Gönderen Konu: Kendilerini Müctehid Ve Fıkıh Alimi Zannedenlere.....  (Okunma sayısı 154 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı halukgta

  • İlgili Üye
  • **
  • İleti: 86
  • ÜYENİN İTİBARI 0
  • Cinsiyet: Bay

Bizlerin İslam anlayışına güzel bir örnek, geçen gün Cumhurbaşkanı ve kendisini dinde söz sahibi gören bir Profesör arasında geçti. Cumhurbaşkanı, dini konularda hiç hoş olmayan farklı sözler konuşan, hatta haddini aşan kişilerin sözlerini tenkit ederek, İslam ın hükümlerinin güncellenmesi konusunu gündeme getirdi. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanına şöyle bir cevap vermiş, basından okudum.

"MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM! HADDİNİZİ AŞARAK ŞER’Î MESELELER DE FİKİR BEYAN ETMEYİNİZ! ZİRA NE MÜCTEHİD VE NE DE FIKIHÇISINIZ!"

İşte bizlerin İslam anlayışı, İşte bizlerin İslam dininde kendi ellerimiz le yarattığımız ruhban sınıfının özeti. Dini konularda öyle bir sınıf yarattık ki, bu kişilerin sözleri adeta Allah ın emri gibi, dinin asli unsuru sayılır oldu. Düşünebiliyor musunuz, bizler yaşantımızda herhangi bir konunun, dine uyup uymadığına kendimiz karar veremeyec eğiz ve doğrumu yapıyoruz diye, bahsettiği kişilere soracakmışız. Hani İslam dininde ruhban sınıfı yoktu? Bu kişilere göre dinin tek kaynağı Kur’an değil, beşerin koyduğu fıkıh kuralları da dinin ana unsuru sayılıyor. Onun içinde dinde bölündük parçalandık ve ruhban sınıfını yarattık. Bu kişiler kendileri ni öyle kaptırmışlar ki, Cumhurbaşkanı sen işine bak, dini konulara karışma, o bizim işimiz diyecek kadar, kendileri ni din adına yetkili kabul edebiliyo rlar. Kim verdi onlara bu yetkiyi? Kur’an da Allah elçisine hitaben, senin görevin tebliğ etmektir, yarattığım kulumla aramdan çekil. Tebliğ etmek senin, hesap sormak bizim görevimizdir der. AMA BU ŞAHISLAR NE YAZIK Kİ KENDİLERİNİ, ALLAH IN ELÇİSİNDEN BİLE YETKİLİ GÖRÜYORLAR.

Bizler İslam ı, Allah ın kolaylaştırılmış hükümlerine göre yaşamayıp, beşeri hükümler ile harmanlayıp yaşarsak, elbette her zaman, her çağda toplum sorunlarl a karşılaşacaktır. Allah ayetlerin i tüm zamana uygun şekilde saf, arı, duru bir şekilde göndermiştir. Bizlerde bu hükümleri, kendi çağımıza uyarlayar ak anlamasını öğrenemediğimiz sürece, kendimizc e dinin güncellenmesi gerektiğini söyleriz. HÂLBUKİ DİNİN GÜNCELLENMEYE DEĞİL, KAFALARIN, BATIL İNANÇLARIN GÜNCELLENMEYE İHTİYACI VAR. Unutmayalım din yalnız Kur'an dır. Allah ın elçisi de ümmetine, yalnız Kur'an ı tebliğ etmiş ve yalnız Kur'an ile hükmetmiştir.

Önce şunu hatırlatmak isterim. Fıkıh din değildir. Dini konularda beşeri düşüncelerin oluşturduğu hükümlerdir ve asla Allah emri olmayıp, kişileri bağlayıcıda değildir. Konuyu daha iyi anlayabil memiz için Müctehid ve fıkıh ne anlama geliyor toplumumu zda, önce onun özetini yazmak istiyorum .

“Müctehid; Kur'an'ın sırlarını hakkıyla bilen, içtihat yapabilen, İslâmî ilimlerin bütün hükümlerinde otorite olan her fıkıh bilginidi r. Bu zatlar ayet ve hadisleri n sırlarını bilme yeteneğine sahip seçkin insanlardır.
“Arapça bir kelime olan "fıkıh", bir şeyi derinleme sine bilmek demektir. Temel kaynakları Kur’an ve sünnet olan İslam hukukuna verilen ad. İslam hukukudur . Dört temele dayanır. 1) Kuran, 2) Hadis, 3) Kıyas, 4) İcma. Herhangi bir konuda, Kuran'da açıklayıcı bir ayet varsa, evvela bu esas alınır. Kuran'da bulunmaya n konularda Hz. Muhammed'in «sahih» (doğru) Hadisleri esas alınır. Eğer aranan esas burada da bulunamaz sa, o zaman fıkıhın üçüncü esası olan «kıyas» yoluna başvurulur. Kıyas, bir meselenin benzerini Ayet ve Hadis olarak bulmak demektir. Bulunan benzer Ayet veya Hadis, genelleştirilerek yeni meseleye uygulanır. Bu da olmazsa, nihayet fıkhın dördüncü esası İcma ya başvurulur. İcma, bir mesele üzerindeki halkın İsteği demektir. KUR AN'A VE HADİS'E AYKIRI OLMADIKÇA HALKIN İSTEĞİ ESAS SAYILIR.”
Müctehid, Kur’an ın sınırlarını hakkıyla bilen kişi olduğu söyleniyor.  Peki, kim bu kişiler? Allah ın apaçık ayetlerin i yeterli görmeyen, Allah hüküm vermediği halde, bunlarda Allah katındandır diyenler mi Müctehid? Bu kişiler hangi sırrı Kur’an dan anlamışlar, Allah apaçık dediği halde. Sakın veliler edinmeyin, güvenilecek veliniz yalnız benim diyen Allah ın hükmüne inat, nelere inandığımızın farkında mıyız? Bu kişiler benim imanıma nasıl olurda yön verebilir? Sizlere indirdiğim Kur’an yetmiyor mu diyen Yaradan a inatla, Allah ın kitabını yeterli görmeyip, anlaşılması zor ilan edip, bizleri kendi hükümlerine uymamızın mecburiye tine zorlayan bu kişiler, hangi yetki ve salahiyet le kendileri ni yetkili görüyorlar? Kur’an azınlık kişilerin anlayacağı sırlarla dolu kitap değil, Allah ın yemin ederek kolaylarl aştırdığı bir rehberdir . Allah Kur’an ı ben açıkladım ve nice örneklerle izah ettim ki, sizi Allah ile aldatanla r çıkmasın diyor Kur’an da.

Günümüzde topluma anlatılan fıkıh beşeridir. İslam hukuku diye topluma sunulan fıkıh inancının, nerelerde n oluşturulduğunu sizlere yazdım. Kur’an da olmayan hükümleri nerelerde n derleyip, sanki Allah ın emriymiş gibi dinin ana unsuru yapmaya çalışıyorlar. İlginçtir, Kur’an a ve hadise aykırı olmadıkça halkın isteği esas alınır diyor. Din halkın isteği ile yaşanmaz. DİN YALNIZ ALLAH IN İNDİRDİĞİ KUR’AN İLE YAŞANIR. Öyle hadisler, peygamber imiz söylemiş gibi gösterilmiştir ki, apaçık Allah ın elçisine iftiradır. Unutmayalım lütfen, Allah sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyor. Kur’an ın dışından beşeri fıkıh inancından değil.

Bizler Kur’an ı anlayarak, düşünerek okumadığımız sürece, Allah ın bizlerden ne istediğini de, ilk elden asla anlayamayız. Allah ile aramıza, kendisini din adına yetkili, sorumlu olduğunu iddia eden kişileri sokarsak, onların yanlış inançlarıyla da Allah ın huzuruna çıkarız. İnanın o çetin gün, şaşkınlığımızdan kaçacak yer ararız. 

Lütfen şunu unutmayalım, din Allah ın dinidir. Allah da yemin ederek, bizleri imtihan ettiği Kur’an ı anlayabil memiz için kolaylaştırdığını söylüyor da, dinde ruhban sınıfı olmadığını belirtiyo rsa, kendileri ni ruhban sınıfının yetkilile ri olarak gören ve müctehid ve fıkıh âlimi kabul eden kişilerin oyunlarına gelmeyeli m.

Padişahlık dönemlerinde, toplumu istedikle ri gibi yönetmek isteyen yöneticiler, toplumu ellerinde tutabilme k adına, dinde söz sahibi kişiler ihdas edip, onların yardımıyla saltanatl arını sürdürebilmişlerdir. Âlim insan, İmamı Azam Ebu Hanife, buna asla izin vermemiş ve böyle yöneticilerin oyununa gelmemiştir. Onun içinde çok acılar çekmiş, hapislerd e yatmıştır. Bugün aynı oyunlar oynanıyor ve kendileri ni dinde yetkili ve sorumlu olduklarını ilan eden kişiler çıkıyor, devleti yönetenleri bile etkileri altına almaya, onları din adına tehdit etmeye çalışıyorlar. Bunun acı bir örneğini yakın zamanda gördük, toplum büyük acılar çekti. Yenilerin in ortaya çıkmaması içinde önlemler alınmalı ve kendileri ni ruhban ilan eden bu kişilere, gereken cevaplar verilmeli dir.

Allah Kur’an ın sınırlarını aşan, Allah hükmetmediği halde bunlarda Allah katındandır diyerek, Allah ın kolaylaştırdığı dini zorlaştıranlara Rabbimiz kâfir diyor. Lütfen dikkatli olalım, farkında olmadan kendimizi kâfirlerin safında bulabilir iz. Allah ile aldatıcı bu kişilerin oyunlarına gelmeyeli m. Elde Kur’an onu anlayarak ve düşünerek okuyalım. Unutmayalım Allah anlayamay acağımız, açıklanmamış bir kitap gönderip, daha sonrada ondan bizleri asla sorumlu tutmaz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi