Gönderen Konu: BEBEKLİK DÖNEMİNDE DUYGUSAL GELİŞİM  (Okunma sayısı 2463 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Herbiseyim

  • Kraliçe Admin :)
  • Moderatör
  • Profesyonel Üye
  • *
  • İleti: 4.171
  • ÜYENİN İTİBARI 296
  • Cinsiyet: Bayan
  • ne safagı yaw safakmı kalmıs :) yuppii
BEBEKLİK DÖNEMİNDE DUYGUSAL GELİŞİM
« : 24 Aralık 2008, 10:28:53 »
Bebeklik Döneminde Duygusal Gelişim

Bebeklik Döneminde Duygusal Gelişim

İyi bir insan yetiştirmek uzun süreli büyük emek isteyen yorucu bir sanattır.
Aileler için büyük sabır gerektird iği gibi aynı zamanda anne-baba bebeğinin özelliklerini öğrenerek, kapasitel erini iyi değerlendirmelidir. Bu nedenle anne-babanın bebeğin gelişim dönemlerini iyi bilmesi, bu dönemlerdeki gelişim süreçlerinde nelerin normal nelerin anormal olduğunu değerlendirmesinde yardımcı olacaktır.

Aileler, kimi zaman 2-5 yaşındaki bir çocuğun istekleri ni hırçınlıkla dile getirmesi ni bir problem olarak algılayabilir. Fakat bunun çocuk gelişiminde normal bir davranış olduğunu bilmelisi niz. Bu gelişim dönemi tamamlandığında bebeğin beyin gelişimi ile beraber bu sıkıntının da biteceğini bilmeli ve bu konuda sıkıntı yaşamamalısınız.

Özellikle bebeğin bakıma en çok ihtiyaç duyduğu ve psikoloji k gelişimi için kritik bir dönem olan 12-24 ay aralığı duygusal gelişim için çok önemlidir.

Duygu, bebekte doğduğu andan itibaren görülmeye başlar.
Bebeğin genel davranışlarına bakarak keyfi yerinde mi, yoksa sıkıntı içinde mi olduğu anlaşılabilir. Bebek büyüdükçe, hem duygusal davranışlarının türü hem de nedenleri belli olmaya başlar. Böylece, genel olarak görülen keyif ve sıkıntı yönündeki duygular, ileri yaşlara doğru özelleşmeye başlar.

Bebeğin, duygusal anlamdaki ilk tepkisi ağlamaktır.
Bebek, doğumundan sonra ilk tepkisini ağlayarak gösterir. Birkaç ay sonra yüksek seslere de ağlayarak tepki verir. Korkuya benzeyen bu tepki, aslında korku değildir; sıkıntı veren bir etkiye karşı yapılan tepkidir.

Bebek, altı ıslandığında, üşüdüğünde, sancılandığında ve acıktığında sıkıntısını ağlayarak belli etmeye çalışır. Görünen bu tür duygusal davranışların belirtile ri daha çok öfkeye benzer. Bu yüzden ikinci yaşın sonuna doğru, bebeğin sıkıntı veren durumlara karşı öfkelenmesi belirginl eşir. Bir-iki yaşındaki bebek, elinden oyuncağı alındığında ya da istediğini yapması engellend iğinde de ağlar, tepinir. Bu davranış, kızgınlık duygusunu ne kadar sıklıkla ortaya koyup koymayacağını öğrenmesi açısından oldukça önemlidir.

Ebeveyn, bebeğin ağlama davranışını sonlandırmak için her istediğini yapacak olursa eğer, bebek bundan sonra istekleri ni ağlayarak ifade etmeye devam edecektir . Ebeveyn bunun yerine, bebeğe ağlaması bittikten sonra isteğini yerine getirmeyi taahhüt ederse, bebek bu davranışının pekiştirilmediğini görecek, istekleri ni ifade etmek için mutluluk duygusunu ve ifadesini geliştirmeyi öğrenecektir.

Çocuğun duygularını ve duygusal gelişimini tanımadan, onu eğitmek olası değildir.
İnsanın duygusal sistemi, çevresinden uyaranları alır: Bu uyarılanları duygulanm a sürecinde işleyerek duygulara dönüştürür. Bu dönüşüm sürecinde değişik türde duygular üretir, duygularının niteliğine bakar, bunlardan dönüş bilgiler alır ve duygularını geliştirir. Bu gelişimin ilk aşaması bebeklik dönemine denk gelir.

Duygusal gelişimde annenin rolü çok büyük.
Duygusal gelişimde bireysel ayrılıklar ne kadar önemli olsa da annenin bu dönemdeki katkısı büyüktür. Anne, bebekte güvenlik görevi gören, güç ve enerji veren bir kaynak olarak görülür. Anne ile bebek arasındaki ilişkinin niteliği daha sonra ki gelişme aşamasının yani duygusal gelişimin niteliğini belirler. Duygular bu dönemde çocuğun dil sistemini de oluşturur. Çocuk, acı-sevinç duygularının dışa vurulması ile hoşnutluğu ya da hoşnutsuzluğu yanında, gereksini m ve istekleri ni de iletme olanağı bulur.

Duyguların gelişmesinde çevre de önemli rol oynuyor.
Doğumundan sonra çevresiyle daha çok ilgilenen bebek, çevreden aldığı uyarıları; sevgiyi, ilgiyi değerlendirerek psikoloji k aygıtını geliştirecektir. Bu dönemde içindeki sevgi duygusunu n gelişmesi için çevresinden sevgi görmesi, şefkat duygusunu n gelişmesi için de şefkat görmesi gerekir. Çocuk çevresinden öfke, nefret duyguları hisseders e pozitif duyguların yerine tam aksi olan olumsuz duygular ön plana çıkacaktır. Bu duyguların çevre ve özellikle ebeveynle r tarafından pekiştirildiğinde kalıcı olması da kaçınılmaz hale gelir.

Örneğin, öfke hisseden bir çocuğun annesinde n bir şey talep ettiğinde, annenin çocuğunun öfkesini dindirmek için yapacağı isteği, çocuğun bundan sonraki istekleri ni de öfke ve kızgınlıkla ifade etmesine neden olur. Böylece çocuk öfkeli davranışlarının ödüllendirildiğini öğrenir. Aynı şekilde, istekleri ni sakin ve mutlu şekilde ifade ettiğinde istekleri nin yerine getirildiğini gören çocuk da, ödüllendirilen davranışının öfke yerine sevinç ve mutluluk ifadesi olduğunu öğrenecektir.

Korku, bebekte bir yaşından sonra görülmeye başlar.
İki yaşına doğru bebek genel olarak gürültüden, tanımadığı canlılardan yükseklere kaldırılmaktan, yabancı varlıklardan korkar. Bebekte korku yaratan etkinin iki özelliği vardır: 1. si beklenmed ik anda bir etkinin birdenbir e yapılması, 2. ise yabancılık ve değişik görünüşlülük.

Korku duygusunu n altında güvensizlik duygusu vardır. İki yaşına kadar bebek, korktuğunda, ya annesine sarılarak ya da yürümeye başladıktan sonra bir eşyanın arkasına saklanara k kendini güven altına almaya çalışır. Çocuklarda masa altı ya da dar yerlere saklanıp oynama yaygındır.

2-3 yaş, soru sorma dönemidir.
Çocuğun sorma çağı, iki-üç yaş arasında başlar, altı yaşına doğru en yüksek düzeye ulaşır. Sorularına doyurucu yanıt alamadığı ya da soruları yanıtsız kaldığında çocuğun hem öğrenme merakı köreltilmiş hem de olumsuz duyguları körüklenmiş olur, agresifleşirler. Üstelik, bu sorularla ana babayı ve sorduğu kimseleri bıktırdığında terslenme si, susturulm aya çalışılması, onu sevilmediği korkusuna iter.

3-6 yaş döneminde olumsuz duygular ön plandadır.
3-6 yaş arasındaki ilk çocukluk dönemleri, bebeklik evresine oranla daha az mutlu olduğu evredir. Çünkü kendini mutsuzluğa götüren hemen bütün duyguları pekişir: çocuğun çevresinde öfkeleneceği, kıskanacağı, nefret edeceği kimseler vardır. Çocuğun korkuları artmıştır. Çocuk sık sık üzüldüğü, sıkıldığı, bıktığı etkilerle karşılaşır. Çocuğun artan devinme gereksinm elerine karşılık özgürlük sınırı yetmemekt edir.

Çocuklar ana babalarının kendileri ne ayrıcalıklı sevgi ve sevecenli k gösterdiklerini sezerler. Bu yüzden kardeşler arasında fazla sevgi gösterilene karşı öbürlerinin düşmanlık ve öfke duyguları gelişebilir. Annenin oğluna, babanın kızına karşı daha çok sevgi göstermesi doğaldır. Öbür yandan kız, oğlana bakarak, büyüklerden daha çok ilgi toplayabi lir. Fakat bu sevgi gösterilerinin oldukça açık ortaya konması çocukta hem daha fazla sevgi ve şefkat ihtiyacına neden olacaktır hem de ileride geliştireceği özgüven duygusund a zedelenme lere yol açacaktır.

Çocukta bütün duygu türlerinin ortaya çıktığı dönem, okul öncesidir.
Duygusal gelişim ile bilgi gelişimi birbirini etkiler. İyi bir duygusal ortamda yetişen çocuk, bilgi gelişimini daha çabuk tamamlar. Duygusal gelişim yönünden en önemli basamak 0-6 yaş aralığındaki okul öncesi dönemdir. Bu dönem çocuğun öğrenmesinin en yoğun olduğu; temel alışkanlıklarının, zihinsel yetenekle rinin en hızlı geliştiği ve biçimlendiği dönemdir.

Bu dönemde çocukta öfke, kıskançlık, yabancı ve bazı kişilere karşı nefret gibi savunucu, kaçırıcı davranışlara yönelten tüm duyguları ve coşkuları doğar ve yerleşmeye başlar. Yine bu basamakta çocuk tüm sevindire n duyguların tadını tadar. Aile çevresinin bu tür duyguları oluşturmasında ve yerleşmesinde büyük etkisi vardır. Bu yüzden çocuklar arasında oldukça bireysel ayrılıklar görülür.

Çocuk, öfke gösterisiyle istedikle rini elde etmeyi öğrenince, öfke çocukta yerleşmeye başlar. Çocuk öfkelenince istenilme yen bir davranışı yapmasına izin verilir ise, gelecek kez öfke yoluyla bu davranışını yeniler. İstenilmeyen davranışını yinelemes ine izin verilirse çocuk, öfkelenme yoluyla istedikle rini elde etmeye koşullanır ve bunu pekiştirir. Öfkeye koşullanan çocuk, bunu genelleştirerek, istekleri ni öfkelenme yoluyla sağlamaya çalışır. İstekleri yerine getirilme diğinde de öfke, saldırıya dönüşebilir.

Dr. Serdar Alparslan - Çocuk Ergen Psikiyatr isti
NP İSTANBUL Hastanesi


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi