Gönderen Konu: İLK DEVLET TEŞKİLATI  (Okunma sayısı 1499 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı baphomet

  • Forumun Ağası
  • Özel Üye
  • Forum Aşiği
  • *
  • İleti: 882
  • ÜYENİN İTİBARI 138
  • Cinsiyet: Bay
  • O Bir PCKoPaT
İLK DEVLET TEŞKİLATI
« : 04 Ocak 2008, 18:16:54 »
1)Merkezi Yönetim:
--Divan ve İlk Vezirler: Kuruluş döneminde,Osmanlı Beyliği ilk devlet teşkilâ- tını düzenlerken Türkiye Selçukluları ile İlhanlıları örnek almıştır.

a)Divan: Padişahın bulunmadığı durumlard a vezirin başkanlığı altında devlet başkentinde veya hükümdarın bulunduğu yerde kurulan Bakanlar Kurulu’na ‘divan’ denirdi.D evlet işlerinin kesin görüşüldüğü yer burasıydı.Divan,her sabah namazdan sonra pâdişahın başkanlığında toplanara k devlete ve halka ait askerî, malî ,idarî,hukukî ve örfî işleri karara bağlardı.Divanda padişah , vezir-i âzam
ve diğer vezirlerd en başka üye olarak kazasker,defterdar ve nişancı bulunurdu:
q Vezir-i âzam – askerî ve örfî işler
q Kazasker – şer’î ve hukukî işler
q Defterdar – malî işler
q Nişancı – tuğra çekme,tapu ve kadastro işleri,tevcih(tımar,
has ve zeametin verilmesi)

b)Vezir: Kaynakların gösterdiği üzere ilk Osmanlı veziri,Hacı Kemaleddi n
oğlu Alâeddin Paşadır.Alâeddin Paşadan sonra vezir olanlar uzun bir süre bil- ginler sınıfından gelmişlerdir.
Vezirler askerî işlere karışmazlardı.Divanda giyecekle ri giysi,başla- rına koyacakla rı sarığın biçimi askeri sınıftan ayrım yapılabilecek şekilde tespit edilmiştir.
Kuruluş döneminde bir vezir vardı.Ancak dönemin sonlarına doğru bu sayı ikiye hatta üçe çıktı.Böylece ilk vezir ,vezir-i âzam ismini aldı.Vezirle-
rin padişah tarafından verilmiş üç tuğları vardı.Vezir-i âzam,padişahın vekili ol- duğu için,simge olarak hükümdarın adı yazılı yuvarlak altın mührü taşırdı.Ata-
ma ve bütün devlet işlerindeki muamelele r onun kararı ve padişahın izniyle yü- rütülürdü.
Bir vezir suç işlerse unvânı elinden alınır ve kapıcılık rütbesiyle bir yerde oturmaya mecbur edilirdi. Suçu idamı gerektiri yorsa,idamı sırasında saygı
görürdü.

2)Taşra Yönetimi:
Osmanlıların yönetimi altındaki yerler köy,ilçe(kaza),sancak ve bey-

lerbeylik şeklinde idarî ve askerî bir bölünmeye tabî tutulmuştu:
Ø Köyler: Halkına reâya adı verilirdi .Dirlik,vakıf ve mülk reâyası olarak üç bölüme ayrılmıştı.Köylünün askerî olmayan şer’î ve hukukî davalarına yöresel kadılar (yargıçlar) bakardı.
Ø İlçeler: Köylerin birleşmesiyle oluşurlardı.Buralarda kadılar,alaybeyleri ve subaşılar(jandarma)vardı.İlçelere kadıların yönetimi dolayısıyla kaza da denirdi.
Ø Sancaklar: Birçok kazadan oluşan sancakların adları ‘muayyen’di.Bu dönemde Anadolu beylerind en alınan yerler ayrı ayrı sancak olarak kabul görmüştür.
>>>Sancakbey leri: Bölgelerindeki serbest tımar yerlerind en başka yönetimleri altındaki sancakların,yönetim,askerî ve asayiş işlerinden sorumlu-
lardı.Bir tuğlu olan sancak beylerini n maaş olarak hasları vardı.Bazı sancaklar- da ‘çelebi sultan’ denilen padişah çocukları bulunurdu .Bunların yetkileri daha genişti.
Ø Beylerbey lik:
>>>Beylerbey ler: Beylerbey i ,Osmanlıların Rumeli’de genişleme-
sine kadar bir taneydi ve tüm ordu işlerinden sorumlu olup,hükümdardan sonra
orduda o yetkiliyd i.Orhan’ın oğlu Süleyman Paşa beylerbey iydi.Onun ölümün-
den sonra bu görev Lala Şahin Paşaya verildi.F akat I.Murat döneminde Cende-
reli Halil Hayreddin Paşa ordu komutanlığını üstüne aldı.Rumeli’de toprakla-
rın genişlemesiyle beylerbey lik ikiye ayrıldı:
· Anadolu Beylerbey liği (merkez Kütahya)
· Rumeli Beylerbey liği (merkez Manastır)

Beylerbey lerin iki tuğları ve has adı verilen maaşları vardı.Sefere çıka-
cakları zaman eyalet adı verilen beylerbey lik bölgesinde bütün sancakbey leri tı-
marlı sipahiler le birlikte emrolunan yerde orduya katılırlardı.
Yazışmalarını doğrudan doğruya merkezle yaparlardı;seferlerd e ise e-
yaletleri n kumandanıydılar.Beylerbeyi,sadece merkez sancağının yönetiminden
sorumluyd u.
NOT:
Osmanlılar bu dönemde,devletin başkentini çok sık değiştirmişlerdir:
Bilecik-->Yenişehir(Osman Bey’de) -->İznik-->Bursa(Orhan Bey’de)
-->Edirne(I.Murat’ta)

3)Toprak Yönetimi:

-Arazinin Dağıtılması-
Osmanlılar ele geçirdikleri ülkelerde,arazinin tescili amacıyla düzenli

olarak kaydını tutarlardı.Buna tahrir denirdi.T ahrir divandaki nişancının sorum-
luluğundaydı.Fakat defteri tutan başka biri vardı. (muharrir) Muharrir önce a-
damlarıyla bölgeye giderdi.A razi ilk defa padişahlara mahsus haslar,vezirlere
ve sancakbey lerine mahsus haslar,zeamet ve tımarlar,vakıflar ve mülkler olmak
üzere çeşitli türlere ayrılırdı.Sonra muharrir,şehir,kasaba ve köyleri birer birer
dolaşarak buralarda oturan vergi mükelleflerinin künyelerini,içlerinde vergi
ödemeyecekler varsa,hangi vergilerd en ne gerekçeyle muaf olduklarını yazardı.
Bu arada topraklı ve topraksızları,evlileri,bekârları,ihtiyarları,sakat ları,zanaat sahipleri ni ve ilmiye sınıfından olanları ayrı ayrı tespit ederdi.So nra her köyün merası,kışlağı,yaylası,korusu,ormanı,çayırı, cins cins gösterilmek şartıyla buğ- day,arpa,nohut,mısır,ceviz,üzüm,bal,sebze,meyve,pi rinç vb. ürünleri yıllık mik-
tarlarıyla verilmesi gereken vergi miktarları tespit edilirdi. Muharrir bu bilgileri toplayıp nişancının kontrolünden geçen tahrire kaydederd i.

a)Arazii emîriyye:
Bu topraklar devlete aitti;öşür ve resimleri ne göre büyük,orta ve küçük parçalara bölünmüşlerdi.Bu araziyi işleten halka reâyâ denilirdi .Ayrıca fethe-
dilen yerlerdek i topraklar da bağ ve bahçeler dışında arazii emîriyyeye kaydedi-
liyordu.
Arazi üçe ayrılırdı:

· Has: Yıllık geliri 100000 akçeden fazla olan topraktır.Birinci sınıf devlet memurlarına verilirdi .Has sahipleri gelirleri nin ilk 5000 akçası ile kendi- leri geçinirler,geri kalan bölümü için atlı asker(tımarlı sipahi)beslerler di.
· Zeamet: Yıllık geliri 20000 ile 100000 akçe arasında olan topraktır.İkin-ci sınıf devlet memurlarına verilirdi .Bu memurlar da gelirleri nin fazlasıyla atlı asker beslerler di.
· Tımar: Yıllık geliri 3000-20000 akçe arasındaki topraktır.

Bu araziyi işletenler öşür ve resmî olarak verecekle ri ürünü veya para-

yı direkt hazineye değil;tımar,zeamet veya has sahipleri nden hangisine aitse ona verirlerd i.
Tımar,zeamet ve has sahipleri nin kendileri ne verilen topraklar dan aldıkları öşür ve resme dirlik denirdi.
Bu dirliğe sahip olan has,zeamet ve tımar sahipleri ne de sahibi arz denirdi.
Sahibi arz ,öşrü kendisine verilen toprakları,reâyanın görevini yapma-
dığında,hükümdar adına onun elinden alıp başkasına verebilme yetkisine sahipti.

b)Vakıf arazi:
Öşür ve resmi;dinî,bilimsel ve sosyal kurumlara tahsis edilmişti.Vakıf reâyâsı,arazisi hangi vakfınsa,öşür ve resmini o vakfın mütevellisine verirdi,o da
gerekli yerlere sarf ederdi.
Vakıf arazisi satılmaz veya başkasına armağan edilemezd i.Vakıflar kadılarca denetleni yordu.


c)Arazii memlûke(mülk arazi)
Hizmet karşılığı verilmekt eydi.Satılması ,armağan edilmesi,parçalan-ması mümkündü.Toprağı işleyen reâyâ sınıf,öşür ve resmi kime ve nereye

veriyorla rsa,onun veya oranın reâyâsı sayılırlardı.Arazi işlemleri tahrir defterle-
rinde gösterilir,böylece arazinin kimden kime geçtiği belli olurdu.
Reâya,sahibi arza karşı kendini savunabil eceği gibi,sahibi arz da hak-
kını arayabili rdi.Böylece sahibi arz,reâyâ üzerinde haksız muamele yapamıyor-du;yapsa da dirliğine el konuyordu .


4)Askerî teşkilât:
Osmanlıların ilk askerî teşkilâtında,Selçukluların ve İlhanlıların etkisi görülmektedir.Osmanlı kuvvetler i üç bölüme ayrılmaktaydı:
Ø Kapıkulu Askerleri
a)İlk Acemi Ocağı
b)Yeniçeri Ocağı
c)Cebeci Ocağı
d)Topçu Ocağı
e)Atlı Bölükler

Ø Eyâlet Askerleri
a)Tımarlı Sipahiler
b)Müsellemler
c)Azablar
d)Akıncılar

Ø Deniz Kuvvetler i
a)Azaplar
b)Tımarlı sipahiler(savaş zamanlarında)

-Kapıkulu askerleri-
a)Acemi Ocağı:
İlk acemi ocağı,Gelibolu’da Çandarlı Kara Halil ile Molla Rüstem ‘in ön ayak olmasıyla I.Murat zamanında kuruldu.T utsakların beşte biri,acemi oca-
ğına yetiştirilmek amacıyla Gelibolu-Çardak-Lapseki arasında çalışan nakil a –
raçlarında hizmet görürken kaçtıklarından Osmanlılar yöntem değiştirdiler.Yeni yönteme göre,savaşlarda tutsak alınan küçük yaştaki Hıristiyanlar,önce Anadolu
daki Türk köylülerine verilerek az bir ücretle çalıştırılır,böylece Türk-İslam töre ve adetlerin i öğrenip o hayata alıştıktan sonra bir akça gündelikle acemi ocağına kayıt olurlar,burada bir süre hizmet ettikten sonra günde iki akça ile Yeniçeri o-
cağına verilirle rdi.
Gelibolu acemi ocağı,sekiz bölüktü; tutsaklar dan alınan bu çocuklara, devletin bu tutsaklar dan beşte birini vergi olarak alması nedeniyle,pençik oğlanı adı verilmiştir.
Ankara Savaşı’ndan sonra fetihleri n durmasıyla tutsak alınamadığın-
dan, özel bir yasa ile Rumeli’deki Hıristiyanlardan devşirme adıyla Hıristiyan çocukları alındı.Onlar da aynı eğitimden geçip Yeniçeri ocağına gelince yakışık-
lı olanları saray hizmetine verilirle rdi.Acemi ocağındakiler zaman zaman topçu,
cebeci ve tersane hizmetler ine de verilirle rdi.

b)Yeniçeri Ocağı:
Yeniçeri ocağı ilk defa 1363 yılında ı.Murat zamanında kurulmuştur.
Hıristiyan tutsaklar la devşirmeler acemi ocağında yetiştirildikten sonra iki akça gündelikle buraya alınırlar,yetenek ve kıdemlerine göre gündelikleri artardı.Bu
ocağın bireyleri,savaşlarda hükümdarın yer aldığı merkez hattında bulunurla rdı;
hükümdar,bunların arkasında ve ortasında at üzerinde dururdu.
Bu ocak,kuruluş döneminde
yaya bölükleri veya cemaat adı veri-
len bir sınıftan ibaretti. Cemaatte,or-
ta adı verilen her bölükte çorbacı a-
dında bir bölük kumandanı bulunu-
yordu.Yen içeri ocağının en büyük
kumandanı yeniçeri ağasıydı.
Yeniçeriler üç ayda bir ma-
aş alırlardı;ve bu sadece salı günleri
hicri yılın aylarına göre verilirdi .Mu-
harrem,Safer,Rebiyülevvel denilen üç
aya,bu ayların baş harfleri alınarak
masar ; Rebiyülahır,Cemaziyülevvel,
Cemaziyülahır aylarına recec ; Recep,Şaban,Ramazan aylarına resen ; Şevval,
Zilkade,Zilhicce aylarına da lezez adları verilmiştir.
Yeniçeri ocağının bayrağı ve bandosu vardı.Ocakta ilk devirlerd e ok eğitimi için bir talimhane vardı.Yeniçeriler XIV.yüzyılın son yarısıyla XV. yüz-
yılın ilk yarısında ok,yay,kılıç,kalkan,kargı ve bıçak kullandılar.Savaşta siper kazmak için kendileri ne kazma ve kürek de verilirdi .
Padişahların hükümdarlık tahtına çıkmaları sırasında cülûs bahşişi a-
lırlardı.
Yeniçeri ağasının başkanlığında ,belirli günlerde,ocak ağalarının katı-
lımıyla ağa divanı kurulur ve ocağa ait işler görüşülürdü.

c)Cebeci Ocağı:
Cebe zırh anlamına gelirdi.O cak, yeniçerilerin ok,yay,kalkan,kılıç,tü-fek,balta,kazma,kürek vb. ihtiyaçlarını deve ve katırlarla onlara dağıtır, savaştan sonra toplar,onarılması gerekenle ri onartıp silah ambarına koyardı.Cebeci ocağı-
nın en büyük subayı cebeci başıydı.Ondan sonra ocak kethüdası gelirdi;ortaların
bölük başı denilen subayları vardı.Ocağa alınanlar acemi ocağından sağlanırdı.

d)Topçu Ocağı:
Topçu ocağı top dökmek,mermisini yapmak ve top kullanmak için oluşturulmuştur.İlk defa 1389 yılında I.Kosova savaşında,daha sonra II.Murat
döneminde Mora ve Arnavutlu k seferleri nde kullanılmıştır.Ocağın en büyük subayı topçu başıydı.Bu ocağın bireyleri de acemi ocağından seçilirdi.
e)Kapıkulu Süvarileri(Atlı Bölükler)

Not:
Bu bölüğün temeli I.Murat döneminde atılsa da gelişmesi yükselme dönemine rastlamak tadır.
Kapıkulu süvarileri sarayın Enderun bölümüyle dış saraylard aki iç oğ-
lanları ve Yeniçeri ocağından terfi ile geçen kimselerd en oluşurdu.İlk defa
I.Murat zamanında Timurtaş Paşanın tavsiyesi yle,sipah ve silahtar adlarıyla iki
Bölük halinde oluşturulmuştur.Fakat daha sonra bu iki bölük sağ ve sol ulûfeci,
Sağ ve sol garipler adı verilen dört bölük eklenerek altı bölüğe çıkarılmıştır.Ulû-
fecilere alınanlar iç oğlanlardan ,gariplere alınanlar savaşta yarar sağlayan Müs-
lüman halktandı.Altı bölükten en yüksek yevmiyeli olanı sipah bölüğü idi.
Kapıkulu süvarileri hükümdarlarla birlikte sefer çıkarlarken padişahın sağ ve solunda yürürlerdi.Sipah sağda,silâhtarlar solda giderler,sipahın sağında sağ ulûfeciler,solunda sol ulûfeciler yürürler,bunların sağ ve solunda da,sağ ve sol garipler giderlerd i.Sipah ve silahtarl arın görevi savaş alanında padişahın ça-dırını korumaktı.Ulûfeciler savaş sırasında ve konak yerlerind e saltanat sancak-
larını ;garipler de hazineyi korumakla yükümlüydüler.
Altı bölüğün de silahları ok,yay,kalkan,harbe,balta,pala,gaddare(geniş
yüzlü kısa kılıç)ve bozdoğandı.(yuvarlak başlı ağaç topuz)



-Eyalet Kuvvetler i-

a)Tımarlı Sipahiler

Bu teşkilâtı,ıktâ denilen
tımar sistemi meydana getirmişti.
Osmanlı Devleti,gerçekleştirdiği fetihlerd e bu tımar yöntemini uy- gulamış,böylece dirlik sahipleri
Devletin korunması görevini üstlenmişlerdir.
Tımarlı(topraklı)süvari-
lerin yıllık gelirleri hizmet ve kıdemlerine göre 1000-19999 akça arasındaydı.
Dirlik sahipleri kendileri ne bırakılan köylerin bu öşür ve resimleri ni tahsil eder-
ler,buna karşılık askerî görevlerini yaparlardı.Tüm sipahiler in sefere gitmesi ka-
nundu;mazeretsi z gitmeyeni n dirliği elinden alınırdı.
Tımarlı sipahi ölürse,tımarının bir kısmı erkek çocuğuna yoksa bölge-
nin alaybeyin e kalırdı.Tımarlı sipahiler her sancaktan bir takım bölüklere ayrıl-
mışlardı.Her bölüğün subaşı denilen çeribaşları ile bayraktar ve çavuşları vardı.
Her on bölüğün bir alaybeyi vardı.
Tımarın;kılıç tımar,eşkinci tımar,benevbet tımar,mustahfız tımar ve mülk tımar adlarında türleri vardı.
Ben İmza Neyim BilmemParnakBassam Olurmu?

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi