Gönderen Konu: Şehrin İzi  (Okunma sayısı 1433 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

djital peruk

  • Ziyaretçi
Şehrin İzi
« : 01 Mart 2008, 18:05:19 »
İstanbul’a kar yağıyor...



 Sırça bıyıktan beyaz adamlar yapıyor rengarenk çocuklar. Ve bütün ayak izleri siliniyor denize yakın. Bir tayyör eskisi gibi ikiye ayırıyor banliyo trenleri fakir mahallele ri. Sümükleri ayaza donmuş bir çocuğa düşüyor kentteki bütün kağıt mendiller i satmak üstelik. İnce bir tezatlık çarpıyor buğulara. Haliyle inciniyor martılar. Haliyle buz tutuyor peronlar. İnce uzun bir demir eskisi bölüyor kenti. Demir gibi soğuk, solmuş ve kirli. Beyaz bir yanlızlığa sığınıyor ahşap yaşanmışlıklar ve bahçelerine ince buklalere benzer, akort edilmemiş akordeon sesleri düşüyor. Ağır, kasvet gibi yüzsüz ve güzel Konstanta napolis’te sarhoşlarla deliler ölüyor en çok. Yani şehr-i kahpenin gerçek sahipleri .



 İster istemez reklam panolarına takılıyor, işlerine geç kalmış yeni yetme kızlar. Onlar kadınlık bağını bu reklam panolarından, erkeği ise, olağan seferleri ne çıkan bindikler i, kalabalık trenlerde n tanıyorlar. Umutlarını zedeliyor sertlik. Aşklarını ve hayalleri ni deliyor. Kızamıyorlar. Elleri üşüyor sonra... Bu soğuk ve renksiz parmaklarıyla tutuyorla r tüm kenti. Zaman zaman düşürüp kırıyorlar en bilindik hayalleri ni. Sonra yine yerden çaresizce alıp, bir ucuz romanın, en heyecanlı yerinde saklıyorlar kimse görüp, bilmesin diye.



 İstanbul’a kar yağıyor...



 Beyaz bir bozkırı aldatılmış bir saflığın kucağına atıyor. Güzel kokuyor temizlik. Efsane atın kanatlarına benziyor yalınlığı. Koştukça daha da gizemli oluyor. Şaşırıveriyor kırlangıçlar. Ve hatta kendileri nin bu denli yetenekli olmamalarına içerliyorlar. Başlarını öte tarafa döndürüp, atın şaha kalktığı yerin ters yönüne doğru uçuyorlar. Sonra at kendi süratine yetişemiyor. Daha hızla kanat çırpıp kendisi gibi beyaz yakamozla rın ardında kayboluyo r. Üstelik şatafatsız ve huysuzluk yapmadan. Gölgesi mat yalnızlıklara takılıyor. Kar geceyi de mi örtüyor? Şehrin izi geceye bembeyaz vuruyor.



 İstanbul’a kar yağıyor...



 Hazır, ambalajla nmış hayaller satıyor hayalleri yıkılmış adamlar. Üstelik, kullanma klavuzları bile olmayan bu hayaller son derece çabuk bozulup, tümden ve birbirler i ardı sıra yitiyorla r. Kimse almıyor zaten artık onları. Talihsiz satıcılar da bunu biliyorla r. Miyadı dolmuş yolculukl arda, artık öylesine gidip geliyorla r. Hiç inmiyorla r trenden ve hangi peronda bindikler ini artık kendileri bile bilmiyorl ar. Uzuyor yollar. Ve kar hiç durmuyor. –Gece boyunca da yağmıştı zaten-



 Bir tayyör eskisi gibi ikiye ayırıyor banliyo trenleri fakir mahallele ri. Sümükleri ayaza donmuş bir çocuğa düşüyor kentteki bütün kağıt mendiller i satmak üstelik. İnce bir tezatlık çarpıyor buğulara. Haliyle inciniyor martılar. Haliyle buz tutuyor peronlar.



 Ben İstanbul’u ve kakao tadını reklam neonlarından değil, çocukluğumla beraber babaanne çukulatısından tanıyorum....



 İstanbul’a kar yağıyor...



 Bir sigara yakıyorum. Duman buz gibi rüzgara karışıyor. Yok oluyor. Ve gökyüzü ucuz kanyak kokuyor.



 Yürüyorum...



 Şehir delisinin notu:Bir gün umutlarımın peşinden gitmeye karar vermiştim.



 Şehir sarhoşunun notu: Bir gün hayalleri min peşinden gitmeye karar vermiştim.



 Ve İstanbul’a kar yağmıştı...




 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi