Gönderen Konu: LONDRA KONFERANSLARI VE ANTLAŞMALARI  (Okunma sayısı 1715 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı baphomet

  • Forumun Ağası
  • Özel Üye
  • Forum Aşiği
  • *
  • İleti: 882
  • ÜYENİN İTİBARI 138
  • Cinsiyet: Bay
  • O Bir PCKoPaT
LONDRA KONFERANSLARI VE ANTLAŞMALARI
« : 05 Ocak 2008, 16:49:29 »
Londra Konferans ları ve Antlaşmaları

Osmanlı Devletini n son yüz senelik döneminde Londra’da değişik tarihlerd e yapılan konferans ve antlaşmalar. Osmanlı Devleti, bunlardan bir kısmına katılmadığı halde, dolaylı olarak kendisini ilgilendi rmiştir. İngiltere, uzun vadeli siyasî faaliyetl eri neticesin de, dünyanın çeşitli bölgelerinde pek çok sömürgeler kurmuştur. Böylece 19. asrın başlarından itibaren dünya siyasetin de önemli derecede söz sahibi olmaya başladı. Bu bakımdan, 19 ile 20. yüzyıllarda yapılan birçok konferans ve antlaşmalar Londra’da yapıldı.


Londra Antlaşması (6 Temmuz 1827):
Mora’daki Yunan ayaklanma sını desteklem ek, Yunanista n’da bağımsız bir idare kurulmasını sağlamak gayesiyle İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanan antlaşma. 1827’de batılı devletler in tahriki ile, Yunanlılar, Mora’da büyük bir isyan başlattılar. Osmanlı Devleti, isyanı bastırmak için Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'dan yardım istedi. Yardım gerçekleşip isyan tamamen bastırılmak üzere idi. Bu durum, Mehmed Ali Paşanın Akdeniz’de güçlenmesi ile neticelen ecekti. İngiltere, kendi aleyhine böyle bir durumun gelişmesini engelleme k için derhal harekete geçti. “Mısır kuvvetler i zulmediyo r, buna son vereceğiz” diyerek, Petersbur g’da Çar hükümeti ile 1826’da bir görüşme yaptı. Bu görüşme sonunda bir protokol imzalandı. Bu protokol, Yunanista n’ın Osmanlı’dan koparılması ve bağımsız bir Yunan Devleti kurulması için ilk adımdı. Aldıkları karara göre, Yunanista n, Osmanlı Devletine sadece vergi ile bağlı yeni bir devlet olacaktı. Türkler ise Yunanista n’dan tamamen çıkartılacaktı. İngiltere ve Rusya, bu protokolü Avusturya, Fransa ve Prusya’ya bildirdi. Avusturya ve Prusya karşı çıktılar ise de, Fransa kabul etti. Bundan sonra Londra’da İngiltere, Rusya ve Fransa arasında görüşmeler başladı. Varılan antlaşma neticesin de (6 Temmuz 1827) Osmanlı Devleti, Petersbur g protokolünü benimseyi p, müstakil bir Yunan Devletini n kurulmasını kabul ederse, Mora’da isyan çıkaran asiler ile Osmanlı Devleti arasında bir anlaşma yapılacak, kabul etmediği takdirde, protokolü imzalayan müttefik devletler, isyancılara yardım edecekler ve istekleri ni kabul ettirmek için Osmanlı Devletine baskı yapacakla rdı. Bu istekleri ni bir nota ile Osmanlı Devletine bildirdil er. Bu hareket, Osmanlı Devletini n iç işlerine bir müdahale olduğundan reddedild i ise de, iş, Osmanlı-Mısır donanmasının yakıldığı Navarin Baskını (20 Ekim 1827) ile neticelen di. Fransızlar, Mora’yı işgal ettiler. Bir taraftan da Osmanlı-Rus Harbi çıktı ve Osmanlı Devletini n aleyhine neticelen di.


Londra Antlaşması (3 Şubat 1830): Yeni kurulan Yunan Devletini n sınırlarını tespit etmek üzere İngiltere, Rusya ve Fransa arasında varılan antlaşma. Osmanlı donanmasının Navarin’de yakılması, ordularının 1828-29 Rus Savaşında mağlubiyete uğraması ve nihayet Mehmed Ali Paşa İsyanı ile karşı karşıya kalması neticesin de, Yunanista n’a bağımsızlık yolu açılmış oldu. Yunanista n’ın tam bağımsız bir duruma gelmesi, bilhassa İngiltere için büyük çıkar sağlayacaktı. Bu sebeple İngiltere, Avrupa devletler ine, Yunanista n’ın bağımsızlığı teklifini yaptı. Bunun üzerine, 3 Şubat 1830’da Londra’da toplanan delegeler, yaptıkları antlaşmalar neticesin de Yunanista n’a tam bağımsızlık tanıdılar. Bu durumu Osmanlı Devletine de bildirdil er. Osmanlı Devleti, o zamanki şartlarda bunu kabul etmek durumunda kaldı.


Londra Antlaşması (15 Temmuz 1840):
Mısır meselesin e bir çözüm getirmek üzere İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya devletler i arasında, Londra’da yapılan antlaşma. Bu antlaşma, o sırada Osmanlı Devletine baş kaldıran Mısır Valisi Mehmed Ali Paşayı, barışa zorlamak maksadı ile yapılmıştı ve daha çok bu devletler in çıkarlarını ilgilendi riyordu. Antlaşmaya göre Mısır, babadan oğula geçmek üzere, Güney Suriye ve Akka da kayd-ı hayat şartıyla Mehmed Ali Paşaya bırakılıyor ve işgal ettiği diğer yerlerden çıkması isteniyor du. Şâyet on gün içerisinde antlaşma şartlarını yerine getirmezs e, Mısır zorla elinden alınacaktı. Mehmed Ali Paşa, Fransa’nın desteğine güvenerek bu teklifi reddetti. Hattâ İstanbul üzerine hücum edeceğini bildirdi. Bunun üzerine Osmanlı ve müttefikleri harekete geçti.
Mehmed Ali Paşa, savunmada kalmayı tercih etti. Oğlu İbrâhim Paşa, Suriye sınırı ile Suriye kıyılarını savunmak için ordusunu dağınık tutmak zorunda kaldı. Bu arada Lübnan halkı, Mehmed Ali Paşaya karşı ayaklandı. 11 Ağustos 1840’ta İzzet Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı, İngiliz ve Avusturya Harp gemilerin den meydana gelen filo, Beyrut önlerinde Mısır gemilerin i yakıp Beyrut’u topa tuttu. Bir ay sonra Beyrut, Sayda ve Sur şehirleri, müttefiklere teslim oldu. Kasım’da da Akka kurtarıldı. Mısır ordusu için önemli bir üs olan Akka alınınca, Mısır ordusu Suriye’yi tamamen boşaltmak zorunda kaldı. Mehmed Ali Paşa, Fransa’ya güvenmenın boş olduğunu anladı. Direnmekt en vazgeçti. 25 Kasım 1840’ta Amiral Nopier komutasında bir İngiliz donanması, İskenderiye önlerine geldi. Mehmed Ali Paşaya, antlaşma teklif etti. Suriye’yi istemekte n vazgeçmesi ve Osmanlı donanmasını geri vermesi hâlinde, babadan evlâda geçmek şartıyla, Mısır kendisine bırakılacaktı. Bu teklif kabul edilmediği takdirde, İskenderiye bombardıman edilecekt i. Mehmed Ali Paşa, Suriye’yi zaten kaybetmişti. Ordusunun komutanı, oğlu İbrahim Paşadan hiç haber alamıyordu. Fransa’nın yardımından da ümidi kesilmişti. Bu sebeplerl e İngiliz amiralini n teklifler ini kabul ederek, antlaşma yaptı.
Osmanlı Devleti, bu antlaşmadan memnun olmadı. Harbe devam edip Mehmed Ali Paşanın yerine başka bir valinin tayinini istiyordu . İngiltere’nin ısrarı üzerine kabul etti. Neticede, yedi seneden beri süren Osmanlı-Mısır anlaşmazlığı tamamen halledild i. Mehmed Ali Paşa, Suriye’yi kaybetti. Fakat, Mısır’ı da evlâtlarına intikal etmek üzere kazandı


Londra Konferansı (17 Ocak 1871):
Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Almanya, İtalya, Avusturya, Fransa arasında imzalanan ve Karadeniz’in tarafsızlığına son veren konferans . Osmanlı Devleti, bu konferans ta, Londra’daki elçisi Musurus Paşa tarafından temsil edildi. Uzun süren tartışmalardan sonra, delegeler görüş birliğine vardılar ve 30 Mart 1856’da yapılan Paris Antlaşması'nın sınırlayıcı hükümlerini değiştirdiler. Buna göre Osmanlı Devleti, Çanakkale ve İstanbul boğazlarını barış zamanında dost ve müttefik devletler in harp gemilerin e açmak hususunda serbest bırakıldı.
Karadeniz, eskiden olduğu gibi, bütün devletler in ticaret gemilerin e açık hâle getirildi .
İlave edilen bir madde ile, Londra Konferansına katılan devletler, 30 Mart 1856 senesinde yapılan Paris Antlaşmasının bu yeni antlaşma ile kaldırılmamış olan hükümlerini ve ilave edilen maddeleri ni tasdik ve teyid ettiler.
Bu antlaşma neticesin de, Rusya, 1856’daki Paris Antlaşması ile Karadeniz’deki hükümranlık haklarını sınırlayan hükümlerden kurtuldu. Rusya, bu başarısını, Kırım Harbi'nin bir intikamı gibi değerlendirdi. Çünkü Kırım Harbinin neticesin de kabul etmek zorunda kaldığı şartları, diplomati k ve politik yollarla kaldırmış oldu. Osmanlı Devleti ise, Rusya’nın antlaşmadaki istekleri ni, Boğazlar için de yapacağı endişesinden kurtulduğu için memnundu. Çünkü 1856 Paris Antlaşmasına göre Osmanlı Devleti, Boğazları, dost ve müttefik devletler in harp gemilerin e barış zamanında açabilecekti. Bu husus, Rusya’nın müdahalesi dışında kaldı.


Londra Konferansı ve Antlaşması (1912-1913): Balkanlar da ortaya çıkan bunalımı halletmek ve mevcut barışı korumak için, 17 Aralık 1912’de Londra’da, devletler arası, büyükelçiler konferansı yapıldı. Bu konferans ta iki mesele üzerinde duruldu. Biri Osmanlı Devleti ile Balkan devletler i arasındaki sınırı ve barış esaslarını tespit etmek, ikincisi ise Osmanlı Devletind en alınan toprakların Balkan devletler i arasında paylaşılmasından doğan ve bu sebeple büyük devletler i karşı karşıya getiren anlaşmazlığı halletmek ti.
Konferans ta yapılan görüşmeler sırasında Yunanista n, Ege adalarından; Karadağ İşkodra’dan; Bulgarist an da Edirne’den çekilmek istemiyor du. Osmanlı Devleti ise, Edirne’yi bırakmamakta kararlı idi. Rusya ile Avusturya arasındaki gerginlik de giderilem iyordu. Ayrıca Rusya, Kafkasya’ya asker yığmaya ve Anadolu’yu tehdit etmeye başladı. Almanya, buna mâni oldu. Bu hâdiseler sebebiyle konferans uzun sürdü ve neticesiz kaldı. Bunun üzerine Balkan Savaşı'nın yeniden başlamaması için, büyük devletler, 17 Ocak 1913’te Osmanlı Devletine ortak bir nota verdi. Bu notada, Edirne’nin Balkan devletler ine terkini ve Ege adaları hakkında verilecek kararın kendileri ne bırakılmasını istediler . Aksi takdirde çıkacak savaşta, Osmanlı Devletini n güç duruma düşeceğini bildirdil er. Büyük devletler, böylece, Balkan Savaşı başlamadan hemen önce, bu savaş sonrasında Edirne ve Ege adaları bölgesinde durumun değişmeyeceği garantisi ni bir tarafa bırakarak, Balkan devletler ini destekled iklerini ve sınır değişikliğini kabul ettikleri ni açıklamış oldular.
Bu sırada Osmanlı Devletind e yeni hâdiseler vuku buldu. Yenilgi ve gelişen siyasî hâdiseler, Kâmil Paşa hükümetini yıpratmıştı. Bu durumdan istifade eden İttihat ve Terakki Fırkası, 23 Ocak 1913’te Bâbıâlî’ye baskın yaparak iktidarı ele geçirdi. Mahmud Şevket Paşa'nın başkanlığı altında yeni bir hükümet kuruldu. Hükümet, büyük devletler in verdiği notayı reddetti. Bunun üzerine 3 Şubat 1913’te, Osmanlı Devleti ile Balkan devletler i arasında savaş başladı. Fakat İttihat ve Teraki hükümeti, bu savaşta başarı sağlayamadığı gibi, düşmana karşı kendi savunmasını yapan İşkodra, Karadağlıların eline geçti. Yanya, Yunanista n; Edirne de Bulgarist an tarafından işgal edildi.
Osmanlı Devleti, bu durum karşısında, büyük devletler le yeniden barış görüşmelerine başlanmasını istedi. Bu istek üzerine, 30 Mayıs 1913’de Londra Barış Antlaşması imzalandı.
Bu antlaşma neticesin de Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısında kalan bütün topraklarını Balkan devletler ine bırakmak durumunda kaldı. Bu topraklar, Balkan devletler i arasında paylaşıldı. Ege adaları hakkındaki karar, büyük devletler e bırakıldı. Bulgarist an ise, Ege adalarına açılmakla büyük devlet hâline geliyordu . Yunanista n da, Selânik şehrini alarak sınırlarını genişletti. Ege Denizine yerleşmek için, önemli derecede imkânlar kazandı. Diğer taraftan Sırbistan da genişlemeye başladı.
30 Mayıs 1913’te yapılan Londra Antlaşmasının bütün bu neticeler i, Balkan devletler ini memnun etmedi. Bölgede yeni hâdiselere sebep oldu.
Ben İmza Neyim BilmemParnakBassam Olurmu?

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 
Kısayollar
Gemlik Haberleri
Gemlik Haberleri
Gemlik Resimleri
Gemlik Ulaşım
Gemlik E-Randevu Gemlik Aile Hekim
Gemlik Video
Gemlik Şiirleri
Gemlik Tel Rehberi