Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Anne Bebek bolumu / Sobee'de yeni sezon
« Son İleti Gönderen: hasansen 14 Mart 2019, 09:23:48 »
Soobe de yeni sezon başlamış 14,99tl ye tişörtler filan var çok kaliteli gözüküyorlar bu ay sonuna kadar kargosuda bedavaymış 19,99 a küçük canavar diye bi tişört buldum siparişi verdim direk çok uygun fiyatları var
2
Bugünkü makalemin konusu hilafet ve halifelik konusu üzerine olacak. Acaba Allah böyle bir makamın oluşmasına izin veriyor mu? Ne dersiniz, Kur’an dan hiç araştırdınız mı? Gerçi günümüz İslam toplumu, Kur’an ın onay vermediği o kadar yanlış düşüncelere inandırıldık ki, Kur’an ın bahsetmes i ya da onay vermesi hiçte önemsenmediğini, üzülerek söylemek isterim. Hilafet ve halifelik kelime olarak ne anlama geliyor, önce ona bakalım.

Hilâfet: İslâm şeriatının hükümlerinin hâkim kılınıp, İslâm davetinin tüm insanlığa taşınması için, YERYÜZÜNDEKİ TÜM MÜSLÜMANLARIN ÖNDERLİĞİDİR.

Halife: Sözlük karşılığı, birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse, olan halef sözünden türetilen halife, İslam Ansiklope disi’nde PEYGAMBERİN HALEFİ VE KENDİSİNDEN SONRA YERİNE KAİM OLMAK İTİBARI İLE İSLAM CAMİASININ EN YÜKSEK REİSİNİN YANİ İMAMININ ÜNVANI olarak tanımlanır.

Kur’an ı bir kez bile anladığı dilden düşünerek okuyan bir Müslüman, böyle bir makamın ve bu yetkilerl e donatılmış bir insanın yalnız Allah tarafından görevlendirileceğini bilir. Zaten İslam ı anlatmak ve yaymak her Müslüman ın görevidir. Yani Allah ın elçisi olmayan hiç kimse, din adına liderlik önderlik yapamaz, Allah ın dini hakkında, Kur’an ın vermediği fetvaları veremez, Kur’an dışından toplumun sorumlu olacağı hükümler tebliğ edemez. Fetvayı Allah ben Kur’an da verdim diyor ve kesin bir şekilde, HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM diyerek son noktayı koyuyor. Çünkü Allah ın elçisinin bile, Allah ın bahsetmed iği herhangi bir konuda tüm Müslümanların sorumlu olacağı şahsi kişisel fetvalar vermesi, Kur’an a göre mümkün değildir. Allah elçisine bildiriyo r ve oda tebliğ ediyordu. Bu konuyu daha iyi anlayabil memiz için örnek vermek istiyorum .

Yunus 109: (Resulüm!) Sen, sana vahyoluna na uy ve ALLAH HÜKMEDİNCEYE KADAR SABRET. O hâkimlerin en hayırlısıdır. (Diyanet vakfı meali)

Hakka 44–45–46:  EĞER BAZI LAFLARI BİZİM SÖZLERİMİZ DİYE ORTAYA SÜRSEYDİ, Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık. Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik. (Yaşar Nuri meali)

Bu ve benzeri ayetlerde n de anlıyoruz ki, Allah ın elçisinin bile, Kur’an ın bahsetmed iği konularda fetvalar, hükümler vermeye yetkisi yoktur. Fetvayı yalnız Allah verir. Vermediği konular ise dinin dışında olan, kişinin öz iradesine bırakılmış konulardır. Allah, elçisinin görev tanımını Kur’an da yaparken, neler söylüyordu hatırlayalım. PEYGAMBER E DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. (Ankebut 18) BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILA R OLARAK GÖNDERİRİZ.  (Kehf 56) SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. (Rad 40) Bunca açık ayetlere iman ettiğimizi söylüyor ve sözümüzde duruyorsa k, nasıl oluda Allah ın yetki vermediği kişilerin sözleri, fetvaları ve liderliği ile imanımızı yaşarız ve sorgusuzc a bu kişiyi takip ederiz? Bu mümkün değil.

Peygamber imiz vefat etmeden önce, benim yerime şu ya da bu kişi geçsin, din adına liderlik yapsın dememiştir. Demesi de zaten mümkün değildi, böyle bir yetkisi olmadığını çok iyi biliyordu . Din adına liderlik yapacak kişiler yalnız Allah ın elçileridir.  Kur’an da Allah onun için RESULÜME UYUN emrini vermiştir. Allah, resulünün de her anını kontrol edip, hatta en küçük yanlış sözünde ikaz etmiş ve bu ikazları da özellikle bir kısmını Kur’an a geçirmiştir ki düşünen, aklını kullanan dersler alabilsin . ALLAH IN KORUMASIN DA, KONTROLÜNDE OLMAYAN HİÇ KİMSE HATASIZ DEĞİLDİR.

Allah onun için bizleri ikaz etmiş ve sakın güvenilecek, yardım istenecek benden başka VELİLER EDİNMEYİN,  ARDI SIRA GİTMEYİN demiştir. Tabi bizlerin Kur’an ile bağlantısını kestikler i için, işine gelmeyen bazı din tacirleri, Allah ın elçisinin yetkileri ni kendileri nde toplamak istemiş ve böylece toplumu istedikle ri gibi yönetebilme gücünü ellerine almışlardır. İlginçtir Allah Kur’an da, sizleri yönetecek yöneticilerinizi ehil insanlard an seçin emrini verdiği halde, bu ve benzeri ayetlerin üstü örtülmüş ve toplumlar krallıkla yönetilmiştir. Tabi bu kralların seçtiği hilafet makamına getirdiği halifeler de, bu kişilerin emirlerin de, onların çıkarlarına verdiği fetvalarl a insanların inancını, istedikle ri gibi yönetmişlerdir. İmamı Azam Ebu Hanife,  Padişahların bu istekleri ne boyun eğmediği için sürülmüş, hapsedilm iş ve cezalandırılmıştır.

Peygamber imizin vefatından sonra,  devleti yönetecek liderler seçimle gelmiştir. Fakat seçilen kişilere de o devrin toplumu, halife ismini verdikler inden, daha sonraları HALİFELİK makamı farklı yetkilerl e donatılmıştır. ALLAH IN ELÇİSİNİN HALEFİ, YANİ VEKİLİ YOKTUR VE ONUN YETKİLERİNİ HİÇ KİMSE KULLANAMA Z. Bu görev yalnız Allah tarafından verilir. Aslında dört halife, asla Kur’an ın dışından fetvalar vermemiş, onun halefi vekili olduğunu söylememiş, dine Kur’an ın dışından hükümler koymamıştır. Hatta Allah ın elçisinin uyarısı ile hurafe hadis naklini bile yasaklamıştır. Dinde mezhepler e ya da fırkalara asla bölünmemiştir. Allah ın Kur’an da koyduğu şeriatla, devleti yönetmişlerdir.

Allah sakın dinde bölünenler gibi olmayın dedikçe, sanki Allah a inat bölünmekte bereket vardır diyerek bölünmüş ve mezhepler e bölünen Müslümanlar, Hilafet makamı oluşturan devrin yöneticileri, kralları tarafından atanmış halifeler le, toplumu istedikle ri gibi yönetmişlerdir. Hatta bu farklı hilafet makamları İslam toplumlarında din adına bölünmeyi ve düşmanlığı körüklemiştir. Bakın hilafet ve halifelik topluma hangi bilgiler ışığında kabul ettirilmiş topluma, şimdide ona bakalım.

“Hilâfet’in yeniden kurulması DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAKİ TÜM MÜSLÜMANLAR ÜZERİNE FARZDIR. Tıpkı Allah'ın farzlarından bir farz gibi, bu farz da; seçme hakkının, ruhsatın olmadığı bir farzdır. Bu nedenle Hilâfet’in kurulması yolunda en ufak bir ihmal dahi büyük bir günah ve isyandır. ALLAH BU GÜNAHI İŞLEYENLERİ ŞİDDETLİ BİR ŞEKİLDE CEZALANDI RACAKTIR.

Hilâfet’in kurulmasını tüm Müslümanlara farz kılan DELİLLER SÜNNET VE SAHABENİN İCMÂ'IDIR.
Sünnetteki delil Nafi'den rivayet edilen şu hadistir: "Hz Ömer bana dedi ki: Rasululla h (s.a.v)’in şöyle dediğini işittim:
"Kim Allah'a itaatten elini çekerse, Kıyamet gününde lehine hiçbir delil bulunmaksızın Allahu Teâla’yla karşılaşacaktır. Kim de boynunda Halife’ye biat olmadan ölürse cahiliye ölümü ile ölür."(Müslim K. İmara H. No: 1851)”

Müslim'den rivayetle Nebi (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Kim bir imama biat edip elini sıkar ve kalbinin meyvesini verirse (rıza gösterirse) gücünün yettiği kadar itaat etsin. Eğer (iktidarı ele geçirmek için) onunla çekişecek bir kişi ortaya çıkarsa bu kişinin boynunu vurun." (Müslim K. İmara Bab 10 H. N: 1844)

Halife’ye itaatle ilgili emir Hilâfet’in kurulması için bir emir demektir. Ayrıca Halife ile çekişen kimse ile savaşmaya dair emir; tek bir Halife’nin bulunmasındaki devamlılığa kesin bir işarettir.”

İşte toplum, bu sözlerle korkutulm uş ve Allah ın elçisinin asla söylemesi mümkün olmayan konuları sanki Peygamber imiz emir vermiş gibi topluma anlatmışlardır.  Onun için emin olmadığımız rivayet hadislere, sorgulama dan inanmak bu kadar tehlikeli dir. Allah ın bahsetmed iği bir makama farzdır demek, Allah a iftira atmaktır. BU KONUDA KUR’AN DAN DELİL BULAMAYAN LARIN, RİVAYET HADİSLERLE TOPLUMU NASIL YANLIŞA YÖNELTTİĞİNİ, ANCAK KUR’AN I ANLAYARAK VE DÜŞÜNEREK OKUYANLAR FARK EDECEKTİR. Kur’an da birçok ayetinde, Allah a ve elçisine uyun emrini vermiştir. Bunun dışında uyacağımız hiç kimse yoktur. Allah din adına uyacağımız, yalnız Kur’an hükümleri olduğunu söyledikten sonra, güvenip elçilerinden başka hiç kimsenin ardına düşmememiz gerektiğinin nedenleri ni, bakın nasıl söylüyor ve bizleri uyarıyor.

Tur 48: Rabbinin hükmüne sabret. ÇÜNKÜ SEN GÖZLERİMİZİN ÖNÜNDESİN, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et. (Diyanet meali)

Zuhruf 44: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Diyanet meali)

Araf 3: Rabbinizd en size indirilen e uyun; O'NUN BERİSİNDEN BİRTAKIM VELİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN. Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! (Yaşar Nuri meali)

Bu ve benzeri onlarca ayete iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, Kur’an ın bahsetmed iği konularda din adına hükümler, fetvalar verecek yetkiye sahip hiç kimsenin olamayacağını bilir. Allah elçime uyun derken, elçisinin gözlerinin önünde, her an kontrol edildiğini ve yalnız Kur’an ile kullarıma hükmet diye uyarıldığını bizlere bildiriyo r ve onun için ona uyun emrini veriyor. Zuhruf 44. ayetinde de, bizlerin sorumlu olduğu, hiçbir eksik bırakmadığına hükmettiği Kur’an dan bizleri sorumlu tutacağına hükmediyorsa, nasıl olurda Kur’an ın bahsetmed iği konularda, din adına fetvalar verecek makamların olacağına inanırız? Bunlara inananlar, bu konudaki Allah ın ayetlerin e inanmıyor demektir.  Allah size indirdiğim Kur’an a uyun, onun yanında bir takım velilerin, efendiler in, şeyhlerin ardına düşerek, onların sözlerine uymayın diyorsa, bunun tam tersini yaparak, nasıl olurda din adına fetvalar verecek kişilerin sözlerine inanırız.

Yüzlerce yıldır İslam toplumu Kur’an dan uzaklaştırılmış, dinde bölünerek birbirine düşman yapılmıştır. DİNDE BİRLİĞİ SAĞLAYAMAYAN İSLAM TOPLUMUNU N, DÜNYADA MÜSLÜMANLAR ARASINDA HİLAFET MAKAMININ OLUŞTURULUP, TEK BİR HALİFE ÇEVRESİNDE TOPLANILA CAĞINA NASIL İNANABİLİRİZ, BUNU ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUM. Dünya üzerinde neredeyse birbiri ile savaşan yalnız Müslümanlar kaldı. Bunlar mı tek bir halife etrafında toplanaca k?

Bizlere düşen, Allah ın Kur’an da emrettiği şeriatı hayatımıza geçirmek olmalıdır. Rivayetle rin yarattığı şeriat, bizleri asla mutlu edemez. Bu gerçeği fark edemediğimiz sürece acı, keder ve savaş İslam toplumund an eksik olmayacak tır.  Bizler eğer Allah ın tavsiye ettiği gibi,  EHİL İNSANLARI YÖNETİCİ OLARAK SEÇERSEK, ONLAR BİZLERİ MUTLAKA ALLAH IN İSTEDİĞİ ŞARTLARDA YÖNETECEK, HUZUR VE MUTLULUĞU GETİRECEKLERDİR. UNUTMAYAL IM LÜTFEN, NEYE LAYIKSAK ONU BULURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

3

Kur’an da Allah birçok ayetinde, hala düşünmüyor musunuz, düşünen yok mu, düşünesiniz diye ayetleri sizlere açıkladık sözlerini, ayetlerin sonunda çok fazla duyarız.  Allah bu uyarıları ile sizce bizlere ne anlatmaya çalışıyor, hiç düşündünüz mü? Allah şöyle diyebilir di, ayetlerim i tebliğ alan kullarım, hiç düşünmeden ayetlerin gereğini yerine getirecek tir diyebilir di. Ama demiyor, tam tersine bizlerin sorumlu olduğu muhkem ayetler üzerinde düşünmemizi, ondan sonra hayatımıza geçirmemizi istiyor bizlerden .

Sizlerde çok iyi bilirsini z askerde komutan emir verdiği zaman,  emri alanların bu emri sorgulama, düşünüp fikirleri ni söyleme hakkı yoktur. Hükümetlerin yaptığı kanunlard a öyledir, kanun yapıcıların yaptığı kanun sorgulanm az, itiraz edilmez, etsen de bir sonucu olmaz, uymak zorundasın. Belki kanunlar zamanla yanlış oldukları anlaşıldığında yenisi ile değiştirilir, ama ona da kesin uymak gerekir.

Allah bu şekilde bir uygulamayı, kulları için uygun görmüyor. İnsanlar hata yapabilec eklerini ne yazık ki kabul etmezler, hatalarını belirli bir zaman geçtikten sonra anlarlar ama bu zaman zarfında çevresine verdiği zararı düşünmezler. Yüce Rabbimiz, bizlere gönderdiği ayetlerin doğruluğunda şüphe olmadığı için, her düşünen, aklını kullanan kullarının, ayetlerin gerçekten bizlere faydasının neler olabileceğini fark edecek ve şüphe duymadan gönül rahatlığıyla hayata geçireceğinden, ALLAH AÇIKLADIĞI, İZAH ETTİĞİ AYETLER ÜZERİNDE BİZLERİN DÜŞÜNMESİNİ, AKLIMIZI KULLANMAM IZI MUTLAKA BİRİNCİ ŞART OLARAK BİLDİRİYOR. Bunun asıl nedeni bilinçli olursak, imanımızda o kadar güçlü olur ve bizleri hiç kimse Allah ile aldatamaz .

Bizlere verilen bir emrin, eğer bizler özüne vakıf değilsek, yani amaca uygunluğunu anlayamadıysak, hayata geçirmekte çok fazla ısrarcı olmayız. Yani bir işi yapmadan önce konuyla ilgili mutlaka bilinçlenmeliyiz. Bunu yaparsak, kendi hayatımızda da yaptığımız işte başarılı olacağımız gibi, Allah ın emirlerin in de bizlere faydasını açıkça görüp, hayatımıza geçirirken özenli ve dikkatli oluruz. Kur’an a baktığımızda ALLAH ÖNCE KORKUTARA K DEĞİL, DÜŞÜNEREK İMAN ETMEMİZİ İSTEDİĞİNİ, ÇOK AÇIKLIKLA GÖREBİLİRİZ. TABİ ALLAH AYETLERE UYMAYANLA RIN SONUNUN, NE OLACAĞININI BİZLERE BİLDİRİYOR.

Bizlerin Kur’an ile bağını kesenler, sizler Kur’an ı anlayamaz sın diyenler, kendi yalanlarının ortaya çıkmaması için, toplumun KUR’AN I ANLAYARAK, DÜŞÜNEREK OKUNMASIN I ENGELLEMİŞLERDİR.  Düşünmeyi başkalarına bıraktığımız içinde, neyin doğru neyin yanlış olduğunun farkına varamadığımızdan, YAŞADIĞIMIZ İSLAMIN DA ÖZÜNE FARKINA VARAMAYIP, İMAN EDERMİŞ TAKLİDİ YAPIYORUZ, GÖSTERİŞE ÖNEM VERİYORUZ. AMA BUNUN NE YAZIK Kİ FARKINDA BİLE DEĞİLİZ. Böyle olunca da ne huzuru, nede mutluluğu bulamıyoruz.

Allah Kur’an da bizlerin anlayabil mesi için, bazı olayları örnekler verdiğinde, hepimizin çok rahatlıkla anlayabil eceği şekilde izah eder ve ayetlerin sonunda bu kıssalardan faydalanm amız içinde, düşünmemizi özellikle ister. Birkaç örnek verelim.

İşte Allah, ayetlerin i size böylece açıklıyor. Umulur ki, düşünürsünüz. (Bakara 266)     Düşünürseniz, biz size ayetleri açıkladık. (Ali İmran 118)   Hâlâ Kur'ân üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? (Nisa 82) Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmakt adır. ( Enam 151) Bunlar, Kur'ân'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri kilitli midir? (Muhammed 24)
Buradan da şunu çok net anlıyoruz. Eğer bizler Kur’an okuduğumuzu söylüyorsak, önce anladığımız dilden okumalıyız. Daha sonrada ayetler üzerinde, Allah ın düşün, aklını kullan emrini yerine getirmeli yiz ki, ayetleri en doğru şekilde anlayabil elim. Lütfen unutmayalım Kur’an, iman ettiğini söyleyen Müslümanlara TEBLİĞDİR. Eğer bizler Allah ın tebliğini direk almayıp, bunu bizlere birileri naklediyo rsa, bu tebliğin doğruluğundan asla emin olamayız.

Sen Kur’an ı anlayamaz sın diyenler varsa, lütfen onlardan uzak durunuz. Bu insanlar sizinle Allah arasında aracı olmaya çalışan DİN SİMSARLARIDIR. Sizi kendileri ne değil, Allah ın kitabına davet edenlerin davetleri ne uyunuz. Allah yemin ederek, bu kitabı anlayasınız ve ayetlerim üzerinde düşünesiniz diye kolaylaştırdım diyorsa, din tacirleri ne, kendileri ni ruhban sayan kişilerin sözlerine, lütfen itibar etmeyiniz . Bunlar belki de sizleri Allah ile aldatanla r olabilir, bunu bilemezsi niz. Onun için önce Allah ın tebliğini, aracısız düşünerek almaya, özellikle çaba harcamalıyız. Ondan sonra her kitabı okuyabili riz.

Konumuzun çok daha iyi anlaşılabilmesi için, sizlere bir örnek vermek istiyorum . Bizler ayetler üzerinde düşünmeden, rivayet edilen sözlere inandırıldığımız için, Allah ın ayetlerin i yeteli görmedik, böylece bakın Allah ın verdiği bu örneklerden hiç faydalanm adığımızdan, nelere inandırıldık.

Bakara 219: Sana, sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunları(kumar) hakkında sorarlar. De ki: “Onların her ikisinde de hem büyük bir kötülük, hem de insanlar için bazı yararlar vardır; ANCAK YOL AÇTIKLARI KÖTÜLÜK, SAĞLADIKLARI YARARDAN DAHA BÜYÜKTÜR.”  [Allah yolunda] neyi harcayaca klarını sana sorarlar. De ki: “O'NUN İÇİN AYIRABİLECEĞİNİZ HER ŞEYİ.” Böylece Allah mesajlarını size açıklıyor ki tefekkür (Düşünesiniz) edebilesi niz. ( Muhammed Esed meali)

Allah bu ayetinde, hepimizin anlayacağı bir örnekle iki konuda açıklama getiriyor ve bizlerin bu konuda düşünmemizi istiyor. Bizler ayetleri anlayarak okumayıp, üzerinde düşünmediğimiz içinde, bakın nelere inanıyoruz. Ayette Yaradan sarhoşluk veren içki ve kumardan örnek verip, izahatta bulunuyor ve diyor ki; Bunların ikisinde de büyük kötülükler, yani sizleri günaha sevk edecek unsurlar olduğu gibi, sizlere nefsinizi mutlu edecek geçici bazı yararları da olabilir. FAKAT BUNLARIN ZARARI, KÖTÜLÜĞÜ FAYDASIND AN ÇOK DAHA FAZLADIR. Allah bu örneği vererek, bizlere seçim şansı veriyor peki nasıl? Düşünerek, eğriyi doğruyu bizzat seçerek.

Dikkat ederseniz Rabbimiz, bu ikisi için kestirip atmıyor ve bunlar HARAMDIR DEMİYOR ama kulum tavsiyele rime uyacak mı diye, bizleri imtihan ediyor. Hatta bazı kişiler içki ve kumarın Kur’an haram olduğunu yazmaz, onun için içmekte bir sakınca yoktur diyenleri duyarız. Ama düşünen, aklını kullanan bir Müslüman, ayette Allah ın verdiği örnekten yola çıkarak, İçki ve kumardan mutlaka uzak durulması gerektiğini, eğer bunlara müptela olduğumuzda, zarar göreceğini bilir.  Maide suresi 90. ayetinde Allah, aynı konuda bir açıklama yaparak, içki ve kumarın şeytan işi bir pislik olduğu hatırlatmasını yapar. Buradan da anlıyoruz ki, şeytana uymak istemeyen, HER TÜRLÜ ALKOLDEN VE KUMARDAN UZAK DURMALIDI R.  Bakın Allah direk haram dememiş, ama uyarmış, ikaz etmiş, kulum aklını kullansın ona göre davransın istemiş.

Bizlere Kur’an ı anlayarak okutmayan lar, toplumun düşünerek iman etmesini engelleye nler, HÂŞÂ Allah kullarına sanki açıklayıp izah etmemiş gibi eğitimle, düşünerek Allah ın vermeye çalıştığını, kendileri akıllarınca daha doğru yapıyorlarmış gibi, İÇKİ VE KUMAR HARAMDIR DEYİP ÇIKMIŞLARDIR.  Bu tavırda, bir kısım topluma korkuyla kabul ettirilmiş belki, ama bir kısmında da ters etki yaratmıştır. Onun içindir ki, Allah ın bazı konularda, kesin bir şekilde tavrını koyup HARAM dediği halde, bazı konularda da eğiterek, düşünerek kullarının yanlıştan dönmelerini istemiştir.

Bakara suresinin son bölümünde de, yine ayetler üzerinde düşünmediğimiz için, bizlere yanlış inançları, Allah ın elçisinin adını kullanara k kabul ettirme yolunu seçmişlerdir. Allah yolunda neyi harcayacağına, yani nasıl zekât vereceğini, infak edeceğini anlatırken, çok basit ve anlaşılır bir örnekle izah etmiştir Yaradan ve bakın ne demiş, kullarını zora sokmadan, imtihan oluşunun gereği olarak: “O'NUN İÇİN AYIRABİLECEĞİNİZ HER ŞEYİ.” Bundan daha açık ve anlaşılır ne ola bilir? Senin ihtiyacından arta kalanı hayır, zekât olarak dağıt diyor. Ama Allah ın ayetleri ile yetinmeye n, ayetler üzerinde düşünme alışkanlığı olmayanla r, adeta ayetleri yetersiz görürcesine, “HANİ NE KADAR VERECEĞİMİZ YAZMIYOR. BU NASIL BİR AÇIKLAMA, DETAYI YOK.” Diyebiliy orlar.

Bu düşünceler bizleri Kur’an dan uzaklaştıran, düşünmeyi bıraktırıp, batıla yönlendiren, dini zorlaştıran kişilere tabi olmamızı sağlayan yanlış itikatlarımızdır, lütfen farkında olalım. Kur’an indirildiğinden itibaren, Allah köleliğin kapısını kapatmış ve savaşlarda artık esir alıp, onları köle ya da cariye yapamazsınız, ya bedel karşılığı ya da ücretsiz savaş bitimi serbest bırakacaksınız demiştir. Ama dikkat ettiyseni z, elleriniz deki köleleri de hemen serbest bırakın dememiştir özellikle, itirazla karşılaşmamak için. Peki, ne yapmıştır? Onlarca ayetinde köleliğin doğru olmadığını eğiterek, bilinçlendirerek anlatıp, bir suç işlediklerinde Allah, köle azat edin ki günahını affedeyim diyerek, köleliğin adeta işlediğiniz suçla eş değer olduğunu anlatmaya çalışmıştır. AMA DÜŞÜNMEYİ BAŞKALARINA BIRAKANLA R, BU GERÇEĞİ NE YAZIK Kİ FARK EDEMEMİŞLERDİR. Düşünmeyi bıraktığımız için, Allah köleliği Kur’an da yasaklama mıştır diyenler var hala.

Aynı konuya bir başka örnekte, Allah birden fazla evlilik konusuna, belki yasak getirmemiş ama en adaletli evliliğin, tek eşli olmak olduğunu bizzat ayetinde söylemiş ve önermiştir. Bakın bu konuda Allah ın önerisi tek eşlilik olduğu halde, bu öneriyi nefsimizi n işine gelmediği için ne yazık ki düşünme, aklı kullanma zahmetind e bulunmadığımızdan,  Allah çok eşliliği yasaklama mıştır deyip çıkmışız. İçki ve kumar konusunda da haram dememiş, ama önermemiş ve bizi şeytana esir edeceği bilgileri ni verdiği halde, ona kendimizc e HARAM deyip çıkmışız. İşte Allah onun için, DÜŞÜNÜN EY KULLARIM DİYOR. Allah cünüp olduğumuzda TERTEMİZ YIKANIN diye açıklama yapmıştır. Ama Kur’an ile bağ kurup düşünemeyenler, Kur’an da cünüp olduğumuzda nasıl gusül abdesti alacağımız bile yazmıyor demekten çekinmiyoruz. Bizlere öğretilenleri Kur’an da göremediğimizde, yaptığımız yanlışın farkında değiliz.  Allah ın ayetlerin i adeta detaysız ve eksik görerek, beşeri fıkıh inancının bu eksiği tamamladığını söylemenın ŞİRK olduğunu bile fark edemiyoru z. Allah yemin ederek, bu kitabı sizler için kolaylaştırdım diyor. Onun içinde emirlerin i herkesin yapacağı, anlayacağı şekilde basitçe veriyor. Sizce bundan basiti olur mu? Cünüp olunca, TERTEMİZ YIKANIN. Bu emri Allah verdikten sonra hala, yıkanmaya neremizde n başlayacağız denir mi? İşte düşünmeyi bırakanlar söyleyebiliyor.

Buradan da şunu çok net anlıyoruz. Allah içki, kumar ve çok eşlilik konusunda biz kullarını uyarmış ve asla tavsiye etmemiştir.  İçki ve kumar bizleri şeytana yönlendiriyorsa, çok eşlilikte ADALETSİZ BİR EVLİLİĞİ yaşamamızı neden olacağını bildiriyo r. Hangimiz bu uyarı ve ikazları aldıktan sonra Alkol ve kumar müptelası olup şeytanın oyuncağı olmak ister? Yine evlilik Konusunda birden fazla evlilik, adaletsiz bir evlilikti r diyorsa, hangimiz adaletsiz bir evlilikte ısrar eder? Bunları yapmak isteyenle r, KENDİ NEFİSLERİNDE DÜŞÜNMEDEN, ALLAH IN AYETLERİNE İMAN ETTİĞİNİ SÖYLEYİP, KENDİ BATIL İNANÇLARINI YARATANLA RDIR.

ALLAH, AZABI AKILLARIN I KULLANMAY ANLARA VERİR. (Yunus 100)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
4
Serbest Mekan / 15 şubat sevgilisizler günü
« Son İleti Gönderen: bronz 15 Şubat 2019, 16:06:13 »
sevgilile r günü varsa sevgilisi zler günü niye olmasın abi kampanya filan yapsınlar bugüne özel bekarlara ait gün olsun artık :D
5
Sohbet Meydanı / Yeni Corolla
« Son İleti Gönderen: aksoy 13 Şubat 2019, 15:23:32 »
Corollanın yeni modelini toyota bu akşam youtube ve facebook sayfalarında canlı yayında tanıtacakmış bakalım nasıl bir araba geliyor
6
Bu makalemde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah Kurban kesme konusunda bizleri, belirli hayvanları kesebilec eğimiz konusunda sınırlama yapmış mıdır? Bu konuda Kur’an nasıl bilgiler veriyor, konusu üzerinde olacak. ÖNCE BELİRTMEK İSTERİM, KURBAN KELİME ANLAMI OLARAK, YALNIZ HAYVAN KESME ANLAMINDA DEĞİLDİR. GENEL BİR ANLAMI VARDIR VE ANLAMI, ALLAH A YAKLAŞMAK, ONUN RIZASINI KAZANMAK İÇİN YAPILAN HER ŞEY ANLAMINDA DIR. Tabi buna Allah ın rızasını kazanmak adına kesilen ve dağıtılan hayvanda bunun içine girer. Kurbanı yalnız Allah adına kesmek şartıyla, Hac 34. ayetinde meşru kıldığını, yani izin verdiğini bildirmiştir Allah.

Kurban Allah ın rızasını kazanmak adına, ona bağlılığımızı bildirmek ve onun hoşnutluğunu kazanmak adına yaptığımız bir yakınlaşma ve bağlılık göstergesidir. Bu durumda Allah a sunacağımız kurbanda Allah ın yasaklama dığı hayvanlar arasında olması gerekir. Allah bizlere hangi hayvanları yasaklamıştı?  Elbette bazı ayetlerin de bunu tekrar ederek açıklıyor ve saydıklarım dışında sizlere her temiz şey helal kılınmıştır diyor. Peki, neleri haram kılmıştı hatırlayalım. “LEŞ, AKITILMIŞ KAN, DOMUZ ETİ VE ALLAH TAN BAŞKASI ADINA KESİLEN HAYVANLAR .”  Demek ki bunun dışında her temiz şey, bizlere helal kılındığını anlıyoruz. Bu düşünceden yola çıkarak, bizler için helal olanların, Allah a kurban edecekler imiz hayvanlar olduğunu anlamamız, yanlış olmasa gerek. Konuyu Kur’an dan araştıralım.

Bu durumda bu sayılanların haricinde, şu ya da bu hayvanlar da haramdır diyebilir miyiz? Asla bunu söyleyemeyiz. Hatta bunu söyleyenleri de Allah uyarıyor ve Yunus 59. ayetinde bakın ne diyor. “DE Kİ: "NE OLDU SİZE DE ALLAH'IN SİZE RIZIK OLARAK İNDİRDİĞİ ŞEYLERDEN BİR HARAM YAPTINIZ BİR DE HELAL?" DE Kİ: "ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, YOKSA ALLAH'A İFTİRA MI EDİYORSUNUZ” Buradan şunu rahatlıkla anlayabil iriz, Allah ın haram demediğine hiç kimse haram diyemez. Bir başka mantık yürütürsek, Allah a kurban edeceğimiz hayvanlar da Kur’an, bir sınırlama koymadıysa, bizlerde asla sınırlama koyamayız.

Şunu çok net anlıyoruz ki, Allah ın saydıkları her temiz şey bizler için helaldir. Bu durumda şu soruyu tekrar kendimize soralım. Allah a kurban edeceğimiz hayvanlar, Allah ın bizlere helal ettiği hayvanların tamamından olmaz mı? Bu soruya aslında hepsinden olmaz, diye bizler hüküm veremeyiz . Kur’an a bakıp, ona göre hareket etmeliyiz . Eğer Allah ın hüküm vermediği bir konuda, bizler ayetlerde geçen kelimeler e Allah ın açıklamadığı anlamları kendimiz veriyor da, hükümler çıkartmaya çalışıyorsak, mutlaka yanlışlık yapma riskimiz var demektir.  Gelin Allah için Kurban kesme konusunda, Kur’an nasıl örnekler veriyor ona bakalım. Tabi ayette geçen kelimeler e, farklı anlamlar vermeden. Maide suresi 27. ayete baktığımızda, Hz. Âdem in her iki oğlunun Allah a birer kurban sunduklarından bahseder. Ama dikkat ederseniz ayette, kurbanın hangi hayvan olduğundan bahsetmez . Bir başka ayetinde;

Hac 34: Her ümmet için, ALLAH’IN KENDİLERİNE RIZIK OLARAK VERDİĞİ HAYVANLAR ÜZERİNE İSMİNİ ANSINLAR DİYE KURBAN KESMEYİ MEŞRU KILDIK. İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Şu hâlde yalnız O’na teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele! ( Diyanet meali)

Bu ayetten şunu çok net anlıyoruz. Allah ın haram demediği hayvanlar dan, yine hiçbir ayrım yapmadan genelleme yaparak, üzerine Allah ın adını anarak, yani kurbanı Allah için kesiyorum niyetiyle, kesmeyi meşru kılıyorum, izin veriyorum diyor.  DİKKAT ETTİYSENİZ, ALLAH IN KENDİLERİNE RIZIK OLARAK VERDİĞİ HAYVANLAR I KURBAN EDİN DİYOR. Bakın şöyle ya da böyle bir hayvan olsun diye ayrım yapmıyor. Kevser suresinde de Allah, Rabbin için kurban kes diyerek, hayvanın cinsi adına sınırlama koymuyor. Yine Hz. İbrahim ve oğlu kıssasında, bizlere kurban için Allah ın koç gönderdiğini söylemelerine, anlatmala rına rağmen, aslında ayette böyle bir ayrım yapmadan,  ONA BÜYÜK BİR KURBANLIK VERDİK DİYE GEÇER.

Hac 28. ayette de, yine aynı şekilde, KENDİLERİNE RIZIK OLARAK VERDİĞİMİZ, KURBANLIK HAYVANLAR ÜZERİNDE, ALLAH IN ADINI ANARAK KESSİNLER diye bildirir ve herhangi hayvan cinsinden bahsetmez . Tekrar hatırlatmak isterim, eğer Allah ayette geçen bir kelimeyle, (en’am) sayılı ve belli bir hayvanı kast etmiş olsaydı, bunu mutlaka diğer ayetinde açıklar ve bizlere detaylı bildirir, saydığım hayvanlar dışında kurban kabul olmaz derdi. Böyle bir bilgi, detay Kur’an da yoktur. Günümüzde Verilen liste ve kurban olabilece k hayvanlar, ayetlerde geçen kelimeler e gelenekse l FIKIH inancının etkisiyle, verilen anlamların sonucudur . Bunlarda Allah ın emri değil, beşeri kişilerin yorumları ve düşünceleridir. Bu yol ve yöntem, bizlerin sorumlu olduğu ayetlerin, MUKEM yani apaçık, şüphesiz, tartışmasız olma özelliğine aykırıdır.

Bakara 196. ayetinde de, haccı ve umreyi Allah için tamamlayın, eğer bunda alıkonursanız, GÜCÜNÜZÜN YETECEĞİ BİR KURBAN GÖNDERİN, diye de açıklama yapar. Bakın yine herhangi bir hayvandan bahsedilm iyor, özellikle serbest bırakıldığından bahsedip, gücünün yettiği bir KURBAN GÖNDERİN diyor. Eğer Kurban için Allah ın sınırladığı hayvanlar olsaydı, Allah onu da bizlere mutlaka bildirir, açıklardı. Bu ayette geçen, gücünüzün yeteceği Kurban sözünü, çok daha geniş ve Kurban kelimesin in gerçek anlamına uygun anlamalıyız. Ne yazık ki beşeri fıkıh inancı, sanki bu serbestli k hâşâ bir eksiklikm iş gibi, kendi nefisleri mizde sınırlamalar yaparak, şu ya da bu hayvanların dışında kurban olmaz deyebiliy or.

Hac suresi 36. ayette ise, farklı soruları olan müminlerinde sorularına cevap olması adına, sizin için bedence büyük olan yani bu cümleden büyük baş hayvanları kast ederek,  Allah a kulluğun simgeleri nden, yani bu hayvanları da kurban olarak kesebilir siniz diyor. Hani Allah ne diyordu bir ayetinde; “BİZ HERŞEYDEN NİCE ÖRNEKLERİ, DEĞİŞİK İFADELERLE VERDİK Kİ ANLAYASIN IZ” İşte Allah bu hükmünü yerine getiriyor ve büyük baş hayvanları da kurban olarak kesilebil eceğinin örneğini veriyor. Kafalarda sorular kalmasın diye. Yine özellikle hayvanın cinsini zikredere k, bir ayetinde Allah, Hz. Musa kıssasında bizlere kurban konusunda örnek veriyor. Düşünüp aklını kullanan, bu örnekten de çok dersler çıkartacaktır.

Bakara 67: Mûsa, toplumuna dedi ki: "ALLAH SİZE, BİR İNEK/SIĞIR BOĞAZLAMANIZI EMREDİYOR." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerd en biri olmaktan Allah'a sığınırım." (Yaşar Nuri meali)

Biliyorsu nuz bu ayette özellikle, bakara yani sığır kelimesi geçer. Allah ın kurban olarak, istediği hayvan sığır yani inek olmasını özellikle istiyor. Ama hiç birimiz bu ayette sığır geçiyor, yalnız sığır yani inek kurban edilir demiyoruz . Çünkü daha önce Allah bu konuyu kullarına bırakmıştı, detay vermeden kolaylaştırarak. Çünkü yemin ederek bu dini, kitabı sizler için kolaylaştırdım diyordu ayetinde. Ama bizler Allah ın kolaylıklarını, ne yazık ki zorlaştırmanın yolunu bulup, ilaveler ve sınırlamalarla zorlaştırmışız.

Gelenekse l fıkıh İslam anlayışında, kurban edilecek hayvanları ve özelliklerini sayarlar. Hatta hatırlayınız lütfen, eti yenecek yenmeyece k hayvanları sayarken tek tırnak, çift tırnak hayvan örnekleri verilir. Her nedense Allah böyle bir ayrım yapmaz. Kur’an bunlardan bahsetmed iği için, Kur’an da detay yoktur, her bilgiyi vermez diyerek, ne yazık ki Kur’an her bilginin olmadığı, detay vermeyen bir kitap ilan edildiğinden, danışılacak en son kitap olmuştur. FIKIH kitapları üzgünüm ama söylemek zorundayım, Kur’an ın önüne geçmiştir. Bakın bu konuda neler söyler fıkıh.

“Sadece davar, sığır ve deveden kurban olur. Davar denince koyun, keçi; sığır denince de, inek, boğa, manda, dana, düve, tosun anlaşılır. Eti yenen vahşi hayvandan kurban olmaz. Yabani öküz [buffalo], yabani deve [lama] ve yabani koyundan da kurban olmaz.”

Peki, bu bilgileri nereden alıyoruz? Allah mı söylüyor? Elbette hayır. İşte bizlerin İslam anlayışı ve dini yaşama kurallarını koyan FIKIH inancı, dini böyle şekillendiriyor. Fıkıh inancı bu saydıklarımızın dışında, kurban olamayacağını söyler. Küçükbaş hayvanın bir kişi tarafından, büyük baş hayvanın ise yedi kişiye kadar kurban edebileceğini söylemektedirler. Tabi bu ve benzeri bilgiler Allah ın emri değil, beşeri fıkıh inancının, YANİ KİŞİLERİN FİKİRLERİNİN DİNİ ŞEKİLLENDİRMESİDİR. Sizce bu bilgileri n, hükümlerin, din adına bizleri bağlayıcılığı olabilir mi? Karar sizin.

Fıkıh inancının dayatmala rını, Kur’an ayetlerin e monte etmek isteyenle r ise, bu hayvanların kurban edileceğinin emrini, Enam suresi 138–139–142. ayetlerde yazdığı söylenmektedir. Bu ayetlere baktığınızda Kurban olacak hayvanlar dan değil, bazı batıl yanlış inançlara ayetlerin açıklık getirdiğini, bazı haramlar edinenler in hatalarının yanlışlığı anlatılmakta ve eti yenen hayvanlar arasında yük taşıyan, tüyünden faydalanılan bu hayvanlarında sizlere helal olduğu anlatılmaktadır. Yoksa bu ayetlerde, şu ya bu hayvanlar Kurban kesmek içindir, ibaresi kesinlikl e geçmez.

Tüm bu yazdıklarımdan sonra, şöyle söyleyenler çıkabilir. Tavuk, horoz da helaldir, bu durumda Allah a tavuk kurban edebilir miyiz? Tüm bu ve buna benzer sorular, Allah ın kolaylaştırdığı dini zorlaştıran, beşeri sözleri aklamak adına verilen yanlış ve art niyetli örneklerdir. Bizler evimize gelen misafiri bile, en güzel şekilde ağırlamaya çalışırız. Daha önce evimize almadığımız, pahalı şeyleri bile misafirim izi mutlu etmek için alırız. BU DURUMDA ALLAH IN RIZASINI KAZANMAK, ALLAH A YAKLAŞABİLMEK VE ONUN ŞANINI YÜCELTMEK ADINA, ELİMİZDEN GELEN EN İYİ, EN SAĞLIKLI KURBANLIĞI TİTİZLİKLE RABBİMİZE SUNACAĞIMIZ, ÇOK AÇIK DEĞİL MİDİR?

Soruyorum sizlere, hangimiz her gün rahatlıkla aldığımız, yediğimiz bir hayvanı alıp Allah a kurban etmek isteriz? Allah a kurban etmek için bir tavuğu alıp kesmeyi, asla hiç birimiz kendimize yakıştırmayız ve asla gönlümüzde razı gelmez, aklımızdan da geçmez. Ama bizlerin gönlü razı gelmez diye, nefsimizi n etkisiyle Allah ın hüküm vermediği, şu ya da bu hayvanları kurban edemeyiz dememiz, Allah a karşı iftiradır, saygısızlıktır. HADDİMİZİ BİLMELİYİZ. Kurban bayramında, Allah aşkıyla yanıp tutuşan, durumu kurban kesmek için iyi olmayan Müslüman kardeşlerimizin bile, bazen parasını biriktiri p kurban kestiğine şahit oluruz. İşte bu davranış, Allah sevgisini n, aşkının bizlerin içindeki coşkuyu gösterir.

Değerli din kardeşlerim. Bizler Allah ın ayetlerin i doğru anlamak istiyorsa k, önce bizlere öğretilen doğruluğundan emin olamadığımız, rivayet bilgilerd en kurtulmalıyız. Bunu yaparsak, inanın Allah ın bizlerden neler istediğini, işte o zaman çok daha doğru anlayacağımız dan şüphemiz olmasın.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
7
Bizlerin Kur’an anlayışı değişmedikçe, Allah ın doğru yolunu bulmamızda, asla mümkün olmayacak tır.  Öyle bir inanca sahibiz ki, Kur’an ı dışlayıp ona yaptığımız saygısızlığın bile farkında değiliz. Rivayet ve sanı ve ZAN Kur’an ın yerini almış, Kur’an anlaşılması zor ve bir ayetin bile birçok anlamlara geldiğine, her insanın farklı anlayabil eceğine inanıyoruz.  DAHA DOĞRUSU BİZLER ALLAH IN AÇIK HÜKÜMLERİNİ DEĞİL, BİZLERE ULAŞAN RİVAYETLERİN VE EDİNDİĞİMİZ VELİ, ŞEYH EFENDİLERİN KUR’AN DAN NE ANLADIĞINI ANLAMAYA ÇALIŞIYOR VE İSLAM I ÖYLE YAŞIYORUZ. Allah aşkına soruyorum, böyle bir din olur mu? Allah ın katından gelen yol gösterici bir rehberi, nasıl olurda her okuyan farklı şeyler anlar? BÖYLE BİR KİTAP TOPLUMA YOL GÖSTERMEK YERİNE, TOPLUMU BİR BİRİNE DÜŞÜRÜR, BÖLER VE KARGAŞA YARATIR. Bakın bu konuda kendisind en emin, inancını anlatmak adına Kur’an hakkında ne diyor bir arkadaşımız. Bu sözler, günümüzde İslam ın ne derece yanlış ve korkunç boyutlard a yaşandığına, çok güzel bir örnek.

“KUR AN IN DELALETİ ZANNİDİR, ÇÜNKÜ BAŞKA BİRİSİ AYNI AYETLERİ FARKLI YORUMLAR. BU YÜZDEN YORUMLARI SINIRLAYA N SÜNNETE İHTİYAÇ VARDIR.”

Bu sözleri söyleyen ve inanan bir insanın, Kur’an dan zerre kadar haberi yok demektir. Herkesin kendi imtihanı inancıdır der belki geçebiliriz. Ama bu sözleri söylemek, Kur’an a hakaretti r, saygısızlıktır onu hatırlatmak isterim. BIRAKIN KUR’AN I, BİLGİ VEREN, AÇIKLAYAN HİÇBİR KİTAP ZANNİ DEĞİLDİR, HİÇBİR YAZAR KİTABINI ZAN ÜZERİNE YAZMAZ. Böyle bir düşünceyi Kur’an a nasıl nispet ederiz? Zan içeren bir kitap, zaten kesin bilgi vermez, hiç kimsede okumaya tenezzül etmez. Kur’an Zan bilginin sakın ardı sıra gitmeyin diye uyarır. Bunu bile fark edemiyoru z, sırf batıl inançlarımızı yaşayabilmek adına. BİZLERE ULAŞAN RİVAYET HADİSLER, KİŞİLERİN KENDİ DÜŞÜNCELERİ İLE ANLADIKLA RININ NAKİLLERİDİR. PEYGAMBERİMİZİN DİREK NAKLEDİLEN SÖZLERİ DEĞİL. Önce arkadaşımızın sözlerinde geçen DELALET ve ZAN kelimeler i, ne anlama geliyor ona bakalım. 

DELALET: Yol gösterme, kılavuzluk yapma.
ZAN: Zannetmek, şüphe etmek, gerçeğini bilmeden ihtimal üzerine hüküm vermek.

Aklını zerre kadar kullanan bir Müslüman, bu kelimeler i Kur’an a yakıştırıp ve bu özellikleri Kur’an a asla vermez. Doğrusu üzüntümden, ne söyleyeceğimi bilemiyor um, ama şunu net söylemeliyim ki, bunları Kur’an a nispet edip yakıştıranlar, hesap günü çok üzülenlerin arasında olacağı açıktır.  Yaptığımız ve anlayamadığımız en büyük yanlış, Kur’an ın MUHKEM ayetlerin in, yoruma kapalı olduğu gerçeğidir. Çünkü yorum anlamı açık olmayan, okunduğunda anlaşılamayan sözler için yapılır. Allah dinin anası, temeli olan ayetler MUHKEM demiş, yani şüphe duyulmaya cak, tartışılmayacak kadar açık, anlaşılan anlamındadır.

Arkadaşımız emin olamadığımız rivayet hadisleri savunup, onları dinin temel bilgileri yapabilme k için,  Allah ın sözlerini anlaşılmaz ama beşeri rivayetle ri anlaşılır kılarak,  İslam dinine en büyük kötülüğü yapmış olduğunun, ne yazık ki farkında değil. HÂŞÂ, Allah ın kullarına anlatamadığını, kimin haddine ki anlatmaya cüret etsin. ONUN İÇİN ALLAH IN ELÇİSİ, ÖRNEK İNSAN, SAĞLIĞINDA KUR’AN IN DIŞINDAN TEK BİR KELİME BİLE YAZDIRMAM IŞTIR. BU SÖYLEDİKLERİ DOĞRU OLSAYDI, SİZCE PEYGAMBERİMİZ BÖYLEMİ YAPARDI?

Ayetlerin anlaşılmasını hadislerl e, peygamber imizin sünnetiyle sınırlamaya çalışan arkadaşımızın şunu düşünmesini isterim. Hadisleri n tamamı bir rivayete göre diye başlar, yani kaynak ZANNİDİR ve ikinci üçüncü şahısların, peygamber imizden duyduklarını iddia ettikleri ve naklettik leri sözlerdir. Bu sözlerin dilden dile nakledili rken, doğru, hatasız bizlere yüzlerce yıl boyunca doğru ulaşacağına nasıl inanırız? HANİ ALLAH, EMİN OLMADIĞIN BİŞLGİNİN ARDINA DÜŞMEYİN DİYORDU. HANİ GÜVENİLECEK VE İPİNE SARILACAK KİTAP KUR’AN DI. HANİ KUR’AN DAN SORUMLUYD UK. Allah bizlerin okuduğumuzda anlayamay acağımız bir kitaptan, nasıl sorumlu tutacağına inanırız? Bu kadar mı aklımızı başkalarına kiraya verdik.  Peygamber imiz, Muhkem ayetleri okuduklarında ümmetim anlayamaz deyip, Kur’an ı anlaşılır hale getirmeyi düşünemedi de, yüzlerce yıl sonra, birilerin in mi aklına geldi de bizlerin imanımızı kurtardı? Bunu nasıl düşünürüz. Bunları söylemek ve düşünmek, Allah a ve elçisine apaçık iftiradır.

Kur’an bizlerin sorumlu olduğu muhkem ayetleri, birçok ayetinde, nice örneklerle açıkladık ki hiç kimseye muhtaç olmayasınız diyor. Düşünebiliyor musunuz, Allah dinde ruhban sınıfı olmadığını söylediği halde, nasıl olurda bunun tam tersine bir düşünceye inanıp, Kur’an ı ve İslam ı anlayabil memiz için, bizlerin bazı kişilere ya da bilgilere ihtiyacımızın olduğunu söyleriz. Allah Kur’an ı sizlere yol gösterici olsun diye indirdik dedikçe, Kur’an ın delaleti yani yol gösterici olması zannidir yani ihtimalle r üzerine kurulmuş, kişiye göre değişir herkes anlayamaz, peygamber imizin hadisleri olmasaydı Kur’an anlaşılmaz kapalı kalırdı, nasıl deriz. Bunu söylemek için, ya akıldan yoksun olmalı bir insan, ya da zerre kadar Kur’an bilgisi olmaması gerekir. Herkese göre Allah ın hükmü nasıl değişir? Nasıl olur okunduğunda herkes anlayamaz . BU NASIL BİR HÜKÜM VERMEKTİR Kİ, HER OKUYAN FARKLI ANLASIN. BÖYLE BİR KİTAP YOL GÖSTERMEKTEN UZAK, TOPLUMU BÖLER, PARÇALAR VE BİRBİRİNE DÜŞMAN EDER. Ne yazık ki buda zaten gerçek oldu. Allah Enam 148. ayetinde, tıpkı arkadaşımızın yanlış düşüncelerine örnek verircesi ne, cahiliye toplumunu n yaptığı yanlışları anlatırken,  bakın bu konularda Allah ne diyor. ” SİZ ZANDAN BAŞKA BİR ŞEYE UYMUYORSU NUZ VE SİZ SADECE YALAN SÖYLÜYORSUNUZ.” Bu konuda birkaç örnek daha verelim.

ONLARIN ÇOĞU, ZANDAN BAŞKA BİR ŞEYE UYMAZ. Şüphesiz zan, haktan hiçbir şeyin yerini tutmaz. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilendir. (Yunus 36)

Hâlbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. SADECE ZANNA UYUYORLAR . Zan ise asla gerçeği ifade etmez. (Necm 28)

Ey iman edenler! ZANDAN ÇOK SAKININIZ . Çünkü zannın bir kısmı günahtır.  (Hucurat 12)

Bunca açık ayetlere iman ettiğimiz halde, hala Kur’an ın yol gösterici kılavuz olması zannidir, ihtimalle r üzerine sözlerdir diyorsak, sanırım söyleyecek bir söz yok demektir. Bakın Allah ın elçisi, tıpkı günümüzde düşündükleri gibi düşünenlere, Allah ın elçisinin ne demesini istiyor. Ayrıca Kur’an ın açıklanmış bir şekilde gönderildiğine dair ayetler.

Enam 114: De ki): ALLAH'DAN BAŞKA BİR HAKEM Mİ ARAYACAĞIM? HALBUKİ SİZE KİTAB'I AÇIK OLARAK İNDİREN O'DUR. Kendileri ne kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma! (Diyanet vakfı)

Meryem 97: Biz Kur'ân'ı, sadece Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye, SENİN DİLİNLE KOLAYLAŞTIRDIK. (Bayrakta Bayraklı)

Hac 16: Biz onu, böylece AÇIK-SEÇİK AYETLER HALİNDE İNDİRDİK. Kuşkusuz, Allah, dilediğine/dileyene kılavuzluk eder. (Yaşar Nuri meali)

Nur 18: ALLAH, SİZE AYETLERİ AÇIKLIYOR. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir . (Diyanet meali)

Bu ayetleri okuyanlar, Allah ayetlerim açık ve izah edilmiş dedikçe, tam tersini söyleyerek, “AÇIKTA NE KADAR AÇIK, HERKES KUR’AN I ANLAYAMAZ” demekten korkmuyor lar. Allah ın ayetlerin i, kendi nefisleri nce yorumlaya nlar, Allah dan başka hakemlik yapmaya soyunanla rdır. Bunca açık ayetlere gözlerini yumarak batılı, zannı ısrarla din diye yaşayanlar, Kur’an ın ışığından asla istifade edemeyece k, böylece gerçekleri görebilmek için, GÖNÜL GÖZLERİ AÇILAMAYACAKTIR.  Bu kardeşlerimizi zanna değil, apaçık Allah ın ayetlerin e davet ediyorum.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
8
Güncel haberler / Ynt: Hayatımızı kökten değiştirecek yenilik!
« Son İleti Gönderen: melihlore 31 Ocak 2019, 12:59:03 »
Mutlaka deneyeceğim.
9
Vizyondaki Fragmanlar / Ynt: Üniversiteli gencin sinema tutkusu İzlenme 22
« Son İleti Gönderen: melihlore 31 Ocak 2019, 12:57:32 »
linki göremedim.
10
TV ve Tv programları / Yüzleşme / Yerli Dizi
« Son İleti Gönderen: melihlore 28 Ocak 2019, 11:20:16 »
Başrollerini Uğur Yücel, Hande Doğandemir, Engin Öztürk ve Yiğit Kirazcı'nın oynadığı yeni bir dizi geliyormuş. Yüzleşme dizisi sanırım şubat ayında kanal d de başlayacak televizyo nda reklamını görüyorum sürekli fragman kısa ama Uğur Yücel'in sesi yine etkiledi beni sizce nasıl olacak?
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi