Gönderen Konu: 1. MEŞRUTİYET  (Okunma sayısı 1945 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı baphomet

  • Forumun Ağası
  • Özel Üye
  • Forum Aşiği
  • *
  • İleti: 882
  • ÜYENİN İTİBARI 138
  • Cinsiyet: Bay
  • O Bir PCKoPaT
1. MEŞRUTİYET
« : 05 Ocak 2008, 16:53:31 »
Bütün eleştirilere rağmen Tanzimat döneminin, İmparatorluğun kurtarılması için yeni esaslar benimseye n, İslamî devlet esasları yerine, batıda demokrati k mücadelelerden geçerek kurulmuş olan meşruti sistemi amaçlayan bir neslin yetişmesini hazırlaması da yadsınamaz.

Osmanlı İmparatorluğu'nun kurtuluşunu meşrutî sistemde gören "Genç Osmanlılar" cemiyeti 1865'de kuruldu. Amaçlan Abdülaziz'e meşrutî sistemi kabul ettirmekt i. Bu tarihe kadar Padişahlardan gelen, İmparatorluğu kurtarma çabaları olan ıslâhat hareketle rinin yerine şimdi halkın içinden ve batı düşünceleriyle yetişen aydınların imparator luğu kurtarma girişimleri alıyordu. Dolayısıyla devletten gelen ıslâhat hareketle rine karşı gerici çevrelerin tepkileri nin yerini, şimdi halktan gelenleri n istekleri ne karşı devletin tepkisi aldı.

Genç Osmanlıların çabalan sonucu 1876'da "Kanun-u Esası (Anayasa) ilân edilerek meşrutî sistem kuruldu. Kanun-u Esasî ulusal bir ihtilâl sonucu ilân edilmemiş olmakla beraber, tüm halkın siyasî haklan yönünden eşitliği, devlet yönetimine katılması ve denetleme siyle parlament er bir sisteme dayandırılmak isteniyor du. Fakat devletin monarşik ve teokratik niteliği değiştirilmiyordu. Hattâ, Saltanatın Osmanlı Hanedanına ait olduğu, Pâdişah'ın kutsal ve sorumsuz bulunduğu, Kanun-u Esasîde yer alıyordu.

Kanun-u Esasî'nin 7. maddesini n Pâdişâha tanıdığı geniş yetkiler ve özellikle 113. maddeye göre, bir Osmanlı vatandaşını basit bir polis raporuna dayanarak yurt dışına sürgün edebilme yetkisi, I. Meşrûtiyet'in zayıf bir yönü idi. Mithat Paşa ile anlaşan Abdülhamid, tahta çıkınca vaat ettiği gibi Kanun-u Esasî'yi ilân etti. Fakat, Osmanlı-Rus Savaşı'ndaki yenilgide n şahsına yönelik eleştiriler gelince, Meclis-i Mebusân'ı dağıttı ve bir daha toplamadı, Kanun-u Esasfyi uygulamadı.

İlk iş olarak çekindiği Mithat Paşa'yı 113. maddeye dayanarak yurtdışına sürgün etti. Kısa bir süre sonra da O'nu Abdülaziz'i öldürmekle itham edip Yıldız'da kurdurduğu mahkemede yargılattı. İdama mahkûm edilen Mithat Paşa'nın cezasını müebbet sürgüne çevirip Taife sürgün etti ve Mithat Paşa 1884' de orada öldürtüldü. Valilikle riyle ülkede büyük hizmetler i olan, Ziraat Bankası'nın kurucusu, ülkeye hürriyet yolunda hizmet veren "Hürriyet Şehidi" Mithat Paşa'nın öldürtülmesi İstibdat rejiminin bir uygulaması idi. Ülkeyi nasıl bir geleceğin beklediğini gösteriyordu.

İstibdat rejimi" ile yenileşme hareketle ri sona erdi ve baskı rejimi kuruldu. Batı uygarlığı doğrultusunda yanm yüzyıl süren çabalar durdu. Din-devlet ayrımı yönündeki gidiş, yeni bir din-devlet bileşimi rejimiyle sonuçlandı. Çöküntü ve toprak kaybı devam ediyordu. "Avrupa'nın Hasta Adamı" yaşayabilmek için Avrupa'nın denge politikasını sürdürdü. İngiltere, bir yönden Kafkaslar'dan İskenderun Körfezi'ne, diğer yönden Boğazlara yönelik Rus tehlikesi ni Osmanlı İmparatorluğu'nun durduramıyacağını görerek, 1878 yılında Kıbns'ı ele geçirdi, 1882'de Mısır'a yerleşti.

Diğer yandan Ermenı sorununa sahip çıkarak, Doğu Anadolu'da kurulacak bir Ermenı devletini himayesi altına alarak Rus ilerlemes ini durdurmayı plânladı. Bu arada Fransa'da 1881'de Tunus'u aldı. Osmanlı İmparatorluğu bir yandan toprak kaybederk en, diğer yandan ekonomik çöküntü sürmekteydi. Hızla borçlanmanın sonucu Osmanlı Devleti borçlarının faizini bile ödeyemeyecek duruma geldi.

1881 malî iflâsın ilânı, "Düyûn-u Umumiye" nin kurulmasına yol açtı. Kelime anlamı genel borçlar olan "Düyûn-u Umumiye", alacaklı devletler in alacaklarını toplamak amacıyla Osmanlı maliyesin e ve kaynaklarına el koyup, toplanan vergileri alacaklar a pay eden bir kuruluştu. Tuz, tütün, pul, müskirat (içki), balık resimleri (vergileri) ve bazı illerin ipek öşürleri, daha başka vergiler Düyûn-u Umumiye'ye bırakıldı. Böylece devlet içinde devlet olan bir kuruluş haline geldi. Bu kurumda çalışan 5 binden çok personeli n masrafları da bu kaynaklar dan sağlanıyordu.

Türkiye'ye giren yabancı sermaye de Düyûn-u Umumiye ile tam bir garantiye kavuştu. Osmanlı Devleti'nin malî tutsaklığı demek olan Düyûn-u Umumiye'nin koruyucul uğu altında yabancı sermaye, özellikle madenleri ve diğer hammadde kaynaklarını sömürmeye başladı. 1838 Ticaret Antlaşması ile başlamış olan demiryolu yapımı şimdi daha da önem kazanıyordu.

1856 yılında Londra'da İngiliz Bankerler i tarafından kurulan ve 1863fde Fransız bankerler inin de katılmasıyla güçlenen Osmanlı Bankası 1862'de Osmanlı Devleti'yle yaptığı anlaşma ile 30 yıl süreli olarak: "Talep olduğunda altın karşılığı banknot çıkartabilecektir. Piyasadak i banknotun üçte biri oranında nakdî ihtiyat bulundura caktır. Bankanın imtiyazı sürdüğü sürece devlet "evrâk-ı nakdiye" çıkarmayacaktır. Bu imtiyaz başka bir bankaya verilmeye cektir. Banka, şubesi bulunan yerlerde devlet gelirleri ni toplayaca k ve devlet adına ödeme yapacaktır. Devlet adına topladığı gelirlerd en vadesi gelen hazine bonolarını mahsup etmeye yetkilidi r. İç ve dış borç taksitler inin ödeme işlemlerini, yüzde yarım komisyon karşılığında yürütecektir. Banka içte ve dışta devletin resmî malî ajanı olacaktır ve bir ticaret bankası gibi faaliyet gösterebilecektir".

Geniş yetkilerl e devletin Merkez Bankası niteliğini kazanan Osmanlı Bankası'mn karşısına 1888'den sonra en büyük rakibi olarak Deutsche Bank çıktı. İngiltere'nin himaye politikasından uzaklaşması üzerine, denge politikasını sürdüren Osmanlı Devleti Almanya'ya yaklaştı. 1890'dan sonra sömürge ve yayılma için kendine yaşam alanı arayan Almanya "Doğuya doğru" sloganı ile Osmanlı İmparatorluğu'na yöneldi. Bu yönelişin bir ürünü olan "Bağdat Demiryolu Projesi"ni kabul ettirdi.

Şimdi Osmanlı Devleti Almanya'nın himayesi altına giriyordu . Fakat, çöküntü de bir yandan sürüyordu. II.Abdülhamid'in istibdadına karşı "Jön Türk" hareketi ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kuruluşu siyasî direnmeye dönüşerek, Makedonya'da başlayan askerî ayaklanma lar ve Reval'de İngiltere ve Rusya'nın Balkanlar daki Makedonya topraklarının Türkler'den alınması yolundaki anlaşmaları, Abdülhamid'e karşı direnmeyi kuvvetlen dirdi. 1908 yılında Kanun-u Esasî'yi yürürlüğe koydugünü ilân etmek zorunda bıraktı. Böylece "1908 İnkılâbı" veya "2. Meşrûtiyet" denen olay gerçekleşti.

Osmanlı İmparatorluğu'nu kurtarmak için 19.y.y'dan beri sürdürülen çabaların başarısızlıkların sebepleri ni kısaca üç ana noktada toplayabi liriz. Birincisi: Ülkede bu değişmeye karşı direnen gerici güçlerdir. Bunlar, çoğu kez üstün geldi. Bunun sebebi, ilerici güçlerin toplum içinde, orduda ve yönetimde köksüz oluşları, buna karşılık gerici güçlerin toplum derinlikl erine kadar kök salmış olmaları, Yeniçeri ve ulemâya dayanması, dini ve gelenekle ri bir araç olarak kullanmal arıdır.

İkincisi, Avrupa'nın gelişen ekonomik yapısı sebebiyle, Avrupa Devletler i arasında başlayan üstünlük savaşlanndan uzak kalamayan ve devamlı Rus saldırılarına uğrayan ve içte de parçalanmaya yönelik ayaklanma lar ve buna bağlı dış müdahalelerle uğraşan Osmanlı İmparatorluğu, giderek Avrupa'nın ayrı sömürgesi oldu. Bu sebepten dolayı da yenileşme programla rım uygulama olanağı bulamadı. Savaşların büyük maddî sıkıntılara sebep olması ekonomiyi de çok olumsuz etkilemek teydi. Bir yandan dış, bir yandan iç çatışmalar yüzünden barış ortamı sağlanamıyordu.

Üçüncü olarak, yenileşme girişimlerini doğurduğu çekişme ve savaşların yol açtığı ekonomik sıkıntı ve sefaletin halk üzerindeki etkisiydi . Olayları fanatik ve fatalist bir düşünceyle yorumlaya n halk, bütün bu sıkıntıların sebebi olarak yenileşme hareketle rini ve onların uygulayıcılarını görüyordu. Bu durum, her yenilikçi harekete karşı çıkan ayaklanma nın da gerekçesi oldu.
Ben İmza Neyim BilmemParnakBassam Olurmu?

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi