...karamsar...

Başlatan sacrife, Mar 24, 2008, 05:53 ÖS

« önceki - sonraki »

sacrife

karamsar, sözcüklerini, fikirlerini katılaştırmaya ihtiyacı olacak kadar yumuşak kalpli ve güçsüz olandır.
önce sözcükleri katılaşır insanın.. söyleye söyleye alışır aşkın yokluğuna, ölüme vb.
kalbi sonradan sertleşir.. sürekli bir haklı çıkmadır o yüzden bazılarına hayat.. gerçeklerden önce sözleri gelir.. "ölecek" denebildiyse biri için bir tek kez. ölümü acıtmaz o kadar sanılır...
önce sözcükler kırılır.. kalp inanmaz, kişi inanmaz söylediklerine..
kendini gerçekleyen kehanet denir.. oysa sadece çabasıdır en kırılgan olanların, kendini alıştırma çabasıdır.. alışması, inanması zor olanların alışma, inanma çabasıdır hayata, gerçekliğine.. olmayanların ihtiyacı yoktur zaten karamsar olmaya.. güçlüdürler.. ölümü atlatmada bile..
ölürse biri o anda çekerler acısını...
güçsüz olanlar, kırılgan olanlar bilirler oysa öyle kolay olmadığını.. bakarken herkese "ölecek" derler.. "ölecek.." önce içlerinden derler.. sonra dışarı derler... sözcüklere döküldüğünde daha az acıtır sanırlar.. ölene kadar sevdikleri, kaybetme acısını her güne bölüştürürler..
"bitecek" demeleri de bundandır.. bittiğinde çekecekleri acıyı azaltma çabasıdır. nasıl "öleceksin" dendiği için ölmezse biri "bitecek" dendiği için de bitmez çünkü hiçbir şey. ama bittiğinde, öldüğünde dayanacak güçleri olmayanların karamsarlığa, sözcüklere ihtiyacı vardır..
bir kez düşünebildiyseniz evinizin yandığını ayrıntılarıyla ancak o zaman güvendesinizdir. her dönüşünüzde evinizin soyulduğu sahnesiyle dönüyorsanız, her telefonu ölüm haberi alma ihtimalini düşünmüş olarak açıyorsanız nispeten güvendesinizdir. "daha az acıyacağım" sanırsınız.. "daha az etkileyecek beni.."
karamsarlar duygusallardır.
tedbire ihtiyaçları vardır onların. onlar inanmazlar kendi güçlerine. önce en kötülerin hepsini geçirirler akıllarından.. en kötü seçenekleri öyle bir dizerler ki -sözcüklere döküldüğünde netleşir ya anlamlar.. yakalanır ya anlar..- rahatlarlar nispeten.. hazırlıksız değillerdir. daha az acıyacaktır canları..
karamsarlar tekrarlarlar defalarca kötü her şeyi. çünkü kötülüğe asıl inanmayanlardır karamsarlar.. en idealist en hayalci olmuş olanlardır.. karamsarlar hayal kırıklıklarıyla kaplıdırlar.. midyenin kabuğunu kaplayan beyaz lekeler gibi.. patatesin üstündeki cücükler gibi.. sülükler gibi.. içlerinde en hayalci olanlar hayatta en çok kırılmış olanlardır.. daha fazlasına tahammülü olmayanlar karamsardır. alaycıdır.. alaycılıklarıyla korurum sanırlar kendilerini.. karamsarlıklarıyla kendilerini kaptırıp gitmekten koruduklarını sanırlar.. en çok kapılacaklardır onlar.. zaten kapılmayacakların karamsarlığa ihtiyacı yoktur.. evinin yanmasıyla başa çıkabilecek kadar güçlü olanın, aşkın bitmesiyle, birinin ölmesiyle başa çıkabilecek kadar güçlü olanın karamsarlığa ihtiyacı yoktur.
karamsar kendine sürekli şartları hatırlatır. mutlu olmaktan en çok korkandır. her mutluluğun ardından gelecek acıyı hatırlatır kendine.. çünkü bu acıdan çok korkar. her hayalde hayal kırıklıklarını hatırlatır kendine. çünkü devam edemeyecek kadar kırılgandır aslında..
evine giderken yangında her şeyini yitirmiş olma fikrini sözcüklerle kurar kafasında.. ki şükretsin en kötü ihtimalde bile..
defalarca defalarca her yüzüne baktığında sevdiklerinin cenazelerini yaşar karamsar..evine her baktığında taşınacağını, evinin yanacağını, deprem olacağını düşünür. önce bir yıkar kafasında sözcüklerle.. sözcüklerle yıkılan gözünün önünde yıkılsa daha az acı çekeceğini düşünür...önce sözcüklerle yıkar yakar karamsar..
sevgilisine baktığında aşkın bittiğini görür, dostuna baktığında ihanetleri hesaplar.. gideceği, gitmeyi seçeceği anı binlerce defa kurar ikisinin de.. bazen "beni bırakacaksın" der.. bazen demez susar.. ne fark eder..
yavru bir kedi almaktan ölecek diye korkandır karamsar.. balığı ölmüştür diye üstelik sırf.. sorsanız "balıktır ölür, işi bu" der... bıraksanız hala 9 yaşındaki kadar acı çeker balık hafızalı bir balık için...
adım atmaktan korkandır karamsar.. "ne gerek var adım atmaya" der.. "atılacak adımların varacağı yer bellidir" der. "atmaya değmez" der.. çünkü atmıştır o adımları uçurumlardan aşağıya.. şimdi sorsanız hala en çok o korktuğu için sözcüklerle tıkar adımların önünü... çünkü bilir içten içe ve korkar kendi içindeki kendisinden.. o adımları atabileceğini bilir.. atmışlığınca bilir.. atabilir olduğunu bilir uçurumlardan aşağıya... göz göre göre.. bilir.. hala atabileceğini bildiği için bunca karamsardır karamsar..
adımı zaten atmayacak olanlar, içlerini zaten katılaştırmış olanlar karamsar diildirler...
karamsarın sözcüklere ihtiyacı vardır.. öylesine korkar ki içindeki umuttan, kendi içinde sürekli konuşan bir ses vardır karamsar olmasını sağlayan.. en kırılgan olanlardır karamsarlar...
"aşktan bile ölünmüyorsa, aşk bile bitebiliyorsa en kötü ne olabilir ki" der, öyle bakar hayata.. öyle bakar yüksek binalardan, köprülerden aşağıya.. mutlu ise örneğin "en kötü ihtimalle" der "içinde olduğum araç yoldan çıkar ve bitti." telefon beklerken aramayacak tekrarlanır içinde, birini bekliyorsa gelmeyecek.. ve gerçekten çalmadığında ve gelmediğinde kimse haklı çıktığı için en çok kendinden nefret eder...
karamsar boşluğa bakar, karanlıkta oturur, korkuyu beklerken'i okurken titrer... perdelerini açmasına değmeyecek hayata perdelerini açtığında yüzünde alaycı bir gülümseme olur..
karamsar hatırlar bir vakit baştan başa umut olmuştur.. her hatırladığında uçurumdan aşağıya düşüşü ve yere çarpışını yaşar. rüyada olsa çarpmadan uyanırdım der.. "hayat" der geçer, "kader" der geçer.. "balık bu işi bu ölür" der, geçer... geçer mi sahi... iyimserler geçer der. karamsar duraklar... bir anlık bir duraklamada bir uçurumdan daha düşer...

sacrife


çαηαк

walla cok uzun tamamen okuyamadım ama paylasım ıcın tesekurler

çαηαк