek özellikle ilk birkaç yılda oldukça emek ister; zamanınızın ve enerjiniz in önemli bir bölümünü alır. Bu hem kendinize hem de birbirini ze ayıracağınız zamanın azalması anlamına gelecekti r. Aile bütçesi de bir çocukla birlikte oldukça değişikliğe uğrayacaktır. Toplumumu zda “çocuk kısmetiyle gelir” gibi bir inanış olmasına rağmen birçok aile bunun böyle olmadığını belirtmek tedir. Ekonomik olarak yeterince hazır olmadan sahip olunan bir bebeğin, sonrasında psikoloji k sıkıntıların da yaşanmasına neden olabildiğibilinmektedir. Tüm bu değişiklikleri öngörmek ve bu yeni duruma ne kadar uyum sağlayabileceğiniz konusunda bir karar vermek belki de çocuk sahibi olmadan önce düşünülmesi gereken en önemli husustur.

BİLGİ SAHİBİ OLMAK

Bebeğin zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimi hakkında bilgi sahibi olmak genellikl e zamana bırakılmaktadır. Çocuklar büyüdükçe o döneme ait gelişimleri takip edilmekte, sorun çıktığında o soruna dair çözümler aranmakta ve yine genellikl e gelenekse l yöntemler tercih edilmekte dir. Oysa çocuk gelişimi ve eğitimi başlı başına bir bilimdir. Hatta birkaç bilim dalı bu konuyla ilgilenme ktedir. İnsanın kişiliği, zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişimi özellikle yaşamın ilk 6 yılında çok hızlı oluşur. Bu yıllar insan hayatı yönünden çok önemlidir. Bu dönemde bebeği gelişim özellikleriyle tanımak ve gelişmesi için gerekli ortamı hazırlamak, ona destek vermek önemlidir. Bunu göz önünde bulundurd uğumuzda anne-babanın özellikle 0-6 yaşa ait gelişim özellikleri hakkında bilgi sahibi olmasının önemi görülmektedir.

0-3 yaş döneminin gelişim özellikleri ve uygun anne-baba tavrı

Yeni doğan bebeğin gelişimi ilk bir yılda çok hızlı olmaktadır. Bu dönemin en önemli karakteri stiği bebeğin yetişkinin yardımı olmadan yaşamını sürdürememesidir. Fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması için doğuştan getirdiği bazı refleksle re sahiptirl er. Ancak refleksle r tek başlarına –yani bir yetişkinin desteği olmaksızın- yaşamı sürdürmeyi sağlayamazlar. Bu dönemde bebeğin, beslenmes i, temizliği, uykusu kadar önemli olan bir husus da bebeğin şefkatle sevilmesi dir.

Yapılan bir çok araştırma bebeklik döneminde sevgiden yoksun bırakılan bebekleri n çok iyi bakılsalar bile duygusal bazı problemle r yaşama olasılıklarının arttığını göstermektedir. Hatta bazı durumlard a yine iyi bakılan çocukların sırf sevgiden yoksun bırakıldıkları için fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin bile yeterli olmadığı gözlenmiştir. İlk yılda bebeğin uyku, beslenme ve temizlik ihtiyacının düzenli ve yeterli karşılanması da önemlidir. Bebeğin ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli karşılanması bebeğin dış dünyaya ve anneye olan güvenini temelini oluşturur. Bu yolla hem dış dünya ile ilişki kurmayı ve güven duymayı öğrenir hem de kendisine bakan, seven ve ihtiyaçlarını karşılayan bireye bağlılık geliştirir.

İlk 3 yılda çocuğun bağlanabileceği bir yetişkinin olması önemlidir. Bu bağlılık çocuğun birey olmaya geçiş sürecinde etkilidir ve dış dünya ile ilişki kurmasında istek ve ihtiyaçlarını belirtmes inde ve ve karşılamasında bir araç olarak kullanılır. Ve daha sonra da kendi ihtiyaçlarını karışlamayı öğrendikçe, beceriler i geliştikçe birey olma özelliği geliştirmeye başlar. Bu dönemde de yetişkine olan bağlılığından kurtulara k kendine güvenmeyi öğrenir ve sorun çözebilme yetisini geliştirir. Bebekleri n hareket beceriler i geliştikçe, merakları ve çevreye olan ilgileri arttıkça çevreyle olan iletişimleri de artar. Özellikle bebeğin yürümeye başladığı 1 yaş civarında onu fiziksel zararlard an korumak suretiyle hareket etmesine, çevreyi keşfetmesine fırsat vermek bu dönemdeki sosyal, zihinsel ve duygusal gelişiminin desteklen mesi açısından önem taşır. Bu dönemde çocuğu koruma düşüncesiyle çok müdahale etmek, durdurmak, dokunmasına, beceriler ini denemesin e fırsat vermemek ve engelleyi ci olmak hem çocuğun kendine güvenmesine olumsuz etki eder hem de beceriler i gelişemez ve bu nedenle de bağımlı hissetme olasılığı artar. Aynı şekilde 2 yaş civarında çocukların hareketli liklerind e ciddi bir artış gözlenir. Motor koordinas yonları artmıştır, bir çok şeyi kendi kendileri ne denemek isterler. Bu dönemdeki kontrollü destek çocuğun deneyerek öğrenme deneyimle rini arttıracağı için hem zihinsel gelişim açısından hem de yine özgüven açısından büyük önem taşır. Yine bu dönemde çocuk ev eşyalarını ve çevresindeki objeleri tanıma ihtiyacındadır. Oyun oynama konusunda henüz desteğe ihtiyacı vardır. Hareketli oyuncakla rı tercih ederler. Sosyal olarak yeterince olgunlaşmadıkları için yaşıtlarıyla oyun sürdüremezler. Bu nedenle anne-babayla veya kendileri nden büyük kendisini idare edebilece k daha büyük çocuklarla oynayabil irler. Bu dönemde anne-babanın çocukla oynaması sadece çocuğun oyun ihtiyacını karışlamak anlamına gelmez. Aynı zamanda anne-babanın çocukla kurması gereken iletişimi geliştirmek, çocuğu tanımak, duygusal gelişimini takip etmek açısından da önemlidir. Ayrıca çocuğu oyun sırasında gözlemlemek ve onun oyun arkadaşı olmak çocuğu tanımak için en kolay ve en etkili yoldur.

Bu dönemde çocuğun huzurlu ve mutlu olduğunun en önemli göstergesi kendisine yanaşan ve oyun oynamak isteyen yetişkinlerle iletişime girmesi ve onlarla tedirgin olmadan oynayabil mesidir. İki yaşındaki çocuklar istekleri karşılanmadığında tepki gösterebilirler ama bu dönemin özelliği itibarı ile anne çocuğun dikkatini başka şeye çekebilir. Bu da çocuğun tutturmal arını engelleye bilir. Genellikl e bu yaşlarda çocukların bir şey istedikle rini belirtmek için ağlamalarına veya olumsuz tavırlarına ceza verildiğinde veya ağladıkları zaman istekleri ne cevap verildiğinde bu ileriki yıllarda da sürecek inatçılık ve tutturmacılık özelliklerini geliştirmelerine neden olabilir.

3 yaş civarındaki çocuklar artık kendi özbakımlarını karşılayabilecek bir çok beceriye sahiptirl er. Eğer fırsat verilirse yemek yemek, giyinmek soyunmak, temizlik gibi bir çok ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilirler. Başkalarına istekleri ni belirtece k ve sosyal ilişki kurabilec ek dil gelişimi düzeyine sahiptirl er. Kendileri ne söylenenleri, yönergeleri dinleyebi lecek ve anlayabil ecek yeterlili ktedirler . Diğer çocuklarla oynayabil ecek sabrı ve işbirliğini gösterebilecek olgunlukt adırlar. Yani bu yaş çocuğun sosyal bir grubun parçası olmaya en hazır olduğu yaştır. Çocuklar genellikl e 3 yaşlarında yuvaya gidebilec ek olgunluğa erişirler. Anneye olan bağımlılığın yerini kendine güven almaya başlar. Henüz tam anlamıyla anneden ayrışmamış da olsa verilecek desteğe bağlı olarak çocuk ilk kez anneden kopup uzunca bir süre başka bir sosyal ortamda kalabilec ek olgunluğa erişmiştir. 3 yaş önemli bir geçiş sürecidir. Bu dönemde çocuk benmerkez cilik özelliğinden kurtulmay a başlar. Ben ve başkaları kavramı gelişir. İhtiyaçlarını geciktirm eyi öğrenir. Paylaşmayı ve grupla oynamayı ve basit kurallara uymayı bu yaşta başarabilir. Bu dönemde ailenin tavrı çok önemlidir. Bu birey olmaya geçiş sürecinde çocuğun bazı talepleri ni karşılarken bir parça geciktirm ek, paylaşabildiğinde ve kurala uyduğunda ödüllendirmek çocuğun benmerkez cilikten kurtulmasında etkili olacaktır. Birçok oyunu ve aktivitey i sürdürebilecek sabrı olan 3 yaş çocuğu yine de hala bir sorumluluğu uyarısız sonuna kadar sürdüremeyebilir.

İlk üç yıl anne-baba olmanın da öğrenildiği bir dönemdir. Anne-babalar çocukları dünyaya gelmeden önce bu döneme ait bazı temel karakteri stikleri öğrenirlerse bu dönemi zorlanmad an ve keyifle geçirebilirler.

3-6 yaş döneminin gelişim özellikleri ve uygun anne-baba tavrı

3 yaşını dolduran çocuklar hem fiziksel hem de zihinsel özellikleri bakımından oldukça gelişmiş durumdadır. Hareket koordinas yonları çok artmıştır. Bedenleri ni yetişkinlerin yapabildi kleri bir çok için rahatlıkla kullanabi lirler. El beceriler i oldukça gelişmiştir. Kalem kullanmay a, çizgiler çizmeye başlarlar. Dış dünyaya ve olgulara ilişkin sorular sorarlar ve çok meraklıdırlar. Sosyal anlamda çok gelişmiştirler. Başka çocuklarla bir arada olmaktan keyif duyarlar. Benmerkezçilik daha da azalmış olduğu için grup oyunlarında daha az sorun yaşarlar. Kendi istekleri nin yerine getirilme si konusunda ısrarcı olduğunda grup tarafından kabul görmediğini fark etmeye başlar. Onlarla birlikte olmak için zaman zaman onların istekleri ne de cevap vermesi gerektiğini öğrenir. Özellikle bu dönemde çocuk çevresindeki yetişkinlerin sorun çözme biçimlerini taklit eder. Yani bir problem çıktığında anne ve babası agresif davranıyorsa çocuk da benzer durumlard a agresif davranmayı öğrenir. Agresyon çok küçük yaşlardan beri öğrenilen bir tutum olmakla birlikte özellikle bu yaşlarda taklit çok fazla görülür. Anne-babaların özellikle bu dönemde çocuğun sosyal yönünü geliştirecek bir tavır içinde olmaları önemlidir. Ayrıca zihinsel gelişimi için çocukların sorularına uygun ve doğru yanıtlar bulmaları, öğrenme istekleri nin kırılmaması açısından önem taşımaktadır. Ayrıca bu dönemde çocukların çok hareketle nirler ve tehlikele re maruz kalma olasılıkları da artar. Kazaların en fazla rastlandığı yaş 4 yaş civarıdır. Bu nedenle de anne babaların çok dikkatli olmaları gerekmekt edir. Burada çocuğu hem korumak hem de birçok şeyi denemesin e fırsat vermek oldukça zor bir ayaradır. Genellikl e çocuğun güvenliği ön planda tutulmakt adır. Oysa çocuğun yaşam deneyimiy le öğreneceği şeylerin de hem zihinsel, hem fiziksel hem de duygusal gelişim açısından önemi çok büyüktür.

5 yaşına gelen çocuklar artık yetişkine çok daha az ihtiyaç duyar hale gelmişlerdir. Bu dönemde anne-babanın görevi çocuğun tüm yetenek ve ilgilerin in gelişmesine fırsat vermek ve onun otonomisi ni tamamıyla destekley erek yaşına uygun sorumlulu klar almasını sağlamaktır. Bu nedenle giyinme, temizlik vb gibi kendi özbakımının neredeyse tamamını kendi karşılamalı ve oda toplamak, eşya yerleştirmek, yemeğin hazırlanmasına-toplanmasına yardım vb gibi evde bazı görevleri olmalıdır. Bu çocuğun kendine güvenmesi, değerli ve önemli hissetmes i açısından çok önem taşımaktadır.

Bu yaş korkuların sıkça görüldüğü bir yaştır. Ve genellikl e bu korkularını tanımlamakta güçlükler yaşarlar. Bu durumda çocuğu dinlemek, korkusunu n nedenini anlamaya çalışmak ve sakinleştirmek gerekmekt edir.

Bu dönemde çocukların ilgilerin de de artış olur. Kitaplar, resim, müzik, doğa daha fazla ilgilerin i çekmeye başlar ve birçok şeyi keşfetmek için deneyler yapmak isterler. Meraklarını gidermele rine olanak veren deneyimle r sunmak ve resim malzemele ri almak, değişik müzik aletleriy le tanışmasına fırsat vermek gerekmekt edir. Bu dönemde çocukların bazı özel yetenekle rini de anlamak mümkün olabilmek tedir. Bunun için de çocuğun değişik malzemele rle tanışması önemlidir.

6 yaş, çocuğun bebeksi özelliklerden neredeyse tamamen kurtulup mantıklı ve realist olmaya başladığı bir dönemdir. Bu dönemde çocuk anne-babasının birçok duygu ve düşüncesini paylayabi lecek ve onlarla fikir alışverişinde bulunabil ecek olgunlukt adır. Hem anne-babasıyla arkadaş olabilir ama bir yandan da disipline ve kontrole ihtiyaç duyar. Sorumlulu k alabilir. Evdeki ve okuldaki kurallara uyabilir. Kendini tanıma ve kanıtlama ihtiyacındadır. Bu nedenle başardığı ve çabaladığı konularda onu desteklem ek ve ödüllendirmek olumlu yönlerini pekiştirmek açısından önem taşır. Arkadaşlık çok önemlidir. Sık sık yaşıtlarıyla birlikte olmak ister. Değişik sosyal ortamlara ihtiyaç duyar.

Özetle…
Anne-babaların çocuk sahibi olmadan önce hazır olup olmadıklarından emin olmalarının önemi büyüktür. Eğer hazır hissediyo rlarsa bir sonraki adım bebeği tanımak için gerekli hazırlıktır. Her çocuğun farklı kişiliği ve uyum biçimi olmakta beraber her yaşa ait belli başlı bazı özellikler mevcuttur ve bu özellikleri bebek dünyaya gelmeden öğrenmek gerekmekt edir. Yeni doğan döneminden 6 yaşa kadar olan dönem yaşamın öğrenme, gelişim ve kişiliğin oluşumu açısından en önemli dönemidir. Bu dönemde bakım ve sevgi kadar çocuğun psikoloji k, fiziksel ve zihinsel ihtiyaçlarını da tanımak ve karşılamak önem taşımaktadır. Çocuğun tüm ihtiyaçlarını uygun şekilde karşılamak ve onu sağlıklı yetişkin olarak hayata hazırlamak birinci derecede anne-babanın sorumluluğundadır.

--------------------------------------------------------------------------------

Hazırlayan: Belgin Temur (Şubat 2004)
Uzm. Pedagog


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi