Gönderen Konu: MODİFİYE NEDİR? TEKNİK BİLGİLER  (Okunma sayısı 5366 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fox-gladio

  • FORUMUN MODİFİYECİSİ
  • Özel Üye
  • Hizli Üye
  • *
  • İleti: 297
  • ÜYENİN İTİBARI 83
  • Cinsiyet: Bay
MODİFİYE NEDİR? TEKNİK BİLGİLER
« : 01 Ocak 2008, 21:05:19 »
MODİFİYE NEDİR?
Modifiye:Gücü artirmak, yol tutuşu ve frenaji güçlendirmek, kabin ve karoserde degisikli k yapmak, bir baska deyisle otomobili ayricalik li kilmak..

Tuning yada diger adiyla Modifiye denince akla ilk gelen motorda güç artirimi oluyor. Neredeyse motorun üretimiyle birlikte gelismeye baslayan modifiye islemi, günümüzde bir sektör haline geldi. Tabii boyutlari da çok genisledi . Artik standardi n disinda otomobili n gücünü, yol tutus özelliklerin! ve görünümünü degistirm ek amaciyla yapylan islemler modifiye olarak adlandiri liyor. Teknoloji nin gelismesi, ürünlerin farkli zevklere göre tasarlanm asini sagladi. Bu degisimde motorspor larinin da katkisi çok büyük. Öyle ki, kabin içindeki "süslemelerden" alüminyum görünümlü depo kapaklari na kadar tüm aksesuarl arin temelinde motorspor lari yatiyor. Dis görünümde jant-lastik, karoser kiti, farlar, far kaslari, son susturucu lar, aynalar ve hava kanallari otomobili farkli kilan ayrintila r. Bu aksesuarl ardan bir bölümü, otomobili n sadece görünümüne degil, yol tutusuna da katki sagliyor. Kabindeys e direksiyo n simidi, vites topuzu, konsol kaplamala ri koltuklar ve renkli gösterge zeminleri yapilan degisikli kler arasinda yer aliyor.

Modifikas yonun temel amaci, gücü artirmak. Standartt an daha genis piston kullanmak ya da egzantrik milinin derecesin i degistirm ek, motora güç kazandirm anin en etkin yollari.

Bunlari destekley en diger islemler, elektroni k beyin programin in gelistiri lmesi ve hava emmeyle egzoz sistemini n modifikas yonu. Turbo takviyeli motorlard a bu islemlere ek olarak turbo valfinin basinç limitini artirmak, intercool er'i büyütmek ve pop-off supapi monte ederek güç artirilab iliyor.
Otomobild e teknik olarak vaDilan modifikas yon sadece gücü artirmayi degil, yol tutusu güçlendirmeyi ve frenaj kabiliyet ini artirmayi da kapsiyor. Bu degisimle r neredeyse bir zincir gibi birbirini takip ediyor, çünkü gücü artirilan otomobili yolda tutmak için birtakim teknik degisikli kler yapmak ve güvenli durabilme sini saglamak için fren sistemini güçlendirmek gerekiyor . Biri eksik oldugunda, kötü sonuçlanabilecek kazalarin yasanmasy her an mümkün. Bu nedenle modifiye islemini profesyon el kisilere birakmak en dogrusu. Dünyanyn en büyük modifiye firmalari nin Türkiye temsilcil ikleri bu amaçla hizmet veriyor. Bu arada kullanila n parçalarin mutlaka belgeli ve trafikte kullanima uygun olduguna dikkat etmek gerekiyor .

Dikkate alinmasi gereken bir baska nokta da bu isin hobi olarak degerlend irilmesi. Son yillarda özellikle performan s tutkunu gençler arasinda yaygynlas an modifiye, farkli amaçlarla yapildigi nda, insanlari n hayatini tehlikeye atacak sonuçlar dogurabil ir. Yarismak için caddeleri n uygun olmadigin i unutmamak gerek. Eger yarismak ve otomobili nizin performan sini görmek istiyorsa niz, yapmaniz gereken tek sey, bu yil sampiyona olarak düzenlenecek drag yarislari na katilmak. Toplam 7 siniftan (1600 cc'ye kadar* 1600-2000 cc arasi*2000-4000 cc arasi*4000-6600 cc arasi*Turbo ve / kompresörsüz*6601 cc nitrosuz ve asiri beslemesi z*asiri beslemeli) olusan sampiyona 6 yaristan olusuyor.

« Son Düzenleme: 10 Şubat 2008, 17:22:26 Gönderen: fox-gladio »




Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
ModiFiye - Teknik BiLgiLer
« Yanıtla #1 : 30 Ocak 2008, 15:51:21 »
Chip tuning motora zarar verir mi?
Profesyon el bir kişi tarafından uygulandığı sürece, chip tuning kesinlikl e motorunuz a zarar vermez. Bilgi sahibi olmayan kişilerin uygulaması zararlı olabilir.

Aracın fabrika çıkışı garantisi nde bir değişim oluyor mu?
Çoğu markada chip tuning, aracın fabrika çıkışı garantisi ni, dışarıdan farkedile mediği için etkilemez . Bazı otomobil üreticisi firmalar kendileri dahi chip tuning hizmet sunmaktadırlar.

Chip tuning'in aracıma uygulanma sı ne kadar sürer?
Chip tuning uygulamasının aracınıza adapte edilmesi ortalama 3 saat sürmektedir.

Chip tuning ve Box tuning arasındaki farklar nelerdir?
Box, aracın kablolama sına entegre edilen harici bir kutudur, aracın beynine müdahele gerektirm ez.. Chip tuning için ise beyin içerisindeki Eprom değiştirilmeli ve yeniden programla nmalıdır.

Box tuning'in avantajla rı nelerdir?
Box, kolayca monte edilebili r, gerekirse demontesi de kolaydır. Uygulama ücreti chip tuning'den daha ekonomikt ir.

Box tuning'in dezavanta jları nelerdir?
Box, aracın beynine bağımlıdır. Tam uyum sağlayamadığı ender durumlard a zengin karışım sonucu araç egzozdan bir miktar duman atabilir. Hassas ayarlama, chip tuning'e göre daha zordur.

Hangi uygulamad a daha yüksek güç elde edilir?
Chip Tuning'de, Box Tuning'e göre daha hassas ve ayrıntılı programla ma yapılabildiği için Chip Tuning'de Box Tuning'e göre daha düşük yakıt tüketimi ve daha yüksek güç sağlanabilmektedir.

Karbon Birikimi Nedir ve Nasıl Oluşur?

Karbon birikimi içten yanmalı benzinli ve dizel motorlard a bir HC bileşiği olan yakıtın yanma odasında hava ile yakılması sonucunda meydana gelen kurum adını verdiğimiz karbon depozitle rinin birikmesi ile zaman içinde supap yüzeylerinde, piston yüzeylerinde, yanma odası çeperlerinde ve segmanlar etrafında oluşur. Bu birikimle r motorun hava emme kapasites inde azalma meydana getirir. Hava emme kapasites i azalan bir motorun volümetrik verimi düşer.

Karbon Birikimi Araçlarda Ne Gibi Problemle r Yaratır?

* Silindir kompresyo nlarının düşmesi
* Motor gücünde azalma
* Fazla yakıt tüketimi
* Egzoz emisyonla rında artış
* Bozuk rölanti
* Hızlanma kabiliyet inde azalma
* Soğuk havalarda zor çalışma
* Motorun silkeleye rek çalışması

Karbon Temizleme Nedir?

Karbon temizleme içten yanmalı 4 zamanlı benzin ve dizel motorlard a yakıt besleme sistemler i ile supap yüzeyleri, piston yüzeyleri, yanma odası çeperlerini motordan herhangi bir parça sökmeden temizleye n bir sistemdir .

Karbon Temizliğinin Yararları Nelerdir?

* Çok kirli motorlard a %15'e kadar sağlanan yakıt tasarrufu, ortalama olarak %3-5 civarındadır.
* Zararlı egzoz emisyonla rının azalması, benzin motorlarında %40'ın üzerinde, dizel motorlard a ise %75'e ulaşan değerlerde tespit edilmiştir. Partikül emisyonla rında azalma ortalama %30'un üzerindedir.
* Motor performan sı artar. Dizel motorlard a gücün genelde %10-bazı ölçümlerde %30-artması normal sonuçtur. Benzinli motorlard a temizleme işleminden önce görülen ilk çalıştırma zorluğu, tekleme, düşük devirde sert çalışma ve benzeri şikayetler ortadan kalkar.
* Karbon temizleme işlemi düzenli olarak (her 25.000 km.de bir) yapıldığında motorun ömrü uzar.
* Parça değiştirilmesine gerek kalmadan bu tür harcamala r önemli ölçüde azalır.
* Bakım ve işçilik masrafları ve süresi azalır. Yakıt enjeksiyo n sistemini n dizel motorlard a bakımı bir günü, hatta daha fazla zamanı alabilir. Tüm motorlard a Karbon temizleme işlemi en fazla bir saat sürer.

Karbon Temizleme Niye Etkindir?

Günümüz benzin ve dizel motorlarının kalbi yakıt püskürtme sistemidi r. Enjektörler, yakıtı çok ince bir sprey halinde ve konik biçimde püskürtürler. Zamanla ısı, yakıt kirliliği ve kullanım sonucu sistem kirlenmek tedir. Enjektörlerin yakıt püskürtme delikleri nin 0,5 mm veya daha küçük çapta olduğunu düşünürsek en ufak kirlenmed e tıkanmaları doğaldır. Ayrıca dizel veya benzin motorlarında yanma hücrelerinin, pistonların, valf ve yuvalarının, kısaca yanma dolayısıyla zor şartlarda çalışan parçaların kirlenmey e açık olduğu unutulmam alıdır. "Karbon Temizleme" işlemi yakıt sistemini temizleye rek motoru yenilemek te, ayrıca yanma yüzeylerini yumuşak karbon birikimle rinden arındırmaktadır.

Erken Ateşleme

Erken ateşleme, adından da anlaşılabileceği gibi, bujinin ateşleme safhasına gelmeden önce yakıtın ateşlenmesidir ve bir çok farklı etkene dayanır. Eski zamanlard a avans vurma terimi ilk kullanılmaya başlandığında, durum genellikl e vasat benzin kalitesin e veya yüksek sıkıştırma oranına bağlı idi. Diğer faktörler sıcak karbon tortuları veya hatalı bujilerdi . Ancak günümüzdeki modern araçlarda, hatta modifiyel i olanlarda dahi bu durum pek sık rastlanan bir problem değildir.

Detonasyo n

Detonasyo na daha çok aşırı derecede modifiye edilmiş araçlarda rastlanır. Burada meydana gelen, yanma odasının, genellikl e bujiden en uzak köşesinde, kendiliğinden ve bujinin ateşlemesinden SONRA, patlama yaşanmasıdır. Detonasyo n, çözümünün daha zor olmasından ve motora daha fazla zarar vermesind en dolayı çok daha ciddi bir problemdi r.

Duyulan avans vurma sesi, kendiliğinden patlayan yakıtın, bujinin ateşlediği yakıt ile buluşması esnasında oluşur. Erken ateşlemede, buluşma pistonun üst ölü noktaya varmasından önce meydana geldiği için ve bu safhada silindir basıncı henüz en yüksek değere çıkmadığından dolayı oluşan risk ve zarar göreceli olarak daha azdır. Detonasyo nda ise, kendiliğinden patlama bujinin ateşlemesinden sonra gerçekleştiği için, buluşma genelde üst ölü noktada meydana gelir. Bu safhada silindir içi basınç en yüksek değerde olduğu için sonuç çok daha fazla zarar vericidir .

Detonasyo nun sebepleri erken ateşleme ile benzer olabilir. Erken ateşlemeye sebep olan genelde sıkıştırmanın yüksekliği iken, detonasyo nda en genel sebep yakıt karışımının fakirliğidir. Fakir karışım kendiliğinden patlamaya daha meyilli olduğu için detonasyo na yol açması kuvvetle muhtemeld ir. Bundan dolayı motorları zengin karışım ile çalıştırmak genel bir güvenlik önlemi olarak kabul edilir.

Süperşarjlı veya turbo beslemeli araçlarda, sorun genellikl e emmeye gelen havanın sıcaklığının fazla yüksek olmasıdır. Detonasyo nla birlikte sıcak hava birleştiğinde yanma odasında ve daha da önemlisi pistonde ciddi zararlar meydana gelir. Bu tip bir sorun sonrası motor açıldığında hafif detonasyo n için yanma odasında ve pistonun üstünde izlere rastlanab ilir. Ancak genelde sorun çok daha vahimdir. Pistonda büyük bir delik açılmasıyla pistonun üst kısmının parçalanması ve bunun sonucunda kopan parçaların subaplara ve silindir kapağına ciddi zararlar vermesi kaçınılmazdır.



Egzoz Manifoldl arı

Manifoldl ar arasında 4-2-1'lerin 4-1'lere göre, performan s kriterler i açısından farklı olduğu her zaman söylenir. Ana gerçek, 4-2-1'lerin düşük devirlerd e daha iyi güç verdiği, 4-1'lerin ise buna kıyasla düşük devirde daha az, ama yüksek devirde daha çok güç verdiğidir. Ancak en iyi performan s için hangi manifoldu n uygun olduğuna karar verilmesi, sadece bu kıyaslamaya bakarak gerçekleştirilemez. Detayları tam olarak aşağıda açıklıyoruz.

Motor içinde yakıt yandıktan ve egzoz subaplarından atıldıktan sonra bir basınç dalgası oluşur, bu dalga enerjiye sahiptir ve silindird en, normalden daha çabuk gaz çıkmasına katkıda bulunabil ir. Performan s manifoldl arının amacı budur. Bu dalgaların doğal harmonikl eri ve atımları, doğru kullanıldıklarında performan s artışı yaratabil ir. Bunun için egzoz borusunun çapının ve uzunluğunun doğru olması kritiktir .

Doğru hesapta, 4-1 manifold için 4 ayrı silindird en çıkan gazların bir araya gelmesi, 80-86cm civarında gerçekleşmelidir. Eğer manifold 4-2-1 tipte olursa ilk ikişer boru 40-43cm civarında, sonrasındaki iki boru ise yine 40-43cm civarında uzunluğa sahip olmalıdır. Tüm boruların birleşmesinden sonra ilk susturucu ya veya katalitik konvertöre kadar olan mesafenin de yine 80-86cm civarında olması gerekir.

Peki neden bu uzunlukla r bu kadar kritiktir? Egzoz manifoldu ndan çıkan gazların atımları, ilk karşılaşmaya kadar boruda ilerler. Bir silindird en çıkan gaz, diğer silindird en çıkan gaz ile karşılaştığı anda, geriye doğru bir atım gerçekleşir. Eğer karşılaşma anına kadar olan uzunlukla r doğru ayarlanmış ise geri atımlar egzoz subaplarından çıkacak gaz için başarılı bir emiş gücü sağlarlar. Eğer uzunlukla r yanlış hesaplanırsa geri atımlar olumlu bir etki yaratamay acağı, hatta artı basınç oluşturması ile gazın silindirl erden çıkışını daha da güçleştirebileceği için motorun üreteceği güç standardından dahi düşük hale gelebilir .

Bazılarınızın söylediğini duyar gibi oluyoruz, standart manifoldl arın bu uzunlukla rla hiç bir ilgisi yok, peki nasıl oluyor da standart manifoldl ar bu şekilde üretiliyorlar? Şu şekilde açıklayabiliriz. Gazın harmonikl eri ve boruların uzunlukla rı katları ile orantılı bir şekilde de kullanılabilirler. 80cm'yi doğru uzunluk olarak kabul edersek, 4 silindird en çıkan 4 egzoz borusunu 160cm'sonunda birleştirirseniz de uygundur, 40cm veya 20cm sonunda birleştirseniz de uygundur. Eğer ilk susturucu 20 ya da 40 ya da 80 ya da 160cm sonrasına yerleştirilirse bu da problem değildir. Bundan dolayı standart egzoz manifoldl arı bu hesaplar doğrultusunda üretilebilmkete ve kötü görünmelerine rağmen işlevlerini yerine getirebil mektedirl er.

Tamam, o zaman problem nerede? Sorun çoğu egzoz manifoldu üreticisinin bu kurallara uymamasıdır. Üretim zorluğu veya kaput altındaki yer kısıtlaması gibi sebeplerd en dolayı kimi üreticiler bu hesaplama ları göz ardı edebilmek tedirler. Evet, 4-2-1 standart bir manifold düşük devirlerd e yüksek güç vermelidi r, ama bu ancak manifoldu n oranlarının mükemmel olması durumunda mümkündür. Standardından daha iyisini kimsenin üretemediği egzoz manifoldu na sahip örnek bir otomobil Peugeot 205 MI16'dır. Manifoldu elbette döküm demirdir, ancak görevini mükemmel bir şekilde yerine getirir.

Egzoz Sistemler i

Boru uzunlukla rı ve boyutlarıyla ilgili konu, manifold harici egzoz sistemler i için de geçerlidir. Bundan dolayı çoğu üretici katalizörün yerine yerleştirilmesi amacıyla manifoldd an uygun miktarda uzağa takılacak bir kit de sunmaktadır. Egzoz sistemind eki örnek olarak orta susturucu yu çıkartıp yerine düz boru yerleştirmenın performan sa bir katkısı yoktur, tabii arka susturucu nuz hesaplama lara uygun bir uzaklığa denk bir mesafede olmadığı sürece. Bu da, arka susturucu lar uygun alan bulunan herhangi bir yere takıldıkları için genelde pek mümkün değildir.

Peki katalizör iptali yapıldığında aracın performan sı belirgin şekilde artıyor, buna ne dersiniz? Evet, bu doğrudur, ancak bunun boru uzunlukla rı veya harmonikl erle hiç bir ilgisi yoktur, bu sadece katalizörün kısıtlamasının ortadan kalkması ile ilgilidir . Katalizörü iptal etmek performan sı arttırabilir, ancak katalizörü iptal edip doğru hesaplama ların ışığında katalizörün yerine takılacak bir performan s ürünü performan sı muhakkak daha fazla arttırır.

Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
Lastik,Jant,Yağ,Bakım,Motor...
« Yanıtla #2 : 30 Ocak 2008, 15:54:12 »
Otomobilin yolla temasını sağlayan tek unsur olan lastikler in önemi göz ardı edilmeyec ek kadar büyüktür. Bu nedenledi r ki sürüş güvenliği açısından lastikler hayati önem taşır. Yanlış basınç uygulanmış bir lastik kötü yol tutuşa ve fren mesafesin in uzamasına neden olacağı gibi, balans bozukluğu bulunan bir lastik de yolla teması azaltıp hayati tehlikeye neden olabilir.

LASTİK NEDİR ?

Lastik kauçuk, kord bezi ve çelik teller ile çeşitli kimyasal maddeleri n birleşiminden oluşan ve aracın yer ile temasını sağlayan tek ve en önemli parçadır.
Başa dön

LASTİĞİN GÖREVLERİ

Lastikler, otomobili n ve yükün ağırlığını taşır ve motorun yarattığı döndürme momentini yola aktararak çekiş kuvvetine dönüştürür. Darbeleri emerek konfora katkıda bulunur. Yavaşlamalarda fren gücünü, viraj dönüşlerindeyse direksiyo n kontrolüne gerekli olan yanal kuvveti üretir. Ayrıca kendine özge darbe emici emiş özellikleri sayesinde sürüşten ve zemin bozuklukl arından meydana gelen kuvveti absorbe eder. Yol kaplamasının türü (asfalt, toprak, şose) ve yolun durumu ( yağmur, çamur, kar, buz) ne olursa olsun, lastiğin görevi güvenli şekilde yol tutuşu sağlamaktır. Ancak bilinçli otomobil kullanıcısı, bir lastikten güvenlik ve konforun yanında başka özellikler de arıyor. Modern bir lastiğin daha az titreşim ve gürültü üretmesi, düşük yuvarlanm a direncine sahip olması, dolayısıyla daha az yakıt tüketmesi isteniyor . Fakat lastiğin bu özeliklerin hepsini aynı anda bünyesinde bulundurm ası imkansız. Bu özelliklerin biri sağlanırken diğerlerinden taviz veriliyor .
Başa dön

LASTİK SATIN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Otomobil üreticisinin önerdiği lastik ebadının dışına çıkmamak en doğrusudur; ancak estetik kaygılarla veya özel amaçlarla lastik ebadı değiştirilebilir. Lastiğin kesit genişliğini arttırmak otomobili n viraj ve yol tutuş kabiliyet ini olumlu etkileyeb ilir, ancak kesit genişliği arttıkça ıslak zeminde kızaklama (aquaplann ig) riski de artar. Lastik serisi ve profili değiştirilirse, lastik çevresi de değişeceğinden kilometre saati yanlış gösterir. Ayrıca otomobili n maksimum hızında ve yakıt tüketimde de değişiklikler gözlenebilir. Bunun yanında farklı ebattaki lastikler in otomobili n ön düzen ayarını bozacağı unutulmam alıdır.
Başa dön

LASTİK ÇEŞİTLERİ

Konvansiy onel ve radyal lastik
Lastikler yapılarına, taban desenleri ne, kauçuk karışımlarına ve kullanım amaçlarına göre sınıflara ayrılır. Lastiğin karkas yapısında kullanılan kord bezinin geometris i lastiğin konvansiy onel veya radyal yapıda olmasını belirler. Konvansiy onel lastikler de, lastiğin yapısını meydana getiren kord bezleri 30-40 derecelik açılarda, üst üste ve çapraz biçimde yerleştirilir. Bu nedenle konvansiy onel lastikler çapraz katlı ve diyagonal lastikler olarak da adlandırılır. Son yıllarda otomobil lastik teknoloji sindeki gelişmeler, konvansiy onel lastikler in terk edilip radyal lastikler in kullanılmasına yol açtı.

Radyal lastikler ve avantajla
Radyal lastikler in konvansiy on lastikler e göre en önemli avantajla rı daha esnek olmaları ve daha az ısınıp daha kolay soğumalarıdır. Bunun dışında radyal lastikler in yerde bıraktığı taban izi çapraz lastikler inkinden daha geniştir. Bu avantaj radyal lastikler in konvansiy onel lastikler e oranla yüzde 20 daha iyi yol tutmasını sağlar. Yola temas eden bölümün daha fazla oluşu nedeniyle çekiş gücü ve fren güvenliği daha yüksektir. Radyal lastikler de taban sert, yanaklar yumuşaktır; bu da lastiğin yola temas eden bölümünün sürekli olarak aynı genişlikte kalmasını sağlar. Radyal lastikler in kat ve sırt ayrılmaları da daha dayanıklıdır. Bu ise yola tutunum başarısını arttırır.

Çelik kuşaklar
Radyal gövdeli lastikler in sırt gövdesi boyunca 15 ile 25 derecelik açılarla üst üste ve çapraz biçimde kuşaklar yerleştirilir. Kuşakların görevi lastiğin mukavemet ini arttırmak taban izinin şekil değiştirmesini önlemek ve lastiğin yerle temas eden bölgesinin alanını arttırmaktır. İki tür kuşak bulunur. Birincisi bez dokumanda n üretilen 'tahrik', diğeriyse tellerden üretilen 'çelik' kuşaktır. Çelik kuşağın daha dayanıklı, daha emniyetli ve yüksek hızlara daha iyi uyum sağlaması, lastik üreticilerinin bu tür lastik üretimine yönelmesine neden olmuştur.

Sırt deseni
Farklı amaçlara hizmet etmek için farklı yapıda, desenlerd e ve kauçuk çeşitlerine sahip lastikler üretiliyor. Otomobil lastikler i desenleri ne göre ikiye ayrılır. Standart lastikler ve yüksek performan s lastikler i . Ayrıca bu lastikler in normal tipleri dışında dört mevsim ve kış lastiği versiyonl arı da mevcut. Standart desenli lastiğin kuru ve ıslak zeminde iyi çekiş gücü, yeterli antiaquap laning (suda kızaklamaya karşı hızlı su deşarjı) özellikleriyle, güvenli viraj alma kabiliyet lerine sahip olması istenir. Bunun yanında standart lastikler in sesiz ve konforlu olması düşük yuvarlanm a direncine sahip olması gerekmekt edir. Dört mevsim lastikler in desenleri yse, ıslak, kuru, karlı, çamurlu zeminlerd e güvenli kullanım, frenleme ve yeterli çekiş gücü sağlamak üzere tasarlanır..

Kış lastikler i
Kışın, uzun ve şiddetli olduğu, yolların uzun süre kar ve buzla kaplı olduğu bölgelerde kış lastikler i kullanılmalıdır. Deseniyle olduğu kadar soğuğa dayanıklı kauçuk karışımlarıyla da kar ve buz gibi kaygan koşullarda maksimum çekiş ve fren gücünü zemine iletebile n kış lastikler i silika teknoloji siyle üretiliyor. Bu teknoloji de lastiğin tutunma özelliğini arttırıyor. Kış lastikler inde dikkat edilmesi gereken en önemli noktaysa hız serilerin e uyumdur. Çünkü kış lastikler inde hız serileri standart lastikler e oranla düşüktür. Otomobili n son sürati yüksek olsa bile lastiğin hız serisi aşılmamalıdır.

Yüksek performan s lastikler i
Yüksek motor gücüne sahip otomobill er, bu yüksek gücü yere aktarabil mek ve yüksek süratlere çıkabilmek için performan s lastikler ine ihtiyaç duyar. Bu tür lastikler V, W, Z gibi daha yüksek hız serisine sahip lastikler dir. Yüzde 55 veya yüzde 35 gibi basıklık oralarına (alçak profile) sahip yüksek performan s lastikler i, yola daha iyi tutunmayı sağlayan özel kauçuk karışımlarına sahiptir. Geniş tabanlı yüksek performan s lastikler inin kuru ve ıslak zeminde iyi yol tutması, iyi viraj alması gerekir. Yüksek performan s lastikler inin ömrüyse, standart lastikler e göre (kullanıma bağlı olarak ) yüzde 20 daha kısadır.



SIRT: Lastiğin yolla temasını sağlayan en üst bölümüdür. Üzerindeki desen kulanım amacını gösterir. Desendeki oluklar yağmur suyunu deşarj etmeye yarar. Zemine temas eden dolu bloklarsa çekiş ve fren gücünü iletir, yanal kuvvet üretir.
OMUZ: Sırt ile yanağın birleştiği ve kalın kauçuktan yapılmış bölgesi
YANAK: Lastiğin topuk ve omuz bölgesi arasında kalan ve bölgesidir. Direksiyo n kontrol karakteri stiğini, taşıma ve konfor estetiğini belirler. Lastiğe esneklik sağlar, üzerinde markalama ve tanıtıcı bilgiler bulunur.
TOPUK: Lastiğin janta temas eden ve sıkıca bağlanmasını sağlayan bölgesidir.
DAMAK TELİ: Lastiği jantın etrafında tutan bölgedir. Gerilmeye dayanıklı, uzamayan çelik tellerden üretilir.
CEYFIR: Damak telinin dış kısmına yerleştirilir. Karkas yapının jant tarafından aşındırılmasını ve tahrip edilmesin i engeller. Jant ucu üzerinde gerekli olan esnekliği sağlar.
KARKAS YAPI: Lastiğin alt ucundaki bir damak telinden diğerine uzayan destek bölümüdür. Damak telinin etrafını dolaşarak lastiğe bağlanır. Polyester kord bezinden üretilen karkas yapıda uzunlamasına lifler yükü taşır, yatay liflerse yapıyı bir arada tutar.
KUŞAKLAR: Lastik sırt deseninin altında uzanan dar katmanlar a kuşak adı verilir. Çelik ve bez olmak üzere ikiye ayrılan kuşaklar karkas yapıyı sıkıştırır.
ASTAR: Lastiğin iç yüzeyindeki ince bir kauçuk katmanı olan astar hava sızdırmazlığını sağlar. Lastiğin içine sıkıştırılmış basınçlı havanın dışarı kaçmasını önler.

DOĞRU JANTA DOĞRU LASTİK TAKIN!

Üzerinde durulması gereken bir diğer konuysa lastiğe uygun olan jantı seçmektir. Tubeless lastikle kenarları düzgün tubeless jant kullanılmalıdır. Her lastik ebadı için tavsiye edilen bir jant eni vardır. Birde kullanılabilir jant enleri bulunur. Lastik eşdeğer tablosund aysa uygun jantların enleri verilir. 185/70 R 13 lastikte tavsiye edilen jant eni 5.0 inçtir. Ama bunun bir altı ve ya bir üstü olan 5 ve 5.5 inçlik jantlarda kullanılabilir.

Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
Lastik,Jant,Yağ,Bakım,Motor...
« Yanıtla #3 : 30 Ocak 2008, 15:54:46 »
LASTİĞİN DİLİNDEN ANLAYIN!

Tüketicilerin büyük bölümü lastik satın alırken lastik yanağındaki yazılara pek bakmaz. Bir çok insan için önemli olan sadece lastiğin markasıdır. Oysa lastik yanağında lastiğin üretim tarihinde n kauçuk karışımının cinsine kadar pek çok bilgi bulunur. Örneğin, yanağında 185 65 R 14 85H ENCT2 TL yazan bir lastiktek i rakamlar sırasıyla milimetre cinsinden lastiğin kesit genişliğini, balonluk, yüzde olarak lastiğin profilini büyük harfler lastiğin gövde yapısını daha sonra gelen rakam inç cinsinden jantın çapını son rakam yük endeksini son harf hız sembolünü ifade eder. ENCT2 lastiğin ismini; TL ise lastiğin tubeless yani lastiğin iç lastiksiz olduğunu belirtir.

185=Kesit genişliği (mm)
65=Lastiğin serisi
R=Lastik gövde yapısı
14=Jant çapı (1 inç=2.54mm)
85=Yük endeksi
H=Hız limiti
ENCT2=Lastiğin özel ismi
TL=Tubeless

UZUN ÖMÜRLÜ VE PERFORMAN SLI LASTİKLER İÇİN UYARILAR

Hava Basıncı
Uygun olmayan hava basıncı ilerde tamiri mümkün olmayan hasarlar yaratabil ir. Ayrıca düzensiz ve erken aşınmaya da sebep olur. Hava basıncı lastik soğukken ölçülmeli ve mutlaka araç üreticilerinin belirlediği hava basıncı değerlerine uygun olmalıdır.
Spot
Araç üreticilerinin lastik basınç uyarılarına dikkat ediniz. Düşük şişirme basıncı lastiğin iki omuzunda, yüksek şişirme basıncı ise taban merkezind e çevresel ve düzensiz aşınmaya sebep olur.
Rot Ayarı
Aracınızın mekanik ve süspansiyon sistemler indeki aksaklıklar nedeni ile direksiyo n ve araç yönü aynı olmayabil ir. Ön düzen bozukluğu sadece lastikler inizde ekonomik kayba neden olmakla kalmaz aynı zamanda aracınızın süspansiyon ve döner aksamına da zarar vererek zaman içersinde yüksek mekanik tamir ve bakım masrafına yol açar.
Balans Ayarı
Jant ve lastiğinizin uygun olarak eşlenmemesi hızlı sürüş esnasında zıplama, vuruntu, salgı, yalpa gibi konforsuz luklar hissetmenıze neden olacaktır.
Rotasyon(Yer Değiştirme)
Lastikler in, araçta takılı oldukları her değişik pozisyond a değişik aşınma hareketin e maruz kaldıklarından, periyodik olarak yerlerini n değiştirilmesi ömürlerini artıracaktır. Birbirine çapraz konumdaki lastikler in değiştirilmesi lastik üreticilerinin tavsiyesi dir.
Diş Derinliği
Zamanla lastiğiniz üzerindeki desen aşınarak kullanılmaz seviyeye gelir. Aşınmış lastikler aracın performan sını düşürür, yakıt tüketimini arttırır. Diş derinliği 1.6 mm'nin altına inmiş lastikler i kullanmak, can ve mal emniyeti bakımından tehlikedi r. Ayrıca kanunen de yasaktır ve cezası trafikten men edilmedir .
Yük Miktarı ve Yükleme Biçimi
Araç üreticisinin belirlediği, araç taşıma kapasites i (istiap haddi) üzerinde yüklemeler; lastiğinizin çabuk ısınmasına; yanak, omuz ve topuk bölgelerinde arıza ermesine ve hızlı aşınmasına neden olur. Dengesiz yüklemeler de lastik ömrü üzerine olumsuz etki yapar.
Fren Ayarı
Fren sistemi araç üreticisinin tavsiye ettiği aralıklarda kontrol edilmelid ir.Ayarsız frenler, lastikler de düzensiz ve hızlı aşınmalara sebep olabilir. Ani ve sert frenlemel erde
Kuvvet dağılımı lastiğe göre farklı olacağından, blok tipi aşınma olması ihtimali artar.
Araç Kullanımına Uygun Lastik Seçimi
Araç el kitabında belirtile n ebat ve kat muadilind eki lastikler kullanılmalıdır. Aracın tüm lastikler inin aynı yapıda olması gerekir. Aynı aks üzerinde farklı yapı, desen ve aşınmada lastik takılması halinde araç performan sı olumsuz etkilendiği gibi lastik düzensiz ve hızlı aşınır.
Araç Hızı
Araç kullanım hızı arttıkça lastiğin sıcaklığı a yükselir. Bu sebeple sırt kauçuğu normale göre daha çok aşınma gösterir.
Yol ve İklim Şartları
Düzgün olmayan yol yüzeylerinde ve sıcak yaz aylarında lastik normale göre daha çok aşınma gösterir.
Sürücü Alışkanlıkları
En önemli faktörlerden birisi de araç kullanım alışkanlıklarıdır. Aracın bakım seviyesi gibi faktörleri de unutmamak gerekiyor .
Başa dön

KULLANIMA İLİŞKİN 20 ALTIN KURAL

1. Bozuk ve taşlı yollarda yüksek hız yapmayın. Ayrıca ani ve sert frenden aracı hızlı kaldırıp patinaj yapmaktan kaçının. Aksi halde lastikler de düzensiz ve erken aşınmalar meydana gelir.

2. Lastiğinizi keskin kaldırım kenarlarına sürtmekten kaçının. Lastiğin gövdesini oluşturan kordların çok hafif hasar görmesi bile üzerinde yüründüğünde lastikte tehlikeli olabilece k büyük arızalara sebep olabilir.

3. Otomobili nizi kullanırken yoldaki çukurlara ve tümseklere dikkat edin kaldırıma park etmekten kaçının.

4. Sıcak havada ve ağır yükle yüksek sürat yapmayın. Havanın sıcak olması ağır yük ve yüksek süratten ötürü fazla ısınan lastiğin soğumasını zorlaştırır.

5. Aracınızda uygun olmayan yüklemeden kaçının. Dengesiz yük dağılımı bazı lastikler in üzerine fazla yük binmesine ve buna bağlı olarak hızlı aşınmaya sebep olabilir.

6. Diş derinliği 1.6 mm den az olan lastikler i kullanmayın. Özellikle ıslak zeminde lastiğin suyu boşaltması ve yere tutunması güçleşeceğinden diş derinliği bu seviyenin altına düşmüş lastikler in değiştirilmesi emniyet açısından çok önemlidir.

7. Araç ve lastikle ilgili ayarsızlıkları (balans bozukluğu rot ayarsızlığı vs) giderin. Söz konusu mekanik ayarsızlıklar sürüş konforu ve direksiyo n hakimiyet inin azalmasının yanısıra lastikler de düzensiz ve erken aşınmaya neden olabilir.

8. Araç üreticisi tarafından onaylanmış ebattaki lastik ve jantları kullanın. Lastik ve Jant ebadının birbirine uygun olmasına dikkat edin.

9. Üretildiği tarih üzerinden 5 yıl geçen dış ve iç lastikler in dikkatle kontrol edilip kullanılması gerekir. Eğer üzerinde çatlaklar oluşmuşsa söz konusu lastik kullanılmamalıdır.

10. Lastikler inizi mümkünse her kullanımdan önce gözle kontrol edin. Lastiğe çivi taş cam gibi yabancı maddeler batmışsa bunları çıkarın. Hasar gören lastiğinizi vakit geçirmeden tamir ettirin. Hasar görmüş veya herhangi bir nedenle hava basıncı çok azalmış lastikle yola devam etmeyin.

11. Tüm supaplar iyi durumda temiz ve kapaklı olmalıdır. Supap kapakları lastiğin içine toz ve benzeri maddeleri n girmesini önler.

12. İç lastiksiz (tubeless) lastiği mutlaka tubeless janta takın. İç lastikli (tubetype) lastiğiyse kesinlikl e iç lastiksiz kullanmayın.

13. Bijon somunlarının sıkılığını düzenli olarak kontrol edin. Bijon somunlarının gevşek olması durumunda sürüş emniyetin in azalmasının yanısıra lastikte düzensiz aşınma meydana gelecekti r.

14. Lastiğin üzerinde belirtile n hız ve yük limitleri ni hiçbir şekilde geçmeyin. Aksi takdirde çok tehlikeli sonuçlar doğurabilecek lastik arızaları sözkonusu olabilir.

15. Otomobili n dört tekerleğine aynı ebat yapı ve desende lastik takın. Farklı lastik kullanımı özellikle de farklı ebat ve yapıda lastik kullanımı araç ve lastik performan sını çok olumsuz etkileyec ektir.

16. Her dış lastik değişiminde jant supapını veya iç lastiği değiştirin.

17. Lastik şişirme basınçlarını iki haftada bir kontrol edin basınç düşmüşse uygun seviyeye getirin. Isınan lastiğin hava basıncı yükselebileceğinden lastikler in hava basıncını lastik soğukken ölçmeye ve ayarlamay a dikkat edin. Isınma sonucu yükselen hava basıncını azaltmak için lastiğin havasını boşaltma yoluna kesinlikl e gidilmeme lidir.

18. Karlı ve buzlu havalarda daha iyi çekiş sağlayacağı düşüncesiyle lastik havasını kesinlikl e azaltmayın. Tersine bu gibi durumlard a hava basıncını yaklaşık 3 PSI artırmak zemindeki karlı buzlu tabakayı yarmaya yardımcı olup çekişi artıracaktır.

19. Lastikler in her 10 bin kilometre de bir rotasyonu nu tamamlayın. Radyal lastikler de dönüş yönünü değiştirmeden öndeki lastikler i arkaya arkadakil eri öne takın.

20. İki haftayı aşan park etmelerde lastik havasını 7.5 PSI artırın ve otomobili takoza alın.

JANT ALIRKEN VE KULLANIRK EN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Aplikasyo n
Jantların aplikasyo n tablosuna göre aracınıza uygun olduğundan ve doğru lastik kullanıldığınızdan emin olunuz. Araç üreticisinin tavsiye etmiş olduğu teknik değerlerin dışına çıkmamaya özen gösterin. Yanlış seçilecek jant, aracın maksimum hız, fren mesafesi, rot-balans ayarı ve yakıt tüketimi gibi teknik değerlerine olumsuz etkilerde bulunabil ir. Bunun için yeni bir jant alırken, konuyla ilgili teknik servisler den mutlaka bilgi alınız.

Bakım
Jantın temizliğini mutlaka su ve normal deterjan kullanara k yapın. Sert olmayan bir fırça veya süngerle jant üzerindeki yağ ve benzeri izleri çıkarabilirsiniz. Metal, solvent katkılı temizleyi ciler ve aşındırıcı malzemele r ile jantınızın kaplamasına zarar vereceğinizi unutmayın. Jantları, sert cisimleri n darbeleri nden koruyunuz ve kaldırım kenarlarına çarpmaktan kaçınınız.

Onarım
ERTRO (Uluslarar ası Lastik ve Jant Teknik Kurumu) standartl arı tavsiyesi ne göre hasar görmüş jant onarılamaz ve kullanılamaz. Jant üzerinde kaynak, doğrultma, talaş kaldırma, boyama, bijon somunu veya göbek deliğini büyütme ve eksen kaydırma işlemleri yaptırmayınız.

Kullanım
Jant, üretici firmalar tarafından trafiğe izin verilen yol koşullarında ve araç firmalarınca belirtile n aks yüküne göre test edilir ve satışa sunulur. Diğer yol koşullarından ve aşırı yüklemelerden dolayı jantlarınızda problem oluşacağını unutmayın.
Başa dön
 

Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
Lastik,Jant,Yağ,Bakım,Motor...
« Yanıtla #4 : 30 Ocak 2008, 15:55:27 »
JANTLA İLGİLİ SIK SORULAN 10 SORU
1. Jant alırken nelere dikkat edilmeli?
Jant alırken, üzerinde durulması gereken en önemli konu, jantın araca uyumudur. Beğendiğiniz jantın aracınıza uyumlu olup olmadığını araç üreticisinden öğrenebilirsiniz. Ayrıca jant servisler inde de aracınıza uygun jant için uygulama tabloları bulabilir siniz...
2. Hafif metal jantların araç hakimiyet ine olumlu etkisi var mı?
Hafif metal jantların, yapısal özellikleri ve tubeless lastikler le uyumları neticesin de, araç denge ve direksiyo n hakimiyet ine olumlu yönde katkıları bulunuyor .
3. Hafif metal jant yakıt tasarrufu sağlar mı?
Hafif metal jantlar, alüminyum ve titanyum gibi metallerd en üretilirler. Bu tip metallerd en üretilen jantların, saçtan üretilen jantlara göre en önemli avantajla rı hem hafif olmaları, hem de daha sağlam olmalarıdır. Bu nedenle alüminyum jantlar, araç toplam ağırlığını azaltır ve yakıt ekonomisi ne katkıda bulunur.
4. Hasar gören jant onarılabilir mi?
ERTRO (Uluslarar ası Lastik ve Jant Teknik Kurumu) standart tavsiyesi ne göre, hasar görmüş jant onarılamaz ve kullanılamaz.
5. Jant üzerinde herhangi bir işlem yaptırılabilir mi?
Güvenliğiniz için jant üzerinde kaynak, doğrultma, talaş kaldırma, bijon veya göbek deliğini büyütme ve eksen kaydırma işlemleri yaptırmayınız.
6. Jant montajı kime yaptırılır?
Jantın montajı, uygun makine ve ekipmanla ra sahip servisler e yaptırılmalıdır.
7. Hafif metal jantlar, diğer jantlara göre güvenli midir?
Hafif metal jantlar, yapısal özellikleri itibariyl e, dış etkenlerd en kaynaklan an darbeleri kolay absorbe ederler. Ayrıca ekstra güvenlik sağlarlar.
8. Hafif metal jantların lastik ve fren sistemler inin ömrüne olumlu etkisi olduğu doğru mudur?
Hafif metal jantlar, lastik ve fren sistemler inde oluşan ısıyı hızla transfer ettikleri için ömürlerini uzatırlar.
9. Yeni jantta, eski bijon somunları kullanılabilir mi?
Bijon, havşa açıları her jantta farklı olacağından jantla birlikte verilen orijinal bijon somunları kullanılmalıdır.
10. Eski model jant nereden bulunabil ir?
Jant üreticileri bu konuda tüketicilere gerekli yardımı sunuyor. Jantınızın markanıza göre aşağıda telefonla rını verdiğimiz ilgili üreticilere başvuruda bulunabil irsiniz.

Motorun yağ eksiltmes inin nedenleri nelerdir?

Halk arasında sıkça telaffuz edilen "motor yine yağı bitirdi" tabiri aslında tamamen teknoloji k bir konudur. Özellikle eski teknoloji motorlard a, silindir ve piston gibi materyall erin birbirind en uzak tasarlanm ası sonucunda, yağ eksiltme sorunlarıyla karşılaşılır. Motor içindeki aktarma organlarının zamanla deforme olmasının da yağ eksiltme problemin deki rolü büyüktür. Yağ eksiltme artıkça motorun ömrü de sona yaklaşır. Son teknoloji motorlard a ise bu tip problemle rle daha az sıklıkta karşılaşılıyor. Çünkü teknoloji k motorlard a yüksek performan s sağlamak amacıyla aktarma organları birbirine daha yakın tasarlanıyor. Bu nedenle teknoloji k motorlar daha az yağ eksiltiyo rlar.

Yağ neden bozulur?

Motor yağlarının bozulmasının en önemli sebebi, yanma işleminden kaynaklan an atık maddeleri n yağı kirletmes idir. Bu maddeleri n başlıcaları su, kurum ve yakıttır. Su, yanma tepkimesi nin doğal bir ürünüdür ve normalde buhar olarak atılır. Motorun soğumasıyla biriken su karterde toplanara k yağa karışır. Kurum ise yanmanın tam olarak gerçekleşmemesinin bir sonucudur . Bu kurumun bir kısmı silindirl erdeki yağlara karışarak kartere iner. Yağ filtreler i bu kurumu süzer, ancak belli bir süre sonra sistemde tıkanıklıklar doğabilir. Yağı kirleten bir diğer madde de yakıttır. Silindirl ere alınan yakıtın tamamı yanma tepkimesi ne girmez. Yanmayan kısım da diğerleri gibi kartere sızar. Fazla miktarda birikmesi viskozite yi önemli oranda azaltabil ir.

Yağ değişim süreleri ne kadar olmalı?

Yağ değişim süreleri her üretici tarafından model bazında ayrı ayrı belirleni r. Bu bir kilometre değeri olur (7500 km gibi). Ancak bazı üreticiler, zaman olarak da bir kısıtlama getirebil ir (1 yıl gibi). Sentetik yağlar, mineral yağlara oranla daha uzun dayandığını da göz önüne almak gerekir. Bu periyodu etkileyen birkaç önemli faktör daha vardır. Bunlardan soğukta ilk çalıştırma sıklığı, motorun ne kadar aşınmış olduğu ve hava sıcaklığı ilk akla gelenlerd ir.

Yağ paslanmay a neden olur mu?

Fazla kirlenen bir yağ paslanmay a neden olabilir. Motor yağının bulunduğu ortamlard a çok hızlı hareketle r ve yüksek sıcaklıklar söz konusudur . Havanın da yeterince bulunduğu bu koşullarda bir takım bileşikler oluşur. Yağa karışan bu bileşikler yağın asiditesi ni artırır. Bu durumda motorda pas oluşabilir.

Fren hidroliğine dikkat!

Belkide yağlar konusunda en dikkatli davranılması gereken ürün, fren hidroliği yağıdır. Çünkü fren hidrolik yağı nedeniyle yaşanacak tüm problemle r, hayati tehlike taşımaktadır. Fren hidrolik yağları, kilometre den bağımsız olarak 12-18 ay içinde değiştirilmelidir.

Hangi viskozite aralığını tercih etmeli?

5W-30
Eksi (-) 25 derece hava sıcaklıklarına kadar ilk çalıştırma mümkündür. Son model otomobill erin çoğunda yakıt ekonomisi ve düşük sıcaklıklarda performan s sağlar.

10W-30
Eksi 18 derece hava sıcaklıklarına kadar ilk çalıştırma mümkündür. En çok tavsiye edilen viskozite derecesid ir. Yüksek performan s veren çok supaplı ya da turbo beslemeli motorlard a dahi rahatlıkla kullanılabilir.

10W-40
Eksi 18 derece hava sıcaklıklarına kadar ilk çalıştırma mümkündür. Piyasaya ilk sunulan çok dereceli yağ tipidir. Motorun yıpranmasını ve paslanmayı önlemek için iyi bir seçimdir. Ancak bu tip yağ seçilmeden önce mutlaka aracın kullanım kılavuzuna başvurmakta fayda vardır.

20W-50
Eksi 9 derece hava sıcaklıklarına kadar ilk çalıştırma mümkündür. Yüksek performan slı, yüksek devirli motorlar için maksimum koruma sağlar. Ağır yük taşıyan araçlar için de en iyi seçenektir.

SAE 30
Eksi 9 derece hava sıcaklıklarına kadar ilk çalıştırma mümkündür. Üreticinin tavsiyesi üzerine bazı otomobil ve kamyonetl erde kullanılır.

SAE 40
0 derece hava sıcaklıklarına kadar ilk çalıştırma mümkündür. Üreticinin tavsiyesi üzerine bazı otomobil ve kamyonetl erde kullanılır. Soğuk yerler için önerilmez.

Kaliteli akaryakıt, performan sı ne kadar etkiler?

Akaryakıt ne kadar kaliteli olursa olsun, ayarları yanlış yapılmış veya aşınmış bir motora yapabilec eği birşey yoktur. Fakat motordaki birikinti lerden ya da yanma kalitesin den kaynaklan an problemle r varsa, modern akaryakıtlar performan sı önemli ölçüde artırabilir. Yeni nesil katkı maddeleri ne sahip akaryakıt ürünleri karbon birikinti lerine eritici etki yapıyor. Bu da yakıt ekonomisi ni, zararlı atıkların azaltılmasını, motor özelliklerini olumlu yönde etkiliyor . Bu aynı zamanda, yağ ve hava filtreler in de daha uzun süre dayanmasını sağlıyor.

Oktan ne ifade eder?

4 zamanlı motorlard a yakıt, belli bir sıkıştırma nedeniyle buji ateşlemesi olmadan, kendiliğinden yanabilir . Bu durum vuruntuya neden olur. Yakıtın oktan değeri onun, tutuşmadan ne kadar sıkıştırabileceğini gösterir. Düşük oktanlı yakıtlar ancak en az sıkıştırma oranına kadar dayanabil irler. Güçlü otomobill erde daha yüksek sıkıştırma oranları mevcuttur, bu da daha yüksek oktanlı yakıt gerektiri r. Türkiye'de halen 91 ve 95 oktanlı akaryakıt ürünleri satılmaktadır.

Periyodik Bakımlar:

Günlük, haftalık, aylık bakım ve kontrolle r
Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre her araca belirli bir km veya süre dolunca bakım uygulanır. Periyodik bakım ve kontrolle r firmadan firmaya değişmekle beraber genellikl e 10-15 bin km aralığında yapılır.
Yetkili servisler de uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi kendine yapması önerilen bazı kontrolle r de var. İşte bunlardan birkaçı:
Günlük kontrolle r
Sabahları araca binmeden önce lastikler in havasının kontrolü
Aracın park edildiği yerde yağ veya sıvı izleri olup olmadığının kontrolü
Kış mevsimind e donmuş olabileceği düşünülerek silecekle rin cama yapışıp yapışmadığının elle kontrolü
Kontak açıldıktan sonra göstergede bulunan ikaz lambalarının kontrolü
Yola çıkmadan önce ışıklandırma (farlar, sinyaller, fren lambaları vs.) kontrolü
Haftalık kontrolle r
Sıvı seviyeler inin gözle kontrolü (radyatör genleşme kabı üzerindeki max işareti, silecek sıvısı)
Motor yağ seviye kontrolü
Hidrolik yağ seviye kontrolü
Özellikle ağaç altına park edilen araçlarda, motor kaputunun, havalandırma mazgallarının yaprak ve yabancı maddelerd en arındırılması ve su tahliye delikleri nin gerekirse temizlenm esi
Silecek lastikler inin ıslak bir bez ile temizlenm esi
Aylık kontrolle r
Boya üzerinde çizik veya taş yaraları kontrolü (derin çiziklere servis müdahalesi gerekir)
Emniyet kemerleri nin nemli sabunlu bez ile tozdan arındırılması
Yıkama esnasında özellikle jantların balata tozundan ve yabancı maddelerd en arındırılması
Araç üzerinde olabilece k sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan dökülen reçine türü yapışkan veya agresif çevre etkenleri nin temizlenm esi
Yapılan km' ye göre lastikler in detaylı gözle kontrolü (diş derinlikl eri, yaralanma veya yarılma izleri) Araç iç temizliği, var ise deri koltukların kullanım kitabında belirtild iği üzere temizliği

Yakıttan elde ettiği ısı enerjisin i mekanik enerjiye çeviren makinalar a motor denir.

Yakıtlarına göre motorlar, Dizel-Benzin-LPG li olmak üzere ayrılırlar. Benzinli motorun yakıtı benzin; Dizel motorun yakıtı Mazot (motorin); LPG'li motorun yakıtı ise LPG gazıdır.

Silindir diziliş şekillerine göre motorlar sıra tipi, v tipi, yıldız tipi, boksör tipi şeklindedir.

Soğutma sistemine göre motorlar, su soğutmalı ve hava soğutmalı diye ikiye ayrılır.

Yanma sistemine göre motorlar, içten yanmalı ve dıştan yanmalı diye ikiye ayrılır. Araçlardaki motorlar içten yanmalı motorlardır. İçten yanmalı motorlar ise, mazot, benzin ya da motorin yakarlar.

Motorlar, çalışma zamanlarına göre, iki zamanlı ve dört zamanlı motorlar diye ikiye ayrılır.
Benzinli motorlard a ateşleme, sıkıştırılmış benzin-hava karışımının buji ile ateşlenmesi ile olur.

4 zamanlı motorlard a 4 zaman, sırası ile şöyledir: Emme, sıkıştırma, ateşleme (veya genişleme; iş zamanı da denir), egzost.

Enjektörlerden püskürtülerek ateşleme yapılan motorlard a yakıt olarak motorin kullanılır.
Katalitik konvertör kullanılan araçlarda yakıt olarak, kurşunsuz benzin kullanılır.
Bir motorun bazı parçaları şunlardır: marş motoru, piston, segman, piston kolu, silindir kapağı, supap kapağı, eme manifoltu, egzost manifoltu, silindir gövdesi, silindir gömleği, karter, conta, külbütör, emme supapı, ekzost supapı, supap iteceği, krank mili, kam mili, volan dişlisi, eksantrik dişlisidir.

Dizel motorda ise bunların dışında, mazot pompası (enjeksiyo n pompası) ve enjektör de bulunur.

Benzinli motorlard a, üsttekilerin dışında karbüratör, benzin pompası, buji, disribütör, bobin vardır.

ATEŞLEME SİSTEMİ

Benzinli motorun ateşleme siteminin bazı önemli parçaları şunlardır:
Akü, kontak anahtarı, endüksiyon bobini, distribütör, buji ile distribütör içinde bulunan platin takımı, alçak yüksek gerilim kabloları kondansatör, tevzii makarasıdır.

Bezinli motorlard a bujinin görevi ateşlemeyi sağlamaktır. Benzinli motorlard a bulunan distribütör' ün en önemli görevleri endüksiyon bobininde n gelen yüksek voltajı bujilere dağıtmanın yanı sıra, platin ve meksefe yardımıyla yüksek voltajın oluşumunu sağlamak, ayrıca tevzii makarasıyla da elektrik dağıtımını sağlamaktır.
Endüksiyon bobini aküden gelen voltajı 15.000 - 25.000 volta çıkarır.
Bujilere ateşleme sırasına göre akım dağıtan distribütördür. Motor çalışmazken kontak anahtarı, ateşleme durumunda açık unutulurs a platin ya da bobin yanabilir .
Aracın belirli bir km.'sinden sonra bazı parçaları değişmelidir. Bunlardan biri platin ve bujidir. Ateşleme sistemi ayarlarından biri buji ayarı ve diğeri ise platin ayarı ile avans ayarıdır.
Platin meme yapmış ise meksefe (kondansatör) yanabilir . Platin meme yaparsa zımparayla temizleni r.

Motorun çalışması sarsıntılı ise, sebebi buji kablolarından birinin çıkmış olması olabilir.
Benzinli bir motorda normal yanma olmamasının sebepleri nden biri bujilerin normal ateşleme yapmaması,

bir diğeri de platin ayarının bozuk olması ayrıca bujilerin kurum bağlanmış olmasıdır.
Bujiler ayarsız ve aşınmış ise motor çekişten düşer.
Buji ayarları yanlış yapılmış bir aracın egzost dumanı siyahtır.
Motorun egzostund an siyah duman çıkması durumunda karışım oranı da kontrol edilmelid ir.

YAKIT SİSTEMİ

Benzinli motorun yakıt sistemini n parçalarından bazıları şunlardır:
yakıt deposu, yakıt pompası, yakıt göstergesi, karbüratör, hava filtresi, emme manifoltu .

Dizel motorun yakıt sistemini n parçalarından bazıları şunlardır: yakıt deposu, besleme pompası, mazot filtresi, enjeksiyo n pompası, enjektör, ısıtma kızdırma bujileri, yakıt göstergesi.

Hava filtresin in görevi, karbüratöre giren havayı süzmek ve ve sessiz emiş sağlamaktır. Hava filtresin in tıkanmasını önlemek için basınçlı hava ile temizleme liyiz. Öte yandan, hava filtresi tıkalı olan motor zengin karışımla çalışır. Filtre yine de temzilenm eden motor hala çalıştırılırsa motor boğulur.

Karbüratör, emme manifoltu üzerindedir ve sadece benzinli motorlard a olur. Benzin-Hava karışımını ayarlar. Karbüratörün karıştırma oranı 1/15'tir.

Jikle devresini n görevi, soğuk havalarda motorun çabuk çalışmasını sağlamaktır. Jikle devresi karbüratörde bulunur. Jikle kelebeği, karbüratörün hava giriş deliği önünde bulunur.

Yağ filtresi yağı süzer ve temizler.

Silindir içindeki yanmış gazlar egzost manifoldu ile dışarı atılır.

Egzost susturucu su, basınçlı olarak çıkan yanlış gazların sesini azaltır. Eğer aracın egzostund an fazla ses çıkıyorsa susturucu patlak olabilir.

Supap ayarı, en önemli motor ayarlarından biridir. Soğuk ve sıcak ayar olarak ikiye ayrılır.

Bir aracı kış şartlarına hazırlarken en önemli noktalard an biri hava filtresin i kışlık pozisyona almak ve otomatik jikle kışlık pozisyonu na çevirmektir.

Araçta yakıt ikmali yapılırken motor stop edilir.

Ayağımızı gaz pedalından çeksek bile motorun hala çalışmasını sağlayan devre rölanti devresidi r.

Yakıtın içinde toz-su-pislik vs. varsa motor tekleyere k çalışır.

Yakıt sistemi ayarlarından biri rölanti ayarıdır.

Boğulmuş bir motoru çalıştırmak için gaz pedalına sonuna kadar basılarak marş yapılır.

Motor ısınıca stop ediyorsa karbüratöre de bakılmalıdır.

Araç kulanırken yakıt tasarrufu için

hava filtresi temizlenm eli,
Karbüratör ayarları yapılmalı,
Jikle devresi açık unutulmam alıdır,
Rölanti yüksek olmamalıdır,
Eskimiş bujiler temizlenm eli,
Lastik hava basınçları normal olmalıdır,
Fren ayarlarının sıkı olmaması,
Uygun viteste gidilmesi,
Debriyaj kaçırması olmamalıdır,
Saatte 90/100 km hızın geçilmemesi
gerekmekt edir.

Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
Lastik,Jant,Yağ,Bakım,Motor...
« Yanıtla #5 : 30 Ocak 2008, 15:55:57 »
Aracın fazla yakıt yaktığını anlamak için eksozuna bakılır. Eğer egzost rengi siyahsa fazla yakıt yakıyor olabilir.

YAĞLAMA SİSTEMİ

Yağlama sistemini n parçaları:

Karter-yağ pompası,
Filtre,
Gösterge,
Seviye çubuğu,
Yağ kanallarıdır.

Motorda yağın bazı görevleri:

Sürtünmeyi azaltmak,
Aşınmayı önlemek,
Silindir ve segmanlar arası boşluğu doldurup sızdırmazlığı sağlamak,
Soğutmaya yardımcı olmak,
Aşınmadan dolayı oluşan pislikler i temizleme ktir.

Karterin önemli görevlerinden bazıları:

Motor bloğunun altını kapatmak ve yağa depoluk etmektir.

Araçta motor yağı kontrol edilirken kontak anahtarı kapatılır ve 4-5 dakika beklenir. Yağ ölçümü yapılırken araç düz durumda olmalıdır. Yağ seviyesi yağ çubuğuyla ölçülür, ve yağın seviyesi yağ çubuğunun iki çizgisi arasında olmalıdır. Yağ seviyesi normalin çok altında iken motor çalıştırılırsa motor ısınır ve yanar.

Motor yağı değiştirilirken motor sıcak olmalıdır.

Motorlard a genellikl e 20-50 W numara motor yağı kullanılır. Motorun yağı karterin altındaki tapa açılarak boşaltılır. Yeni motoryağı ise süpap muhafaza kapağı üzerindeki kapaktan doldurulu r.

Motor yağı ve yağ filtresi belli km'lerde mutlaka değiştirilmelidir.

Motorda yağ basıncı yoksa,

yağ yok,
filtre tıkalı,
yağ pompası arızalı,
ya da yağ müşiri arızalı olabilir.

Motorun yağ eksiltmes inin sebepleri nden bazıları:

Karter contasnın yırtılması,
sekman ya da silindirl erin aşınması,
karterin delik olması,
tapadan yağ sızdırmasıdır.

Yağ yakan motorun eksoztund an mavi duman çıkar.

Marşa basılıp motor çalıştırıldığında yağ lambasının sönmesi gerekir.
Motor çalıştığı sürece yağlamanın olup olmadığı motor yağ göstergesinden takip edilebili r.
Motor çalışırken yağ göstergesinde anormalli k görülürse motor hemen durdurulu r.

SOĞUTMA SİSTEMİ

Su ile soğutma sistemini n bazı parçaları:

Radyatör,
Vantilatör,
Devir daim pompası,
Termostat,
Hararet (ısı) gösterici,
Hararet (ısı) müşiri,
İlave su kabı,
Fan motorudur .

Radyatör, soğutma suyuna depoluk eder. radyatörün altında su boşaltma musluğu vardır.

Termostat silindir kapağı su çıkışındadır. Motorun sıcaklığını çalışma sıcaklığında sabit tutar.

Devir daim pompası vantilatör kayışından hareket alır. Radyatördeki soğuk suyu su kanallarına yollar.

Hava soğutmalı motoru, su soğutmalı motordan ayıran bir diğer özellik hava soğutmalı motorda radyatör ve su pompasının olmamasıdır.

Vantilatör kayışı V şeklindedir. Kayış gerginliği 1-1,5 cm civarında olmalıdır. Vantilatör kayışı hareketin i krank mili kasnağından alır ve vantilatör kayışı devir daim pompası ve alternatörü (şarj dinamosun u) çalıştırır. vantilatör kayışı koparsa motor hararet yapar.

Soğutma sistemind e su azalıyorsa

silindir kapak contası arızalı veya radyatör delik,
radyatör kapağı bozuk,
radyatör hortum ve kelepçeleri arızalı veya delik,
kalorifer hortumları delik veya
termostat arızalı olabilir.

Motorun hararet yapmasının nedenleri:

->Radyatör petekleri nin tıkanması,
->radyatörde suyun azalması,
->vantilatör kayışının gevşek veya kopuk olması,
->termostatın arızalı olması,
->motor yağının azalması,
->motor soğutma suyu kanallarının tıkalı olması,
->uygun vites ve hızda gidilmeme si,
->otomatik fanın arızalı olmasıdır

Radyatöre konacak suyun seviyesi petekleri n üzerinde olmalıdır.
Çok sıcak motora rölantide çalışırken ılık ve kireçsiz su konur.
Motor bloğundaki su kanalları pastan ya da kireçten tıkanmış ise motor fazla ısınır.
Radyatöre konacak suyun içilecek temizlikt e ve temiz su olması gerekir.
Su olduğu halde motor fazla ısınıyorsa, termostat arızalıdır.
Donmayı önlemek için radyatöre antifriz ilave edilir.
Termostatı sökülmüş motor, gereğinden soğuk çalışır aşınmalar artar ve verim düşer.
Motorun çok sıcak çalıştırılması motoru çekişten düşürür.
Motor çok sıcakken radyatöre soğuk su konursa silindir kapağı ve blok çatlayabilir.
Çok sıcak bir motorda radyatör kapağı ıslak bir bezle tutulup hafifçe gevşetilir ve buhar tamamen atılınca radyatör kapağı açılır.

Araçta ısı (hararet) göstergesi çalışmıyorsa ısı müşiri arızalı olabilir.
Motor, çalıştıktan sonra çalışma sıcaklığına gelmiyors a kalorifer hortumlarında kaçak olabilir.
Motor ısısının aniden yükselmesinin sebebi kayış kopması olabilir.

Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
Lastik,Jant,Yağ,Bakım,Motor...
« Yanıtla #6 : 30 Ocak 2008, 15:56:12 »
MARŞ SİSTEMİ

Marş sistemi motora ilk hareketi verir.

Parçaları:

-akü,
-kontak anahtarı,
-marş motoru,
-volan dişlisidir.

Marşa basıldığında marş motorunun bediks dişlisi volanın üzerindeki dişlilerle kavraşır ve volanı döndürür.

Volan da krankı döndürerek, motora gerekli ilk hareketi verir.

Marş durumunda marş motoru hiç dönmüyorsa:
akü bitik,
akü kutup başları gevşek,
akü kutup başları oksitli,
marş otomatiği arızalı,
marş motoru sargıları arızalı ya da sigortası atık olabilir.

Motor çalışırken marş yapılırsa volan dişlidi, marş motoru ve marş dişlisi zarar görür.

Marşa basıldığında marş motoru dönmez, korna da çalmaz ise sorun aküde-kutup başlarında olabilir.

Akü başka bir aküyle takviye yapılacaksa her iki akünün (+) kutup başları (+) kutup başlarıyla, (-) kutup başları ise (-) kutup başlarıyla birleştirilir. Her iki akünün de voltajı aynı olmalıdır.

Dijital göstergeli araçlarda akü takviyesi yapılmaz.

Marşa basma süresi 10-15 saniyedir . Fazla basılırsa akü biter.

Marş yapıldığında tık diye bir ses gelip, marş motoru çalışmıyorsa akü kutup başları gevşek olabilir.

Vantilatör kayışı hareketin i volant kasnağından alır ve pervaneyi -devirdaim pompasını- şarj dinamosun u çalıştırır. Kayış koparsa vantilatör pervanesi - devirdaim pompası ve şarj dinamosu hareket.

ŞARJ SİSTEMİ

Şarj sistemi, motor çalışmaya başladığı andan itibaren aracın elektrik ihtiyacını karşılar ve aküyü şarj eder.

Şarj sistemini n parçaları:

alternatör,
konjektör (regülatör),
şarj lambası,
vantilatör kayışıdır.

Alternatör, krank mili kasnağından vantilatör kayışı ile aldığı mekanik enerjiyi elektrik enerjisin e çevirir. Bazı araçlarda alternatör değil, şarj dinamosu bulunur.

Konjektör (regülatör), alternatörün ürettiği elektriğin volt ve akımını ayarlar. Aracın devri arttıkça alternatörden çıkan akım ve voltajı ayarlar, tesisata ve aküye gönderir.

Şarj lambası, şarj sistemini n çalışmadığını ikaz eder. Yani alternatör, konjektör vs. arızasını belirtir.

Bir araç için gerekli elektrik enerjisin i şarj sistemi sağlar.

Akü, motor çalışmazken ışık ve özel elektrikl i alıcılatrı besler.

Vantilatör kayışı çok sıkı ise alternatör yatakları bozulabil ir.

Vantilatör kayışının koptuğu "ilk olarak" şarj ikaz lambasından anlaşılır.

Motor çalışırken ayağımızı gaz pedalından çekince far ışıkları zayıflıyorsa akü zayıflamış olabilir.

Motor çalıştığı halde şarj ikaz lambası yanıyorsa vantilatör kayışı gevşek olabilir ya da alternatör kablo bağlantıları gevşek veya alternatör kömürü aşınmış olabilir.

Aracın durdurulu p kontağın hemen kapatılması gereken hallerden bazıları:

- Şarj ikaz lambasının yanması.
- Motordan ani bir sarsıntı ya da ses gelmesi.
- Yağ lambalarının yanmasıdır.

Konjektör ayarı bozuksa akünün su kaybı çok olur.

Araçta ampuller sık sık patlıyorsa veya akü su kaybı fazlaysa veya konjektör arızalı olabilir.

Marşa basılıp motor çalıştığında şarj ikaz lambası sönmelidir.

AYDINLATM A VE İKAZ SİSTEMİ

Aydınlatma sistemind e, sigortala r, kablolar, farlar, park lambası, sis lambası, plaka lambası, gösterge lambası, iç aydınlatma lambası, bagaj aydınlatma lambası, gibi lambalar vardır.

İkaz sistemind e, sinyaller, fren ikaz lambaları, geri vites lambası, korna bulunur.

Her elektrik elemanı gibi araçlarda bulunan aydınlatma ve ikaz sistemi gibi elektrikl i devrelerd e de:
akü, kablolar, kablo bağlantıları, sigortala r, açma kapama düğmeleri ya da kolları, ve alıcı olarak da ampuller bulunmakt adır.

Bu sistemler in en önemli arızaları:
kısa devre,
kablo kopukluğu,
akü bitmesi,
akü kutup başı oksitlenm esi veya akü kutup başı gevşekliği,
ampul yanması,
sigorta atması,
anahtarla rın arızalanmasıdır.

Fren müşiri ikaz sistemini n bir parçasıdır.

Farlardan bir kısmı ya da hiçbiriyanmıyorsa, sigortası atık olabilir.

Flaşör arızalanınca sinyal lambası yanmaz.

Sigortala r atıksa bunun yerine aynı amperde sigorta takılır.

Far anahtarı bozuksa farlar yanmaz.

Isı göstergesi çalışmıyorsa, ısı göstergesi müşiri arızalı olabilir.

Aracın fren lambaları yanmıyorsa, fren müşiri arızalı olabilir.

Fren lambalarından biri yanmıyorsa, yanmayan lambanın ampulu yanmış olabilir.

Farların bakımı yapılırken, far ayarı yapılır.

Farlardan biri sönük yanıyorsa far kablo bağlantısı gevşemiş veya paslanmış olabilir.

Sigortanın görevi, kısa devre olduğunda sistemi korumaktır.

Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
Lastik,Jant,Yağ,Bakım,Motor...
« Yanıtla #7 : 30 Ocak 2008, 15:56:24 »
GÜÇ AKTARMA ORGANLARI

Güç aktarma organları sırasıyla:

Debriyaj, vites kutusu, şaft, diferansi yel, akslar, tekerlekl erdir.

Difarensi yelin görevi, gücü arttırmak, kendine gelen hareketi 90 derece kırıp akslar yardımıyla tekerlekl ere iletmek, virajlard a içteki tekerleği az, dıştakini fazla döndürerek kolay ve rahat viraj almayı temin etmektir.

Kavrama (debriyaj) motorla vites kutusu arasındaki irtibatı keserek vites değiştirme olanağı sağlayan aktarma organıdır.

Akslar, diferansi yelin hareketin i tekerlekl ere iletirler .

Vites kutusu, aracın hızını ve gücünü ayarlar.

Araç hareket halindeyk en ayağımız debriyaj pedalı üzerinde devamlı durursa debriyaj balatası aşınır.

Aracın ilk çalışması esnasında bir miktar gaz verildikt en sonra debriyaj pedalına sonuna kadar basmanın faydası vardır.

Debriyaj balatası yağlanırsa debriyaj kaçırır. Debriyaj teli koparsa araç vitese geçmez.

Vites değiştirirken debriyaj pedalına basılır.

Araç geri vitese takılmak istendiğinde takılmıyorsa, debriyaj pedalından ayak çekilip yeniden basılır.

Aktarma organlarında yağ olarak, dişli yağı kullanılır.

Vites değiştirirken ses geliyorsa, debriyaja tam basılmamıştır.

Ani ve sert duruş kalkış yapmak debriyaj balatasını sıyırabilir.

Vites kutusu bakımı yapılırken yağa ve yağ kaçağına dikkat edilir.

LASTİKLER

Lastikler in yeri, her altı ayda bir ya da her 10.000 km'de yer değiştirilerek aşınmalar denklenme lidir.

Lastikler deki ağırlık dengesini n bozukluğu demek olan balans oluşursa araçta titreşim oluşur. Bu titreşimler en çok direksiyo n simidinde hissedili r.

Lastik değiştirilirken kriko takılınca el freni çekili olmalıdır.

Lastikler e normalden az hava basılırsa lastikler sürekli olarak ortadan aşınırlar ve araç titrer. Aracın lastikler i araca binileceği zaman kontrol edilir.

Dubleks lastik iç lastiği olmayan lastiktir .

Karlı havalarda zincir çekici tekerleri n ikisine de takılır.

Isınmadan dolayı lastik hava basıncı artmışsa hiçbirşey yapılamaz.

Latikleri n üzerindeki rakamlar lastik ebatlerını belirtir.

Bir tekere dubleks, diğer tekere şamyelli lastik takılırsa araç bir tarafa çeker.

Bijonların temizliği kuru bezle yapılır.
 
 

Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
Lastik,Jant,Yağ,Bakım,Motor...
« Yanıtla #8 : 30 Ocak 2008, 15:56:36 »
FRENLER

Araçta el freni duran aracı sabitleme k için kullanılır. El freni kopmuş ise el freni tutmaz. El freni çekili durumda unutulup yola devam edilirse kampanala r ısınır ve fren tutmaz.

Araç üzerinde 3 tip fren bulunur:

-Motor freni (kompresyo n freni)
-Ayak freni
-El freni

Ayak freni 3 tiptir:
-Hidrolik fren
-Havalı fren
-Karma fren

Fren sistemini n bazı parçaları şunlardır:

-Fren pedalı
-Merkez pompası
-Fren boruları
-Tekerlek silindirl eri
-Fren diski
-Fren balatası
-Kampanalar
-Fren ayar sistemler i

Havalı frenli bir araçta üsttekilere ilaveten hava tüpü ve kompresör bulunur.

ABS frenin avantajla rı, frenlerke n direksiyo n hakimiyet ini bozmaması ve fren mesafesin i kısaltmasıdır.

Fren yapılmasına rağmen aracın hızı azalmıyorsa, fren hidroliği yok veya azalmış hatta fren ayarları gecşek olabilir. Fren sistemine yağ sızmış olabilir. Fren sistemind e kaçak olabilir.

Soğuk havalarda el freni çekil durumda bırakılırsa fren balataları donarak yapışır.

Fren sistemind e hidrolik azalmışsa hidrolik yağı ile takviye edilir.

Ayak frenine basıldığında ön ve arka tekerlekl er birlikte durur.

Araç çalışıyor fakat hareket ettirilem iyorsa el freni çekik olabilir.

Aracın kampanala rı aşırı ısınmışsa fren ayarları bozuk olabilir.

Ön lastikler in biri yeni biri eskiyse frenlerke n araç bir tarafa çeker.

Westingho use tipi frenli bir arabada hareket halinde iken motor stop ettirilir se asla fren tutmaz.

Hava frenli araçta hava basınç göstergesi basınç göstermiyorsa araç olduğu yerden kaldırılamaz.

ÖN DÜZEN SİSTEMİ

Ön düzen sistemi, aracın dönüşünü sağlar. Direksiyo n simidi, direksiyo n mili, sonsuz dişli, sektör dişli, rot, eğri rot, kısa rot, rotbaşı bu sistemin bazı parçalarıdır.

Direksiyo n kutusu yağı kontrol edilmelid ir. Araçta çekme, gezme vs. varsa servise gidilmeli dir. Kamber/ Kaster/ King-pim/ rot ve direksiyo n kutusu ayarları gibi ayarları vardır. Ayarsızlık ve dişlilerin aşınması, direksiyo n boşluğu artırır.

Ayrıca rot başlarının aşınması ile direksiyo n kutusu arızaları da direksiyo n boşluğunu artırır.

Ön düzen ayarları bozuksa ön lastikler içten ve dıştan aşınır.

Direksiyo n zor dönüyorsa lastik hava basıncı normalden azdır.

SÜSPANSİYON SİSTEMİ

Süspansiyon sistemi, araç tekerleri nin aracın şasi ve gövdesiyle birleştirildiği sistemdir . Yaylar (helezon yay), yaprak yaylar (makaslar) ve amortisörlerden oluşur.

Helezon yaylar otomobil türü araçlarda makaslar ise genellikl e ağır hizmet araçlarında kullanılır.

Yaylar, yoldan gelen darbe titreşimleri üzerine alır. Yayların salınımını amortisör kontrol eder.

Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
Lastik,Jant,Yağ,Bakım,Motor...
« Yanıtla #9 : 30 Ocak 2008, 15:56:50 »
BAKIMLAR

Günlük bakımda motorun yağına, suyuna, fren hidroliğine, yakıtına, lastik hava basınçlarına, ışık ve ikaz sistemler ine bakılır.

Haftalık bakımda vantilatör kayışı gerginliği, akü bakımı yapılır.

Akü bakımı yaparken akü dış yüzeylerinin ve kutup başlarındaki oksitleri n sodalı su ve sıcak su ile temizlenm esine, plakaların 1 cm üzerine kadar saf su ilave edilmesin e, eleman kapak delikleri nin açık tutulmasına, kışın akü donmasın diye akü tam şarj ettirilir, dijital göstergeli araçta asla akü takviyesi yapılmaz.

Akü kendiliğinden boşanıyorsa akünün üst kısmında pislik birikmiştir.

Kısa devreden dolayı yangın olursa akü kutup başları çıkarılır.

Akü 2 kutp başı arasında her iki kutup başına değen bir madeni parça konsa akü kısa devre olup patlar.

Yağlı tip hava filtresin in bakımı yapılırken sökülen parçalar gaz yağı ile temizleni r.

Yeni bir araçta 0-2000 km arası ilk kullanım süresine rodaj denir. Rodaj süresi çalışan parçaların birbiriyl e alışma süresidir. Rodaj süresince aşırı sürat yapılmaz, ani duruş kalkış yapılmaz, motor tam güç konumunda çalıştırılmaz, uzun süre sabit hızda gidilmez.

DİZEL MOTORA AİT BAZI BİLGİLER

Dizel motorlard a silindire sadec hava doldurulu r ve yanma sıkıştırılmış havanın üzerine enjektörden yakıt püskürtülmesiyle sağlanır.

Dizel motorların yakıt sistemind e günlük yaplacak işlerden biri mazot-su ayırıcısı veya filtre ya da yakıt deposunda n yakıt sistemini n suyunun alınmasıdır.

Dizel motorlard a yanma enjektörden yakıt püskürtmekle olur. Enjektörler kendileri ne enjeksyon pompasından gelen mazotu silindirl erdeki sıkıştırılmış havanın içine püskürterek yanmayı sağlarlar.

Enjeksyon pompası, besleme pompası ile depodan gelen yakıtı basınçlı olarak enjektörlere yollar.

Dizel motorun çalışmamasının bir nedeni, hava yapmış olmasıdır. Hava yapmanın nedenleri:
-yakıtın bitmesi,
-boru ve rekorların gevşemesi,
-yakıt borularının sökülmesi,
-filtrenin temizlenm esi veya değişmesidir.

Dizel motorlard a egzost dumanı siyah çıkıyorsa yakıt pompasına, enjektöre ve hava filtresin e bakılır. Ayrıca dizel motorlard a marş yapıldığında marş motoru dönüyor ancak motor çalışmıyorsa yakıt filtresi de takılı olabilir.

Özellikle soğuk havalarda dizel motoru kolay çalıştırabilmek için kızdırma bujileri kulanılır.

Çevrimdışı fox-gladio

  • FORUMUN MODİFİYECİSİ
  • Özel Üye
  • Hizli Üye
  • *
  • İleti: 297
  • ÜYENİN İTİBARI 83
  • Cinsiyet: Bay
MODİFİYE NEDİR? TEKNİK BİLGİLER
« Yanıtla #10 : 10 Şubat 2008, 17:25:28 »
sabitte konu fazlalıgı oldugunda n konular birlestir iliyor...




Çevrimdışı çαηαк

  • Profesyonel Üye
  • **********
  • İleti: 4.084
  • ÜYENİN İTİBARI 645
  • Cinsiyet: Bay
MODİFİYE NEDİR? TEKNİK BİLGİLER
« Yanıtla #11 : 10 Şubat 2008, 18:31:18 »
tamam kjardesım nasıl uygun görürsen

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi